13 Ekim 2015 Salı 00:20
1766 Okunma
Ne dediyse bir bir çıktı
Ankara’da meydana gelen Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kanlı terör saldırısının ardından yaptığı değerlendirmede “Ankara’da yaşanan menfur terör eyleminde çok ciddi bir oyun görüyorum. Bu öyle bir oyun ki, halkların birbiriyle kavga etmesi ve çatıştırılması isteniyor” diyen Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 7 Haziran seçimlerinden sonra yaptığı konuşmalarında Türkiye’nin zifiri karanlık bir döneme sokulduğunu dile getirmişti. 
15 Eylül 2015’te partisinin İstanbul İl Başkanlığında düzenlenen BTP Başkanlık Divanı toplantısında konuşan Prof. Dr. Haydar Baş, 7 Haziran sonrası yaptığı değerlendirmelerde “Türkiye karanlık bir döneme girdi” dediğini hatırlatıp bu ifadesini “Türkiye zifirî karanlık bir döneme girdi” şeklinde güncellemişti. Prof. Dr. Haydar Baş, o toplantıda şu tespitlerde bulunmuştu: “Henüz daha bir çakmak taşı çakılmamışken, ‘Türkiye karanlık bir döneme girdi’ dedim. Gaziantep’te söyledim, İstanbul’da söyledim. Türkiye şimdi ise zifirî karanlık bir döneme girdi. O kadar güçlü ışıklar tutmalıyız ki, bu karanlık gündüze tebdil olsun. Türkiye’de iç savaş istiyorlar. Nasıl iç savaş? Türklerle Kürtleri vuruşturmak... Bu bir hainliktir. Bu ABD’nin, İsrail’in projesidir. Burada görev alan adamın İslam’la, Türklükle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Burada bizim görevimiz kanın akmasını durdurmak, milletin birliğini, beraberliğini temin etmektir. Bizim görevimiz budur. Bunu yaptığımız zaman Türkiye’de saadet, huzur, mutluluk olur. Bunu yapamazsak, hiçbir şeyimiz istediğimiz manada hayata geçmez.” 

Terörün hedefi Büyük İsrail!
Prof. Dr. Haydar Baş, konuşmalarında Çözüm Sürecinde güçlenen terörün yeniden harekete geçirilmesinin temelinde Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren ABD-İsrail ikilisinin Büyük Ortadoğu Projesi olduğunu söylemişti.
İşte BTP liderinin o sözleri: “Esasen bu adamların böyle yapacağını biz biliyorduk. Hatırlarsanız Güneydoğu Bölgesi’ndeki vatandaşlarımıza ‘Bunlara inanmayın. Bunların size çözüm falan getirmesi asla mümkün değil’ dedik. Türkiye geri dönüşü olmayan bir noktaya getirildi. Aslında burada benim anlatmak istediğim şu: Kürtler devlet kuracak da, onun için hareket ediyorlar diye bir şey yok. Bu arkadaşları maalesef büyük bir oyuna getirdiler. Oynanan oyun Büyük Ortadoğu Projesi adı altında Büyük İsrail devletini kurmaktır. Bunu göremeyen hiç kimse Türkiye’nin içine sokulduğu durumu çözemez. Adamların tek derdi Büyük İsrail. BOP, Büyük İsrail’i hayata geçirmektir.”

“Türk- Kürt çatışması istiyorlar”
26 Eylül 2015 tarihinde Trabzon’dan yayın yapan Kadırga TV’nin özel yayınan konuk olan BTP Lideri, Türkiye’de bir Türk-Kürt çatışmasının tetiklenmek istendiğini ifade ederek, Türkiye’nin adım adım federatif yapıya sürüklendiğini belirtmiş ve şu dikkat çekici ikazı yapmıştı: “Net konuşuyorum, yarın kendimize vatan bulamayız. O günlere doğru girdik. Tiyatro oynamıyoruz. O takdirde başınıza öyle belalar gelir ki, o federatif yapı sizi kurtarmaz. Bu Rize’den bu yana ne olacak haberiniz var mı? Tamam, Güneydoğu’da Kürdistan’ı kurdun. Rize’den bu yana neyi kuracaksın? Orada Kürdistan kurulacak, burada Lazistan kurulmayacak! Başının etini yerler. Adapazarı civarına git Çerkezistan’ı kurarlar. Biz BTP olarak hem birliği temin ederiz, kardeşliği hayata geçiririz, hem de herkesin cebine para koruz, aşını-işini temin ederiz ve de bütün millete çok mutlu bir hayat yaşatırız. Bundan kuşkunuz olmasın.”

“Türkiye’yi kan gölüne çevirecekler” 
BTP lideri 7 Haziran sonrası en dikkat çekici değerlendirmelerinden birini de partisinin İstanbul Bakırköy’de 6 Temmuz 2015 tarihinde düzenlenen iftar programında yapmış ve “Türkiye’yi kan gölüne çevirecekler” demişti. Haydar Baş Bakırköy’de şunları söylemişti: “Bu adamlar ülkeyi kana bulayacaklar, haberiniz olsun. Ben gaipten haber vermiyorum. Bunlar tarihi bilmezler, coğrafyayı bilmezler, sınırlarımızdan haberleri yok. Bugüne kadar geldiler, yumurta kapıya dayandı. Ne yapacaklar söyleyin, ne yapabilirler? Hiçbir şeyleri yok. Ekonomi dibe vurmuş durumda. Komşularımızı kaybettik. Kıbrıs çıkarmasında Libya lideri Kaddafi, Türkiye’ye yardım etti. Uçak yakıtı, para yardımı vesaire... O dönem Türkiye’ye destek olan tek liderdi. Bu adamlar onu bile ortadan kaldırdı. Mısır’ı, Irak’ı, Yemen’i, Suriye’yi bu hale bunlar getirdiler. Hiç mi ayıkmıyorsunuz. Bu nasıl iş... Bu kadar canlar katledildi, hiç kimsenin ayıktığı yok.”

Tarihi uyarılar BTP Seçim Beyannamesi’nde!
Prof. Dr. Haydar Baş’ın Türkiye’nin içinde bulunduğu kaosla ilgili uyarıları yeni değil. BTP Lideri, 30 yıl öncesinden bugünleri işaret eden uyarılarda bulunmuştu.
Bu uyarılar BTP’nin 1 Kasım seçimleri için hazırladığı Seçim Beyannamesi’nde de yer aldı. İşte Genel Başkan Yardımcısı Dr. Abdullah Terzi tarafından okunan BTP Lideri’nin geçmişten günümüze ışık tutan tarihi uyarıları:
1. 1991 yılında, ABD’nin körfez harekâtı sırasında, Özal’ın bir koyup üç alacağız dediği bir dönemde, Prof. Dr. Haydar Baş “Önce Irak’ı üçe bölecekler, sonra asıl hedef Türkiye’dir, Türkiye’yi bölecekler” dedi. Bugün yaşanan gelişmeler bunun ispatıdır.
2. “Kürtler azınlık değildir. Türkiye’de Kürt sorunu değil, terör sorunu vardır” görüşünü Prof. Dr. Haydar Baş, her vesileyle ifade etmiştir. Bugün Türkiye’yi yönetenlerin geldiği nokta budur.
3. Şubat-1995’te, Prof. Dr. Haydar Baş, “Göreceksiniz, Güneydoğu tampon bölge haline getirilecek, eğitim kampları oluşturulup, fiili devlet kurulacaktır” demişti. Bugün bu fiili durum konuşuluyor.
4. Mart-1998’de, Prof. Dr. Haydar Baş, “Güneydoğu üzerinde bölgesel ve küresel güçlerin hesabı olduğunu” söyledi. Bugün ülkeyi yönetenler bunu itiraf ediyor.
5. Ve yine Mart 1998’de, Prof. Dr. Haydar Baş, “Kürdistan kılıf, hedef Büyük İsrail” dedi. Bugün bu hesabın olduğu net anlaşılıyor.
6. DSP-MHP-ANAP hükümeti döneminde(1999-2002) imzalanan self determinasyon yasaları olarak bilinen ikiz yasalar için “Amaç ülke bölünmeye gittiğinde yabancıların (BM ve NATO’nun) müdahalesine zemin oluşturmaktır” dedi. Bugün gelinen noktada dillendirilen konu BM müdahalesidir.
7. 2002’de Trabzon’da, Prof. Dr. Haydar Baş, “Bu politikalar millete hayır getirmez. Bugün teröre birer ikişer kurban veriyoruz. Bu kafayla gidersek, evlatlarımızın tabutları düzine düzine kapımıza gelecektir” dedi.
8. 12 Eylül 2010 referandumundan önce yaptığı ikazlarda Prof. Dr. Haydar Baş, “Referandumdan evet çıkması halinde ülkemiz demokratik krallıkla yönetilecek” demişti. Bugün bunların ispatı yaşanıyor.
9. Mart 2013’te Prof. Dr. Haydar Baş, “Bu çözüm sürecinde AKP terörle masaya oturdu ve Türkiye’nin barışını ve anayasasını konuşuyor. Bu Türkiye’yi bölünmeye götürecek sürecin başlangıcıdır. Bu süreç toplumda barışı değil, çatışma ortamını çıkaracaktır. Barış derken bir de bakacağız ki herkes silahı beline koymuş mahalleleri ve sokakları pay etmeye başlamış” demişti. Bunu bugün aynen yaşıyoruz.
10. 7 Haziran 2015 seçimlerinden hemen sonra, Prof. Dr. Haydar Baş, “Türkiye karanlık bir döneme girmiştir” ifadesini kullanmıştı. Ve terörün tırmanışıyla bugün bu karanlık dönemi yaşıyoruz. 
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100