Bu haber kez okundu.

MTA Genel Müdürü Üzer de BTP'li gibi konuştu
Deniz Baykal gibi MTA Genel Müdürü Mehmet Üzer de, Prof. Dr. Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nde ısrarla altını çizdiği "milletimizin altın kaynağı"nı yineledi. M.Emin Koç'un yazısı... ~|~

 




              MTA Genel Müdürü BTP'li gibi konuştu


Gözün aydın Türkiye! Siyasetçisinden bürokratına herkes BTP'li olmaya başladı. Cümlesi, birinci adımlarını atıyor. İlk adım "gizli BTP'li" olmak, BTP'ye içten içe hak vermektir; bunun devamı ise "açık açık BTP'li" olmaktır.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, nasıl BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş beyin Milli Ekonomi Modeli'ni gizli gizli okuyup sanki kendi malıymış gibi halka pazarlıyorsa veya BTP'ye iltihak etmiş gibi açık açık konuşuyorsa; son dönemde adeta herkes BTP'li olmuş vaziyette?
Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü de bu "gizli BTP'liler" kervanına katıldı. Önceki gün MTA Genel Müdürü Mehmet Üzer kardeşim de, BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nde ısrarla altını çizdiği "milletimizin altın kaynağı"nı yineliyor.
MTA Başkanı Üzer,"Bütün yer bilimciler 6 bin 500 ton civarında altınımız olduğuna inanıyor, MTA olarak biz de inanıyoruz" diye konuşuyor.
Prof. Dr. Baş, bugüne kadar ısrarla gizlenen bu "altın" kaynağımızı yıllar öncesinden milletimize deklare etti. Milli Ekonomi Modeli'nin kaynakları arasında detaylı olarak zikretti (Bkz; age., s. 303?310). Prof. Dr. Baş, Türkiye, 6 bin 500 tonluk altın rezervi ile dünya sıralamasında Güney Afrika'dan sonra 2. sıradadır, diye sağır sultanların bile işiteceği perdeden anlattı. Beceriksiz siyasetçiler, Türk milletini hazine üstündeki dilencilere çevirdi, diye yürek yangınıyla haykırdı.
Birçokları burun kıvırmıştı? Fiskos yapmışlardı. Prof. Dr. Baş'ın ifade ettiği gerçeklere sırtlarını çevirmişler, IMF ve sair elin gâvurlarının kapılarında dilenciliği tercih etmişlerdi? Prof. Dr. Baş, bu kafayla, bu anlayışla Türkiye iflah olmaz demişti.
Kadere bakın ki, sadece Türkiye değil, yerli aymazlarımızın güya sırtlarını dayadıkları liberal kapitalist dünya bir bütün olarak batıyor; öncü ve artçı şokları hisseden devletler, Prof. Dr. Baş'ın öngördüğü bilimsel esaslara ve ekonomik enstrümanlara sarılıyor. Biraz iz'anı veya ilim haysiyeti olan insan, Prof. Dr. Baş'ın haklılığını idrak etmek için dünyanın batması mı gerekiyor, diye sormaktan kendini alamıyor.
MTA Başkanı, niye şimdi konuşuyor; 6 bin 500 ton altınımız varmış? Öğleden sonra Günaydın!
6 bin 500 ton altın; kaç katrilyon TL eder? Çarpın bakalım; kıymeti ortaya çıksın? Hesap makinesini bile alamıyor bu rakamları! Bu altının sahibi milletimiz ise, açlık ve yoksulluk içinde! Yazık değil mi?! 
Prof. Dr. Baş, ben Türkiye'min kaynaklarıyla her Türk vatandaşına 500 YTL "vatandaşlık maaşı" vereceğim, her ev hanımına vatandaşlık maaşının yanında 500 YTL de "kamu işçisi statüsünde" ev hanımı maaşı bağlayacağım, gençlere 250 YTL gençlik maaşı vereceğim, derken; hesabı kitabı açıktı, ayan beyandı? Bugün yaşanan "ekonomik batış"tan kurtulmanın yollarından sadece biriydi bu proje?
MTA Başkanı, bu projelere burun kıvıranlara neden dün, bu yaptığınız ayıptır, sadece altın rezervimiz Prof. Dr. Baş'ın dediği gibi milletimizi kıyamete kadar bir eli yağda bir eli balda bakar, demedi?! Prof. DR. Baş'ı anlamazlıktan gelen aymazlara devlet, millet ve ilim adına niye çıkışmadı?!
Tamam, geç de olsa şimdi gerçekleri söylüyor? Ama bu milletin heba edilen yıllarının, borç ve faiz batağının, milyonlarca işsizler ordusunun çektiği ve çekmeye devam ettiği sıkıntıların vebali kimin sırtında?!
Bu büyük vebal, sadece iş bilmez siyasetçilerin sırtında değil; aynı zamanda siyasi endişe veya ikbal beklentisiyle gerçekleri zamanında ifade etmeyen bürokrat ve aydınlarımızın sırtındadır!
MTA Başkanı Üzer, hala Başbakan R. T. Erdoğan'ın gölgesinden kurtulabilmiş değil? Niye diyeceksiniz?
Diyor ki, " 6 bin 500 ton altınımız var; vatandaşlar da arasın, kazma kürek arasınlar".
Bu yaklaşım, Erdoğan'ın, "ne yapsın vatandaş, sen ona saldırırsan o da pompalı tüfekle kendi işini görür, görüyor" mantığının bir izdüşümü değil mi?!
Böyle bir mantık, devlete etek giydirmektir, kardeş kavgasına davetiye çıkarmaktır.
MTA Başkanı, kazma?kürek çağrısı yapacağına, yüzlerce bilim adamının yaptığı "Prof. Dr. Baş'ın modeli, değil Türkiye'yi, dünyayı kurtarır; artık başka çıkar yol da yok" çağrılarının benzerini tekrarlasa; daha ilmi, daha gerçek ve daha faydalı bir çağrı yapmış olur. Böyle bir çağrı, partizanlık manasına da gelmez. Böyle bir çağrı, Türkiye'nin kurtuluşu adına milletimizi ilmin ve aklın öngördüğü gerçeğe çağrıdır? Gerisi işsizliktir, kıtlıktır, faizdir, borçtur, iflastır, batmaktır, yok olmaktır.

Mehmet Emin KOÇ / eminkoc@yenimesaj.com.tr

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100