Bu haber kez okundu.

NATO'nun yeni hedefi Kafkasya
RECEP BAHAR / İSTANBUL
Hem Başkan Bush, hem de Başkan Obama döneminde Savunma Bakanlığı görevini üstlenerek, ABD'de bir ‘ilk'e imza atan ABD eski Savunma Bakanı Robert Gates, İstanbul'da düzenlenen Hazar Forumu'nda yaptığı konuşmada, Washington'un önümüzdeki dönemde Ortadoğu, Orta Asya ve Kafkasya stratejilerine dönük önemli ipuçları verdi.  Öncelik küresel sistemde Türkiye'nin üstlendiği role övgüler düzen Gates, Avrasya'da karşılaştıkları güvenlik sorunlarını iki başlık altında değerlendirdi. Bunlardan birincisi Sovyetler Birliği'nin Aralık 1991 yılında dağılması, diğeri ise Aralık 2010'da Arap Baharı'nın başlamasıydı. Sovyetler'in dağılmasından sonra Avrasya'daki ülkelerin (Doğu Avrupa ve eski Sovyet Cumhuriyetleri) Batı modeline yöneldiğini dile getiren Gates, Eski Yugoslavya'yı kastederek bu süreçte ayrılıkçı ve rövanşist milliyetçi akımların da ortaya çıktığını dile getirdi.

NATO, Orta Asya ve Kafkasya'ya açılacak
Sözü 5 ülkenin, bir başka ifadeyle İran, Rusya, Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan'ın kıyıdaş olduğu Hazar Bölgesi'ne getiren ABD eski Savunma Bakanı Gates, söz konusu ülkeler arasında petrol ve doğalgaz zengini Hazar'ın statüsü konusunda anlaşmazlıklar bulunduğunu dile getirerek, şu önemli cümleyi sarfetti: “Hazar Denizi'nde güvenliğin  NATO'ya götürülmesi çalışması var.” Gates, bu çalışmanın hangi ülkeler üzerinden yapılacağı konusuna açıklık getirmedi ancak Gürcistan ile Azerbaycan'ın NATO'ya üye olma niyetleri uzun süredir biliniyor. Bu bağlamda NATO'nun Malatya'ya yerleştirdiği füze savunma sisteminin, sadece Ortadoğu'yu değil aynı zamanda Kafkasya ve Orta Asya'yı da kapsadığı ortaya çıkıyor.

Dış mihraklar Suriye'ye müdahil
ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı'nda (CIA) 27 yıl görev yapan, en alt kademeden CIA Başkanlığı'na yükselen tek isim olan Roberts Gates, Arap Baharı konusunda da önemli açıklamalar yaptı. “Dış mihrakların Suriye konusunda müdahalesi var” diyen Gates, Arap Baharı'nın uzun vadeye yayılan bir süreç olduğuna işaret etti. Gates'in ayrıca Suriye'deki krizi Avrasya'da NATO'nun Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana karşılaştığı ‘en kritik mesele' olarak vasıflandırması da dikkat çekti. Bu da ABD penceresinden bakıldığında, Suriye'deki sorunun ABD'nin 2001'de Afganistan'ı, 2003'te ise Irak'ı işgalinden ve NATO'nun 2011'de Libya'ya müdahalesinden daha önemli olduğunu ortaya koyuyor! İran'a da bir parantez açan Gates, bu ülkenin son zamanlarda Irak, Afganistan ve Orta Asya'da agresif (saldırgan) davranmaya başladığını, bu çerçevede Tahran'la işbirliğinin yollarının araştırılması gerektiğini söyledi.

NATO'nun esas sıkıntısı
NATO'nun finansman sorununa da işaret eden Gates, bu konuda şunları söyledi: “NATO'nun önemi artarken, bir taraftan da fonlama sorunu ortaya çıkıyor. Savunma bütçesi kronik olarak olumsuz durumda. ABD de bu durumdan hoşnut değil. Finansal sıkıntılar bütçenin oluşturulmasında zorluklara yol açıyor. Bu nedenle ABD daha fazla riski üstlenmek istemiyor. Avrupa'da NATO konusunda ABD ile anlaşmazlıklar bulunuyor. Avrupa'nın yaptığı katkılar yeterli değil.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.