11 Nisan 2015 Cumartesi 00:08
846 Okunma
Müzakere tantanası

RECEP BAHAR/DETAY HABER

Kıbrıs’ta 1974 yılından bu yana devam eden müzakere süreci, Rumların masayı defaatle terketmesine rağmen yeniden start alacak. Rumlar, son olarak geçen yıl 6 Mayıs’ta başlayan müzakere sürecinde masadan kaçan taraf olmuştu. Son olarak Rum lider Anastasiadis, geçen yıl Ekim ayında Barbaros Hayrettin Paşa sismik araştırma gemisinin Akdeniz’e gitmesini bahane ederek müzakere masasını terketmişti. 2004 yılında referanduma sunulan Annan Planı’nın KKTC topraklarının yüzde 18.2’sini kendilerine bırakmasına rağmen Rumlar yüzde 75’i aşan ‘Hayır’ oyu ile planı reddetmişti. 

Bitmeyen oyun...

Bu somut gelişmelere rağmen, gerek Birleşmiş Milletler, gerekse ABD ve Avrupa Birliği Kıbrıs’ta müzakere diye bastırmaya devam ediyor. Asıl amacın adadaki Türk varlığının ortadan kaldırılması olmasına rağmen, Türkiye’de AKP Hükümeti her defasında herhangi bir ilerleme kaydedilemeyen müzakere tantanasına destek veriyor. Öte yandan Kıbrıs Özel Temsilcisi Espen Barth Eide, 7 Nisan Salı günü Kıbrıs’ta ara bölgede bulunan İyi Niyet Misyonu Ofisi’nde yaptığı açıklamada, Rum yönetimi lideri Nikos Anastasiadis’in Kıbrıs  müzakerelerinde tekrar masaya dönmeye hazır olduğunu belirterek, birkaç hafta içerisinde müzakerelerin tekrar başlayacağını duyurdu. 

Çözülebilir bir sorun!

KKTC’de 19 Nisan’da cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacağını hatırlatan Eide, “Ay demiyorum, birkaç hafta içerisinde müzakereler başlayacak ve kaldığı yerden başlayacak” dedi. Eide, “Benden önce BM’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak 24 kişi görev yaptı. Öyle düşünüyorum ki ben son danışmanım. Bu iş çözülecek” ifadesini kullandı. Eide, Kıbrıs sorununun dünyanın değişik yerlerinde bulunan diğer 30 sorundan en çözülebilir olanlardan birisi olduğunu da ekledi ve Kıbrıs sorunu için “Mükemmel derecede çözülebilir” nitelemesinde bulundu! KKTC Dışişleri Bakanı Özdil Nami de, müzakerelerin Mayıs ayının ikinci haftasında başlamasını beklediğine işaret ederek, “İlk toplantı büyük bir ihtimalle bundan sonra müzakerelerin nasıl bir kurgu ile yapılacağına dair bir toplantı olur. Müzakereler kaldığı yerden devam etmesi gerekir, aksi düşünülemez” dedi. 

Kıbrıs’ta müzakere bitmez

Kıbrıs’ta Mehmetçik’in 1974’teki Barış Harekâtı’ndan bu yana çok sayıda ‘müzakere süreci’ başlatıldı. Öne çıkan müzakere girişimleri şöyle...

* 10 Eylül 1984’te dönemin BM Genel Sekreteri Perez de Cuellar’ın çabaları sonucu New York’ta dolaylı görüşmeler başladı. BM Genel Sekreteri Perez de Cuellar’ın, her iki tarafın görüşlerini alarak masaya getirdiği belgeyi KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş imzalamayı kabul ederken, Rum lider Kipriyanu bu belgeyi imzalamaktan kaçındı. Belge, anayasal açıdan iki toplumlu, coğrafi açıdan ise iki bölgeli bir federal cumhuriyet kurulmasını hedefliyordu. De Cuellar, Aralık 1991’de sunduğu son raporunda ise ‘’Kıbrıs’ta siyasal bakımdan iki eşit toplum bulunduğunu, siyasal eşitliğin her alanda uygulanması için devletin her organına etkin katılımın gerektiğini, garanti sisteminin 1960 düzeninin aynısı olacağını’’ vurgulamıştı. 

* Kıbrıs sorununa çözüm bulmak amacıyla bir başka kapsamlı müzakere süreci 18 Haziran 1992’de New York’ta dönemin BM Genel Sekreteri Gali tarafından başlatıldı. Gali, birinci turda kendi adıyla anılan bir harita sundu. Bu haritaya göre Türk tarafına Ada’da yüzde 28.2 oranında bir toprak bırakılıyor, 37 Türk köyünün Rumlara verilmesi (Maraş ve Güzelyurt dahil); Karpaz’da bir Rum kantonunun oluşturulması isteniyor ve on binlerce Rum’un Kuzey’e dönmesi öngörülüyordu. Müzakereler netice vermedi ancak Gali’nin haritası Annan Planı’na temel teşkil etti. 

* 2008 yılında Rum lider Dimitris Hristofyas ile Annan Planı’na ‘evet’ diyen dönemin KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat tarafından yeni bir müzakere başlatıldı. Eylül 2008’den Ocak 2010’a kadar iki lider arasında 60 görüşme gerçekleşti. 18 Ocak 2010’dan itibaren ise aynı görüşmelerin çerçevesinde yoğunlaştırılmış tura geçildi ancak netice alınamadı. 

Cumhurbaşkanı adayları ne düşünüyor?

KKTC’de 19 Nisan’da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi adaylarından Cumhurbaşkanı ve Bağımsız Cumhurbaşkanı Adayı Derviş Eroğlu, müzakerelerin kaldığı yerden, bir diğer deyişle, al-ver sürecinden başlaması gerektiğini belirtti. Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Adayı Sibel Siber, cumhurbaşkanı olması durumunda, müzakerelerin birleşik federal bir Kıbrıs’ın sağlanması amacıyla liderler düzeyinde yapılması gerektiğini ifade etti. Bağımsız Aday Mustafa Akıncı, müzakerelerle yıllardır çok zaman 

kaybedildiğini, iki tarafın da kararlılık ve siyasi irade göstermesi gerektiğini belirtti. Bağımsız Aday, eski müzakereci Kudret Özersay ise müzakerelerin başlayacağının kesin olmadığını belirterek, Kıbrıs Rum tarafının, “müzakerelerin başlamasının mümkün olması için Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına saygı duyulacağının garanti altına alınması gerektiği” şeklindeki açıklamasına atıfta bulundu. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100