20 Ekim 2013 Pazar 00:08
2477 Okunma
Müslüman’ı öldürmek kâfir ve münafık işidir
ORHAN DEDE / İSTANBUL

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Kurban Bayramı sırasında İslam coğrafyasında yaşanan saldırıları ve Türkiye’nin gündemi üzerine önemli açıklamalar yaptı. Konuşmasına milletimizin geçmiş bayramını tebrik ederek başlayan Prof. Dr. Haydar Baş İslam coğrafyasında Kurban Bayramı döneminde yaşanan saldırıları esefle izlediğini söyledi. “İslam coğrafyası bayrama kan, gözyaşı ve ölümle gözlerini açtı ve kapadı” diyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: “Böyle bir şeyin olması değil, hayal edilmesi bile çok büyük bir cinayettir. Esasen dinimiz olan İslam, insanların birbirinin elinden ve dilinden iyilik gördüğü ve salim olduğu bir dindir. Cenabı Peygamber Efendimiz böyle buyuruyor. Buna ilaveten dinimizin temin ettiği esaslar ve emniyetler vardır. Bunun bir tanesi can emniyetidir. İslam can emniyetine hassasiyetle dikkat eden bir dindir. Bunun için de hukuk getirmiştir ve müeyyideler ortaya koymuştur. Haksız yere bir insanın öldürülmesi kısas ile cezalandırılır. Yani bir insan durup dururken sebep ne olursa olsun öldürülemez. İşte İslamiyet insanın canının emniyetini koruyabilmek için hükümler ihdas etmiş ve bu hükümler ile insanın can emniyetini teminat altına almıştır. İnsanın malı da İslam’da mukaddestir. Hiç kimse insanın malına gelişi güzel müdahale edemez ve onun izni olmadan karışamaz. Mal, can, namus, din ve vicdan emniyetini İslam koyduğu esaslar, yasaklar ve verdiği cezalarla birlikte tamamıyla emniyet altına aldı. Bu emniyet her dönem vardır.”

Bu cinayetleri Müslüman işleyemez

7. Ehl-i Beyt Sempozyumu’nda Yeni Mesaj gazetesi yazarı hukukçu Ahmet Erimhan’ın sunduğu maslahat konulu tebliğini hatırlatan Prof. Dr. Haydar Baş, “maslahat adı altında Müslüman’ın katledilmesinden daha büyük cinayet olamaz” dedi. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş şöyle konuştu: “Allah’ın (cc) bir tarafta emri var, Peygamber Efendimizin hükümleri var adam kalkıyor bu hükümlerin olduğu bir yerde kendi nefsiyle birlikte içtihat yapıyor ve o günün âlimleri de icma yapıyormuş. Yahu Allah’ın hükmünün olduğu yerde senin icman ve içtihadın geçerli değil. Artı, Resulullah’ın hükmünün olduğu yerde hiçbir görüş geçerli değildir. Niye? Allah ve Resulü dinin vaizidir. Yani Cenab-ı Hakk (cc) Muhammed’i (sav) vasıtasıyla dinini vaaz etti ve kurallarını ortaya koydu. Sen kim oluyorsun? Bir meselede ayet olmaz, hadiste de olmaz o zaman senin görüşlerin önemli olur. O da ayet ve hadislere ters düşmeyen tarzdaki görüşlerinin değeri olur. Binaenaleyh bu açıdan meseleyi ele aldığımız zaman İslam dünyasında işlenen bu cinayetler bir Müslüman’ın yapacağı iş olamaz. Bu cinayetleri yapsa yapsa münafıklar yapar, kâfirler yapar. Bu cinayetleri işleyenlerin imanla, İslam’la uzaktan yakından alakası yok.” 

Batıl fetva verenlerin Allah belasını verir

“Güya Sünni dünyası Şiilerin batıl olduğuna hükmederek ölümlerine fetva veriyorlar. İsmi lazım değil, bu adamlar çok cahil. Bu fetvayı veren adamların kâfir olduğunu ben ayet ve hadislerle ispatlarım” diyen Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: “Canını korumakla mükellef olduğun insanın ölümünü fetva ile kolaylaştırıp bunu icra ettirenlerin Allah belasını verir. Şii ve Şia kimdir? Şii Hz. Ali’nin taraftarı olmak demektir. Hz. Ali’nin taraftarı olan insanların bir defa davası hak. Eğer işin künhüne vakıf olup araştırma yaparsan onun karşısındakiler yanlış üzerine görüşlerini bina ettiler. Yanlış üzerine ittifak edenlerin görüşü hak oluyor, hak üzerine hayatını tayin ve tanzim edenlerin görüşü batıl oluyor. Böyle sapıklık olamaz. Ben bunun araştırmasını yaptım ve en az 10 bin sayfalık eser yazdım bu konuda. Ayetlerle hadislerle ve Cenabı Peygamber Efendimizin ifadeleriyle olayları gördüm. Cenabı Peygamber Efendimiz Gadir-i Hum denilen yerde İmam Ali Efendimizin halife olduğunu ilan ediyor. Çadır kurduruyor ve herkesi oraya topluyor ve İmam Ali’ye biat ediyorlar. Peygamber Efendimizden sonra Sakife’de halife seçilenler dahi Hz. Ali’ye biat ediyor. Cenabı Peygamber Efendimiz üç ay sonra darül bekaya rıhlet edince bütün işler değişiyor. Bu işi değiştirecek hükmü sen veremezsin. Neden? Peygamberin hükmü, sözü ve Allah’ın beyanı var ortada. Yapamazsın bunu. Efendim ama yaptılar. Yaptılarsa yanlış yaptılar. Şimdi yanlışta ısrar etmenin bir manası yok. Onlar yaptı bizi kurtarır. Hayır, yanlışta ısrar edersen hiç kimse seni kurtaramaz. Tam 220 tane Sünni İslam âlimi eserlerinde Gadir-i Hum olayını bildiriyor. Hiç kimsenin değil Şii bir Müslüman’ı öldürmesi sıradan, çok bayağı bir insanı bile öldürme hakkına kimse sahip değildir. Allah Kuran’ında sadece Ehl-i Beyt’i methediyor. Bir de muhacir ve ensarı. Ehl-i Beyt kim? Peygamber ve aile efradı, yani Resulullah’la birlikte beş kişi. Peygamber Efendimiz, İmam Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin Efendilerimiz. Bunlar ayet ve hadislerle beraber sapasağlam kuşatılmışlardır. Sen geliyorsun bunları sevenlerin ve bu ailenin taraftarı olanların ölümüne fetva veriyorsun. Kimsin sen, bu yetkiyi nereden alıyorsun? İmam Şafii buyuruyor ki, “Ben bu peygamberliğimi tebliğe karşılık Ehl-i Beyt’imi sevmenizi istiyorum” ayetinin nüzulünden sonra Ehl-i Beyt’i sevmek farzdır. Yani bizim sevmeye mecbur olduğumuz Ehl-i Beyt’i seven insanların ölümüne bu adamlar fetva veriyor. Yahu bu sevgi zaten farz. Sen sevmiyorsun ve bunları öldürüyor ve şehit ediyorsun. O zaman senin yatacak yerin yok. Sen kimin adına, niçin yapıyorsun bunu? İslam dünyasında bu büyük bir fitnedir.”

Eyyub el Ensari İmam Ali tarafıydı

İmam Ali’nin taraftarlarının sahabe döneminde ortaya çıkmış insanlar olmadığını, bizzat Peygamber Efendimizin döneminde var olan insanlar olduğunu söyleyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: “Yani Resulullah’ın döneminde İmam Ali tarafı var. Benim İmam Ali adlı eserime bazılarını aldım, yer verdim. Selman’ı Farisi. Kim bu zat? Peygamber Efendimizin Ehl-i Beyt’tendir dediği zat. Kim tarafı? İmam Ali tarafı. İlk Şii bu. Sonra? Ebu Zer Giffari, Mikdad b. Esved, Ammar b. Yasir, Halid b. Said b. As, Bureyde Eslemi, Ubey b. Kab, Huzeyme b.Sabit, Ebu Heysem b. Teyhan, Sehl b. Huneyf, Osman b. Huneyf, Ebu Eyyub el Ensari, Cabir b.Abdullah el Ensari, Huzeyfe b. Yeman, Sa’d b. Ubade. Kays b. Sad, Abdullah b. Abbas ve Zeyd b.Erkam. Bunlar Peygamber döneminde İmam Ali tarafı. Ve hiçbir sahabeye biat etmediler. Gadiri Hum’da İmam Ali’ye biat ettiler. Bugün Şiilerin ölümü için fetva verenler o gün yaşasalardı bu büyük zatların da ölünme fetva verirlerdi. Şii Müslümanlara yapılan bu cinayetler çok yanlış, batıl ve dinle alakası olmayan bir muameledir. İşin aslını incelediğinizde bunun tamamen bir yabancı oyunu, İngiliz ve Yahudi oyunu olduğu görülmektedir. Yani Yahudilerin ve İngilizlerin hükümleri din yerine geçiyor. Allah encamımızı hayreylesin.”

Bu katillerin yeri cehennem

Konuşmasında Müslümanların katledilmesi konusunda ayetler okuyan Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: Allah, “Kim bir mümini kasten öldürürse onun cezası içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lânetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır” (Nisa Suresi, 4/ 93) buyurmaktadır. Bu sadece Ehl-i Beyt değil, sıradan bir Müslüman’ın katledilmesi durumunda verilecek cezadır. Düşünün ki Peygamberin methüsena ettiği bir sahabeyi katledenlerin yatacakları yer yoktur. “Kim bir cana kıymamış ya da yeryüzünde bozgunculuk yapmamış olan bir canı öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de onu yaşatırsa, bütün insanları yaşatmış gibi olur.” (Mâide Suresi, 5/32). “Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar… İşte Allah’ın kendilerine rahmet edeceği kimseler bunlardır” (Tevbe Suresi, 9/71). Demek Müslüman Müslüman’a öldürmek, yan bakmak, hile yapmak şöyle dursun birbirlerinin velisidir. O ona kefil olacak o da ona kefil olacak. Birbirlerini için kendilerini feda edecekler, manası budur. Bir başka ayeti kerimede Allah (cc) “Kafirler birbirlerinin dostları, hamileridir. Eğer siz böyle bilmez, bu ölçüyle vaziyet almazsanız, yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesat ortaya çıkar” (Enfal 8/73) buyurmaktadır. Bugün bence asıl fitnenin ve fesadın kaynağı da bu yanlış yola Müslümanların sapmasıdır. Hatta bir Ayeti Kerimede “Hıristiyan ve Yahudileri dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Kim onları dost edinirse onlardandır” buyrulmaktadır. Sen kalkıyorsun bunlarla sarmaş dolaş oluyorsun elbette Allah senin belanı verir. Bugün bütün fitnenin temeli budur. Müslüman’ı, mümini bırakıyorsun, kafirle dost olup, onun ağzıyla da Müslüman’ı şehit ediyorsun. Bunlar kesinlikle İslam’da olmayan Allah’ın hiçbir zaman müsaade etmediği fiillerdir. Cenabı Hakk (cc), “Mü’minlere şefkat ve tevazu kanadını indir” (Hicr sûresi, 15/88) ve “Şüphesiz mü’minler ancak kardeştirler” (Hucurât sûresi, 49/10) buyurmaktadır. Yani başka bir şansın yok. Sen kardeş olmadığını düşünüyorsun. O zaman sen imanını yargılaman lazım. “O Şii’dir ben onu kabul etmiyorum” diyorsun. Sen kimsin yahu? Sen imanını yargıla. Sen İslam dairesinin dışına bu sözü söylemekle çıkıyorsun. Niye? Baksana Ebu Eyyub el Ensari’yi inkar ediyorsun. Mikdad b. Esved’i, Selman’ı Farisi’yi inkâr ediyorsun. Sen kimsin ya?  Bakınız Âl-i İmran Suresi 28. Ayette Allah, “Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin. Kim bunu yaparsa, artık onun Allah ile hiçbir bağı yoktur” buyurmaktadır. Var mı bugün böyleleri? Evet, var. Böyle olanlar hapı yutmuştur. Bunları kazanmak da mümkün değildir. Neden? Bunların Allah’la hiçbir bağları kalmamıştır. Bunu biz demiyoruz, bize ait bir görüş değil. Bunu Kuran ifade etmektedir.”

Ehl-i Beyt’i sevmek farzdır

Konuşmasında konuyla ilgili hadisi şeriflere de yer veren Prof. Dr. Haydar Baş Peygamber Efendimizin “Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez, ona hıyânet etmez, ona yalan söylemez, Onu düşmana teslim etmez. Onu yardımsız bırakmaz. Müslüman’ın, diğer Müslüman’a ırzı, malı ve kanı haramdır” buyurduğunu dile getirdi. 

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş şöyle konuştu: “Şimdi bayramda olan olayları bu ölçüyle ölçelim. Bunların İslami hiçbir tarafı var mı? Ne diyor Resulullah? Müslüman’ın ırzı, malı ve kanı haramdır. Bu adamlar fetva veriyormuş. Bunlara sapık demek de yetmez. Kimin adına konuşuyorsun sen? Peygamberimiz, Veda Haccı’nda Arafat hutbesi irad ederken şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz, sizin kanlarınız ve mallarınız; bu gününüzün, bu ayınızın ve bu beldenizin haram olduğu gibi birbirinize haramdır.” Bitmiştir iş. Bu hadis Buhari’de Müslim’de, Türmizi de var. Çok daha hadisler var ama bu kadar kâfi zannederim. Dolayısıyla Müslüman’ın Müslüman’a malı, canı, kanı, namusu ve her şeyi haramdır. Onu korumaya ve kollamaya mecburdur. Ona fiske bile vuramaz. Hele Ehl-i Beyt olursa, onu sevmek ve korumak Müslüman’ın üzerine farzdır. Ehl-i Beyt, sevmemizin Allah tarafından istendiği zevatın ismidir. Onun tarafı olmaya mecbursun. Onun için milletimizin bu işlenen cinayetleri telin etmesi ve bu cinayetleri savunanları da yola getirmesi lazımdır. 

 

 

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100