09 Aralık 2009 Çarşamba 00:00
1100 Okunma
Müslümanlar neden Amerikancı?
Türkiye'de İslamcı siyasete ve cemaat yapılanmasına ABD'nin önemli ölçüde mührünü vurmasının temel sebepleri nedense pek irdelenmez. Bir Müslüman neden koyu bir Amerika aşığı olabilir? M.Bayraktar'ın yazısı... ~|~

 

Türkiye'de İslamcı siyasete ve cemaat yapılanmasına ABD'nin önemli ölçüde mührünü vurmasının temel sebepleri nedense pek irdelenmez. Bir Müslüman neden koyu bir Amerika aşığı olabilir? Bir cemaat mensubu nasıl olur da ABD menfaatleri uğruna bütün imkânlarını seferber eder? Kendi ülkesini yerin dibine batıran bir dindar nasıl olur da "Hıristiyan ABD'yi" özgürlük abidesi olarak görür, Irak'ta ırzına geçilen binlerce Müslüman kızı görmezden gelir?
İngiliz Muhipleri Cemiyeti yakın siyasi tarihimizde çok önemli bir yer tutar. Bu cemiyet, Osmanlı topraklarında İngilizleri dost olarak belleyen, onları seven bir grup oluşturmayı amaçlıyordu. Bu cemiyetin kuruluşunda İngiltere adına aktif olarak görev alan kişi papaz Frew'dir. Papaz Frew, İngiltere hükümeti adına Türk topraklarında İngiliz aşığı bir oluşum kurmak için çalışırken en büyük yardımcılarından biri de Molla Sait'ti. Molla Sait ve papaz Frew el ele kol kola vererek İngiliz muhipleri cemiyetini kurdular.
Bir papaz ile bir mollanın birlikte ne işi var diyebilirsiniz. Bir molla, İngiliz sever bir kuruluş için neden bir papazla birlikte çalışır diye de sorabilirsiniz.
Ama bu soruları sormadan evvel "Hristiyan ruhanilerle ittifak edin" diye öğütler veren zavata da dikkat etmek gerekir. İslam dini "Hristiyanları dost edinmeyin"   derken bir İslam önderi kendi tebaasına "Hrisitiyanlarla ittifak edin" derse bunun sebeplerini iyi irdelemek gerekir.
Hristiyanlarla ittifakı tavsiye edenlerden biri de Saidi Nursi'dir.Saidi Nursi risalelerinde pek çok yerde Hristiyanlarla yakınlaşmayı, kaynaşmayı ve ittifakı şu şok edici sözlerle "emreder":
 "Müslümanlık ? Hristiyanlık ittifakını bozmaya çalışanlara karşı üç zümre; Nurcular, Hristiyan ruhaniler ve misyonerler uyanık olmalıdır." (Emirdağ Lahikası I, s. 1712, Tarihçe?i Hayat, s.434'den nakleden Prof. Dr. Yumni Sezen, Dinlerarası Diyalog İhaneti, Kelam Yayınları)

"Misyonerler ve Hristiyan ruhanileri, hem nurcular çok dikkat etmeleri elzemdir. Çünkü herhalde şimal cereyanı, İslam ve İsevi dininin hücumuna karşı kendini müdafaa etme fikriyle İslam ve misyonerlerin ittifakını bozmaya çalışacak." (Lem'alar,111,141)

Yine Saidi Nursi'den  devam edelim.
"?Küre?i Arz'ın şimdiki en büyük devleti Amerika'nın bütün kuvvetiyle din hakikatlerine taraftar çıkması ve İslamiyetle Asya ve Afrika'nın saadet ve sükünet ve müsalaha bulacağına (barış bulacağına) karar vermesi ve yeni doğan İslam devletlerini okşaması ve teşvik etmesi ve onlarla ittifaka çalışması, kırkbeş sene evvel olan müddeayı isbat ediyor, kuvvetli şahit olur."
(Tarihçe? Hayat , 88, Arabi Hutba?i Şamiye Eserini tercümesi / Birinci Kelime / Haşiye, İçtima?i Reçeteler II/101, Arabi Hutbe?i Şamiye Eserinin Tercümesi / Birinci Kelime/Haşiye)

Ne diyor Saidi Nursi :
"Dünyanın şu anki en büyük devleti Amerika bütün kuvvetiyle dini hakikatlere sahip çıkıyor"
Başka?
"Amerika, Asya ve Afrika'da İslamiyetle beraber huzur ve saadet geleceğine karar verdi!!!"
Başka?
"Amerika yeni doğan İslam devletlerini okşadı ve onlarla ittifak etti"
Amerika bütün Asya'da, Afrika'da ve Ortadoğu'da, hülasa adım attığı her İslam beldesinde, kan ve gözyaşı bırakırken, ırzına geçilmiş Müslümanlar bırakırken, Ebu Garipler, Samarralar bırakırken Said Nursi , o "engin!" tesbitiyle, Amerika'nın İslam ülkelerine huzur ve saadet getirdiğini anlatıyor.
Bugün, O'nun yolunu takip edenler de, Amerika'nın ve Batı'nın getireceği huzur ve saadeti bekliyorlar.
Allah aşkına; Siz hiç işgale ve emperyalizme böylesine alkış tutan bir ifadeye rasladınız mı?

"Amerika yeni doğan İslam devletlerini okşamışmış!!!"
Hani ırzlarına geçti dese tamam da söze bak: "okşadı!"
Yukarıdaki satırlar aslında yıllar evvel bu sutunda çıkan bir yazımdan alınmıştır. (Yeni Mesaj, 15. 06.2006)
Geçen yıllar Amerikancı cemaatlerin kendi ülkelerinin altını habire oyarken ABD merkezli her projeyi alkışlama  noktasında   önemli bir mesafe aldıklarını gösteriyor.
Kendi ülkelerindeki "vatansever Müslümanlara" en ağır iftirayı  atmaktan, mesnetsiz bir sürü çamur sıçratmaktan çekinmeyen bir anlayışın arkasında "Amerika tarafından okşanmak, Amerikanın dini hakikatlere sahip çıktığı yönündeki yarım öncesinden gelen buyrukları aşk derecesinde bağlanmak"  bu gürühun  en belirleyici özelliğidir.
Oysa İslam özgürlükçü bir dindir.
İslam bağımsız olmayı emreder.
Bazı ibadetlerin yapılması bile özgür olmaya bağlıdır.  Bir Hristiyanı ülkeyi kurtarıcı, İslam'ın hamisi, İslamı'n okşayıcısı olarak görmek "İslam'a aykırı" bir tavırdır.
Bugün Türkiye Müslümanlarının önemli bir bölümü ellerine geçirdikleri medya grupları ile, televizyonlarla  bu toprakların yetiştirdiği en mümtaz şahsiyetleri "devletin adamı, askerin adamı, ergenekonun adamı" gibi mesnetsiz suçlamalarla  lekelemelerinin  temelinde "İngiliz muhipleri cemiyetiyle başlayan, Hıristiyanlarla ittifak etmeyi emreden" bir cemaat ve din anlayışı yatıyor.
Ve o din bizim dinimiz değildir.

MUHARREM BAYRAKTAR / mbayraktar@yenimesaj.com.tr

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100