27 Şubat 2010 Cumartesi 00:00
569 Okunma
Münevver'i çok sevdiğim oğlum katletti
Başı kesilerek öldürüldükten sonra cesedi Etiler'de bir çöp konteynerine atılan Münevver Karabulut'un katil zanlısı Cem Garipoğlu ve babası hakim karşısına çıktı. ~|~

 

"Cinayete karışmış olsam, cinayeti Bahçeşehir'deki evimde işlemem. Bize ait bir sürü yer var gider oralardada işlerdim""Eğer evimde işlemiş olsam, öğleden sonrayı bu işe ayırırdım. Etrafı temizlerdim. Oğluma hadi bir taksi çağır, ceseti götür demezdim"

Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'de görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Cem Garipoğlu, Mehmet Nida Garipoğlu, Ahmet Batur, Mehmet Karakayalı, Habib Kurt ve taraf avukatları katıldı. Duruşmaya ayrıca şikayetçi olarak Münevver Karabulut'un annesi Nagihan Karabulut ve babası Süreyya Karabulut katıldı.

CEM GARİPOĞLU İLE BABASI MEHMET NİDA GARİPOĞLU DURUŞMADA YAN YANA OTURDU

Cem Garipoğlu siyah kazak giydiği, sakal traşı olduğu ve gri kot pantolan giyidİği görüldü. Duruşma tutuklu sanıkların kimlik tespitiyle başladı. Mehmet Nida Garipoğlu 4 çocuğu olduğunu sabıkasız olduğunu ve sanayi işiyle uğraştığını söyledi. Duruşmada Cem Garipoğlu ve Mehmet Nida Garipoğlu yan yana oturdu. Emekçi hareket partili kadınlar adına durumaşmaya katılma talebinde bulunan İlke Acar'ın bu talebi mahkemece rededildi.

"ÇOK SEVDİĞİM OĞLUM, KARABULUT AİLESİNİN KIZINI KATLETMİŞTİR"

 Mehmet Nida Garipoğlu, mahkemeye 8 sayfadan oluşan yazılı savunmayı sunarak, 'Ben 4 çocuk babası, hukukçu bir babanın da oğluyum. Çok sevdiğim oğlum, Karabulut ailesinin kızını katletmiştir. Bunu da kendisi itiraf etmiştir. Allahın verdiği canı Allah alır. Kimse kimseyi öldüremez. Oğlum çok büyük hata yaptı. Karabulut ailesi ne dese haklılar. Maalesef gideni geri getiremiyoruz. Keşke olmasaydı. Oğlum, Karabulut ailesine ve Garipoğlu ailesine en büyük cezayı verdi ve cezasını uzun süre hapis yatarak çekecek. 10 aydır hapisteyim. Suçsuzum. Söyleyecek tek şey Karabulut ailesine Allah sabır versin. Takdiri ilahi olarak kabul etmek gerekir. Elimizden başka bir şey gelmiyor. Basın ve kamu baskısı Garipoğlu ailesini linç etti. Tüm aile cinayet işlemiş gibi tavır alındı.

Gazetelerde yargılandık, mahküm edildik" şeklinde konuştu.

"NİDA GARİBOĞLU CİNAYETİ İŞLESEM DELİL BIRAKIRMIYIM ?"

Mehmet Nida Garipoğlu, cinayete iştirak etmediğini belirterek, "Ben böyle bir cinayet işleyecek olsam 4 çocuğumla, mutlu bir şekilde yaşadığım Bahçeşehir'deki evde yapmazdım. Bizim daha tenha yerlerde evlermiz var. Oralarda yapardım. Dağda, bayırda yapardım. Tamam yaptım diyelim. Yarım saate sıkıştırmazdım. Kanlı testereyi oğlumun dolabına bırakmazdım. Cesedi taşıyacak bir bavul bulamazmıydım. Cesedi de Etiler'e değil, ormanlık bir alana atardım. Eğer Bahçeşehir'de işleseydim, bütün öğleden sonramı bu cinayete ayırırdım. İçeride delil bırakmazdım. Her yeri silerdim. Ama Cem'e "Korsan taksi çağır da cesetten kurtul' demezdim. Hatta Etiler'de dedesinin oturduğu sokağa bıraktırtmazdım. Bahçeşehir çevresindeki boşluk alanlara atardım. Bu tutarsızlıktır. Bana yöneltilen haksız suçlamaların kanıtıdır" diye konuştu.

"İDDİANAME VARSAYIMDAN İBARETTİR"

Nida Garipoğlu, "Benim böyle bir olaya karışmam mümkün değil. Oğlum Cem, bu cinayeti tek başına işlemiştir. Karşı tarafın acısını tahmin ediyorum. Allah sabır versin. 50 yaşındayım. Bu yaşıma kadar karakol yüzü görmedim. Şiddete de karşı olan biriyim. Olay günü bavul diye bahsedilen çek çekli çantasını belimden rahatsız olduğum için devamlı yanımda taşıyordum. Şirkete ait belgeleri taşıyordum çantada. İddianamede cinayete hazırlık yaptığım yönünde bir iddia var. Ben bu çantayı yıllardır yanımda taşıyorum. Hergün yanımda taşıdığım bir çantadır. Cinayet işlemek için bir sebep olması lazım. Ölen kızla hiç karşılaşmadım. Oğlumla arkadaş olduğunu bile hiç bilmiyordum. Olay günü evden çıkış saatim, Avcılara'a gidişim ve Lüleburgaz'a gidişim, telefon kayıtları çok net bellidir. İddianame varsayımdan ibarettir. Olay günü yarım saat içinde olaya karıştığım, tekrar ofise geldiğim iddia ediliyor, yarım saat içinde böyle bir şey mümkün değil. Bunları kabul etmiyorum" diye konuştu.

O GÖMLEK O GÜN ÜZERİMDE BİLE DEĞİLDİ

Nida Garipoğlu'nun cinayete iştirek etmesinin en büyük delillerinden bir de gömleğine sıçrayan kandı. Bilirkişiler kanın Münevver Karabulut hayattayten gömleğe sıçrama şeklinde bulaştığına kanaat getirirken, baba Garipoğlu'da bu nedenle cinayete iştirakten suçlanmıştı. Baba Garipoğlu bu iddia ile ilgili olarak, "Ben o gün o gömleği giymedim. Eve de uğramadığım için üzerimi hiç değiştirmedim. Sabah üzerimde ne varsa akşam 22.30'da eve döndüğümde de aynı kıyafet vardı. Ayrıca iki gömleğe ve bir de panlatonun altına giyilen içliğe kan sıçradığı ileri sürülüyor. Pantalona bulaşmadan içliğe kan bulaşması tuhaf değil miö dedi.

POLİS LOJMANI BULUR DİYE CEM'İ GÖNDERDİM

Saat 22.30'da eve döndüğünde Cem'in garip davranışlar sergilediğini ve dışarı çıkmak istediğini belirtmesi üzerine bir aksilik olduğunu anladığını belirten Nida Garipoğlu, "Aldım onu şirketin lojmanına götürdüm. Oranın anahtarı olmadığı için Mehmet Karakayalı'nın kaldığı daireye bıraktım. Eve döndüm. Tekrar Cem'in yanına gelip onu aldım. O sıra bana cinayeti anlattı. Orada kalamazdı. Bilinen bir yerdi orasıö dedi. Bunun üzerine hakim baba Nida Garipoğlu'na "Cem nerede saklandıö sorusunu yöneltti. Baba Garipoğlu o konuda konuşmak istemediğini belirterek soruyu cevapsız bıraktı.

KARABULUT AİLESİNİN POLİSİ SUÇLAMASINI ELEŞTİRDİ

Cesedin bulunmasından üç saat sonra polislerin evlerine geldiğini belirten Nida Garipoğlu polislerin bu olayda düzenli çalıştığını belirtti. Polislerin eve gelir gelmez kendisine Münevver'i sorduklarını ifade eden baba, "Tanımadığımı söyledim. Elime ayağıma ve vücudumun değişik yerlerine baktılar. Ama bir iz bulamadılar. Polis detaylı bir çalışma yaptı. Bir sürü delil buldular. Evde 13 adet parmak izi vardı. Bu kadar delilde bana ait bir şey bulamadılar. Bana oğlumu teslim etmemi söylediler. En ufak bir imada da bulunmadılar" diye konuştu.

CEM 'İN İFADELERİ

"MÜNEVVERİ NİÇİN ARKA KAPIDAN ALDIN?"

Tutuklu sanık Cem Garipoğlu, Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde yaptığım savunmayı aynen tekrar ederim. Mahkeme başkanı Cem Garipoğlu'nun mahkemede verdiği ifadeyi duruşma salonunda okudu. Mahkeme Başkanı Cem Garipoğlu'na şu soruları sordu: "Cem Garipoğlu, mahkeme başkanının testereyi almaya nasıl gittin, saat kaçta gittin?

Tartışmanız buluştuktan kaç dakika sonra başladı?, MSN yazışmlarında bir süprizden bahsediyosun, bu süprizle neyi kastedediyorsun? Olay günü sadece testere mi aldın, testereye ne kadar ödedin?, Münevveri niçin arka kapıdan aldın?

Arka bahçenin kapısı dışarıdan açılıyor muydu?"

"TESTEREYE NE KADAR PARA ÖDEDİĞİMİ HATIRLAMIYORUM"

Cem Garipoğlu ise şu cevapları verdi: 'Nalbura yaya olarak gittim, yaya olarak geldim, saatini de hatırlamıyorum

Tartışmamız ne zaman başladı bilmiyorum. Normal arkadaş gibi değişik yemek yemekti süprizden kastım.

Testereye ne kadar para ödediğimi hatırlamıyorum. Fiş de alıp almadığımı hatırlamıyorum. Arka kapıdan içeri almamı Münevver istemişti. Daha önce de bize geldiğinde hep arka kapıdan içeri giriyordu. Kapı dışarıdan açılmıyordu. Ben ön kapıdan girip, bahçe kapısını açıyordum"

"CESEDİ EVİN FARKLI KATLARINDA TAŞIDIM MI HATIRLAMIYORUM"

Nagihan Karabulut'un avukatı Rezan Epözdemir, "Bütün katlarda kan izleri var, cesedi evin farklı katlarında taşıdın mı?

Nida Garipoğlunun kendisine yazılan mektuptan haberi var mı? şeklindeki sorulara, Cem Garipoğlu, 'cesedi evin farklı katlarında taşıdım mı hatırlamıyorum. Babamın bana yazdığı iddia edilen mektubundan haberim yok" diye cevap verdi.

"TESTEREYİ NASIL KULLANDIĞIMI ANLATMAK İSTEMİYORUM"

Süreyya Karabulut'un avukatı Altan Altınyurt ise 'Münevveri nereden kesmeye başladın? sorusuna Cem Garipoğlu'na, olay sırasında testereyi nasıl kullandığımı anlatmak istemiyorum. Çok kötü oluyorum' dedi.

CEM GARİPOĞLU ADLİ TIP'A SEVK EDİLDİ...

Münevver Karabulut'un katil zanlısı Cem Garipoğlu Adli Tıp Kurumu'na sevk edilerek 3 haftayı geçmeyecek şekilde müşahadeye tabi tutulup, akıl sağlığının yerinde oluıp olmadığına konusunda karar alınmasına karar verildi.

SANIKLAR SUÇLAMALARI REDDETTİ

Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'de görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Cem Garipoğlu, Mehmet Nida Garipoğlu, Ahmet Batur, Mehmet Karakayalı, Habib Kurt ve taraf avukatları katıldı. Duruşmaya ayrıca şikayetçi olarak Münevver Karabulut'un annesi Nagihan Karabulut ve babası Süreyya Karabulut katıldı. Tutuklu 5 sanık suçlamaları reddetti.

CEM GARİPOĞLU'NUN AKIL SAĞLIĞININ YERİNDE OLUP OLMADIĞINA KONUSUNDA KARAR ALINMASINA KARAR VERİLDİ

Mahkeme heyeti, kararında Cem Garipoğlu, Adli Tıp Kurumu'na sevk edilerek 3 haftayı geçmeyecek şekilde müşahadeye tabi tutulup, akıl sağlığının yerinde olup olmadığına konusunda karar alınmasına karar verildi.

HAYYAM GARİPOĞLU VE TÜLAY GARİPOĞLU MAHKEMEYE ZORLA GETİRİLECEK...

Ayrıca Mehmet Nİda Garipoğlu, Cem Garipoğlu, Ahmet Batur, Habip Kurt ve Mehmet Karakayalı'nın tutukluluk halinin devamına karar verildi. Mahmeke heyeti, Cem Garipoğlu'nun amcası Hayyam Garipoğlu ve annesi Tülay Makbule Garipoğlu'nun ifadesinin alınması için zorla getirilmesine hükmetti. 17 tanığın duruşmada dinlenmesine karar veren mahkeme duruşmayı 30 Nisan 2010 erteledi.


 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100