29 Kasım 2006 Çarşamba 00:00
1006 Okunma
Müslüman görünümlü kardinaller
Tercüman'dan Behiç Kılıç, "teslimiyet ortamında" en anlamlı ve en esaslı sesin BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş'tan geldiğini belirterek, BTP liderinin açıklamalarına yer veriyor ~|~

Bu teslimiyet ortamında doğru bir ses, Bağımsız Türkiye Partisi Lideri Haydar Baş'tan geldi...
'Türkiye'nin siyaseti uyuyor, Türkiye'nin bürokratı uyuyor, Türkiye'nin akademisyenleri uyuyor. Ey millet sen bari uyuma!'
Diyen BTP lideri şöyle seslendi: 'Aziz İstanbullular. Şayet Papa, Ayasofya'da bir ayin yaparsa maalesef 'Doğu Roma İmparatorluğu'nun artık temeli atıldı, Bizans hortluyor! demektir.'

Beri tarafta ise 'hakim güçlerin' çabaları!..
Papa'nın gelişi ile ortaya çıkan manzara şu sözü hatırlatıyor: 'Hidayeti kararmış ferasetini kaybetmişler...'
Haçlı patentli uluslararası sermayenin dayanılmaz cazibesi, inançların bir anda bir tarafa bırakılmasına yol açıverdi...
Papa'nın gelişini, Katolik ruhani liderin dinsel ağırlıklı bir ziyareti çerçevesine oturtuverdiler ve hep bir ağızdan millete telkin ediyorlar... 'Bu gelişin Türkiye'ye faydaları vardır!'
Bu ekibe; 'Müslüman görünümlü kardinaller' diyebilirsiniz...
Bu adamı, 'Müslüman görünümlü' kardinalleri etkilemek için, Ortodoks Kilisesi'nden daha büyük bir heyecan içerisinde bekliyorlar!..

Ve o adamın; 'Bizanslı İmparator İkinci Mihail Paleologos'un (Hadi bana Muhammed'in yeni olarak ne getirdiğini göster! Bu konuda, kendisinin vaaz ettiği dini, kılıç ile yayma emri türünden kötü ve insanlık dışı şeylerden başka bir şey bulamazsın) hezeyanlarını kendisini heyecanlandıran sözler olarak sunması, bu durumu 'bir kitap sahibi olanlar' ile 'acımasızlar' arasındaki davranış farkını izah etmek için' anlatımına katıldığını beyan etmesi bir kenara bırakılıverdi...

Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u kuşatması sırasında Bizans Kardinalleri'nin durumu ile bugün ferasetleri karararak Müslüman görünümlü kardinal haline gelenlerin durumu ibret verici bir mukayese konusu arzetmektedir...
Başlıklara bakınız... 'Dostluk mesajları ile gelen' bir Papa'dan bahsediyor... Önceki gün Vatikan kaynaklı bir haberi sunuyorum size...

'Papa 16. Benediktus'un İslam konusundaki danışmanlarından biri olan Prof. Dr. Semir Halil, Türkiye'nin, kültürel ve dinsel nedenlerden dolayı Avrupa Birliği'ne üye olabilecek konumda olmadığını söyledi. Halil, Papa'nın Türkiye'ye yapacağı seyahatin, 'hem uluslararası, hem de siyasal açıdan en zorlu seyahat' olacağını da belirterek, şöyle konuştu: '16. Benediktus'u Türkiye'yi ziyarete götüren ilk neden ekümeniktir; Hıristiyanlararası birlikle ilgili bir konudur. Ama kalabalık nüfusunun çoğunluğu Müslümanlar'dan oluşan ve Brüksel'in kapısını tıklatmakta olan bu ülkedeki İslam sorunu, Papa'yı da yapacağı seyahatlerin en zorlusuyla karşı karşıya getirecek. Türkiye seyahati, Papa'nın yapacağı en zorlu seyahat olacak.'
Tarihin en uygun anı diye tanımlanarak Katolik ve Ortodoks birlikteliğinin adımı
İstanbul buluşması ile başlatılıyor!..

Vatikan Kardinali Kasper, Doğu ve Batı Avrupa'nın bütünleşmesinin ancak Ortodoks Kilisesi'ni gemiye almakla mümkün olabileceğini belirtti. Kasper, Aziz Paulus'un ilk mektuplarının Türkiye sınırları içindeki cemaatlere gönderildiğini, Vatikan'ın da bu Hıristiyan mirasını korumaya yardımcı olmak istediğini kaydetti. Türkiye'de yaşayan Hıristiyan azınlığa ait bazı kiliselerin hukuki statüsü bulunmadığını ve kiliselerin mülk sahibi olamadıklarını belirten Kasper, Bartholomeos'un 30 yıldır kendi din adamlarını yetiştiremediğini vurguladı. Avrupa televizyonları günlerdir İstanbul'dan yayın yapıyorlar ve Fener Patrikhanesi'nin şikayetlerini yayınlıyorlar... Bu yayınlar bizim Dışişleri'ne rağmen yapılıyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Hıristiyanlar'a baskı uygulamakla suçlanıyor...
Bu programlara Fener Patrikhanesi'nin paralı askeri haline gelmiş malum ihanet şebekeleri tanıklık ediyor...
Papa, Fener'de sağlam basıp Rusya'daki Ordodoks Patriği ile kucaklaşma fırsatını arayacak...

Bağımsız Türkiye Partisi Lideri Haydar Baş şöyle diyor: '1071'de Alparslan, Malazgirt'ten Anadolu'ya giriyor. Ondan 300 yıl sonra Ortodoks Kilisesi ve Katolik Kilisesi bir daha buluşmamak üzere büyük bir kavgaya tutuşuyor. Bizler Avrupa Birliği'ni ifade ederken, 'Batı'nın bir araya gelmesi mümkün değildir' diye şerh koyuyorduk. Çünkü en büyük mezhepleri arasındaki kavga bugün dahi devam ediyor. Şimdi politika olarak 16. Benedikt'in Türkiye'ye gelmesiyle Bartholomeos ile birlikte bir barış ayini yapılacak. Bakınız Batı temellerindeki nifakı birer birer yıkıp birliğine doğru koşarken bize de tavsiyesi 'Türkiye'nin birliğini, beraberliğini muhafaza etmeyin paramparça olun' mesajıdır.'
Yani bir fiziki haçlı seferi söz konusudur...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100