29 Ekim 2005 Cumartesi 00:00
490 Okunma
Muhakeme günü



Bugün 'bağımsızlığımızı perçinleştirdiğimiz' Cumhuriyet'in 82. yıldönümünü kutluyoruz. Biliyoruz ki, AB sürecindeki dayatmalar, Irak'tan neşet eden meydan okumalar moralimizi bozuyor. Bu nedenle bugün 82. yılını bir 'bütün olarak' idrak ettiğimiz Cumhuriyet'i nice 82 yıl 'bölünüp parçalanmadan' yaşamanın muhakemesini yapmalıyız

~|~ Önce yakın tehlikeler...   
AB, müzakerelerin devamı için Türkiye'den Rumları Kıbrıs Cumhuriyeti adı altında tanımamızı istiyor. Türkiye bu şartı kabul ederse, Cumhuriyet Bayramı o tarihten itibaren Yavruvatan'daki 'dış temsilciliğimiz(!)' dışında  kutlanamayacak!
AB ile müzakere sürecinin 'Ermeni soykırımının kabulüne' endekslendiği bir dönemdeyiz. Türkiye bu yalanı kabul etmek zorunda kalırsa, yakın gelecekte Cumhuriyet Bayramı'nı 780 bin kilometrekarelik bir alanda değil de 'küçültülmüş' bir Türkiye'de kutlayacağız. 
Keza AB süreci, 'Kürt sorununa, okullarda Kürtçe okutulmasına' endekslendi. Bu şart da kabul edilirse, Avrupa Komisyonu birilerinin rahatsız olmaması için bazı Doğu ve Güneydoğu illerinde "Cumhuriyet Bayramı kutlamaları yapılmasın" şartını getirebilir. Olmaz olmaz demeyin, AB isteyince pekala 'ham erikler bile olgunlaştırılabiliyor'! 
AB, Montrö Anlaşması'nın değiştirilerek 1936 öncesinde olduğu gibi Boğazların özel statüye kavuşturulmasını istiyor. Bundan böyle AB, İstanbul ve Çanakkale boğazlarına Cumhuriyet Bayramı'nda 'dev bayrak' asılmasını istemeyebilir. 
AB, Türkiye'nin atardamarları konumundaki Dicle ve Fırat'ın "İsrail'in de dahil olduğu özel bir komisyon" tarafından idare edilmesini talep ediyor. Demek ki, dev Türk bayrakları bu iki nehrimiz üzerindeki barajlarda da bundan böyle dalgalanamayacak! 
AB, Türkiye'den Ruhban Okulu'nun Patrikhane'ye bağlı olarak açılmasını istiyor. Dahası Fener Papazı'nın 'ekümenikliği'ni tanımasını da talep ediyor. Bu iki şart yerine getirilirse, İstanbul'da Cumhuriyet Bayramı'nın kutlanamayacağı özel mekanlar meydana çıkacak!

Ve yapılması gereken...

İşte Atatürk'ün ifadesiyle yukarıdaki 'ahvalın ve şeraitin yani durum ve şartların' oluşmaması için bu 29 Ekim'i 'bir muhakeme günü' olarak kutlayalım.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100