Bu haber kez okundu.

Ne zaman ders alacaksınız?

HABER MERKEZİ
Mehmetçik ya da özel harekât timleri, terör örgütü mensuplarını birer birer etkisiz hale getirirken, güvenlik güçlerimiz genelde ‘intikal' sırasında uğradığı hain saldırılar sonucu şehit düşüyor. Sadece son bir aylık bilânço bile asker ya da polis sevkıyatının ne kadar ağır sonuçları olduğunu gözler önüne seriyor.

Ders almak yok mu?

Geçmişte yaşananlar “asker ya da polis sevkıyatının ne kadar ağır sonuçları olduğunu ortaya koymaktadır. İşte yakın geçmişe damgasını vuran örnekler:
* Geçen yıl 17 Ağustos'ta sabah saatlerinde Hakkâri - Çukurca karayolunun 12'nci kilometresinde askeri konvoyun geçişi sırasında PKK terör örgütü mensuplarınca yola döşenen 4 ayrı patlayıcının infilak ettirilmesi neticesinde 11 askerimiz şehit düşmüş, 14 askerimiz de yaralanmıştı. Teröristler saldırıda C- 4 patlayıcıların yanı sıra anti-tank mayını da kullanmıştı. O gün bölgede görevli korucular, yola mayın döşendiğini fark etmiş, bunun üzerine Hakkâri - Çukurca karayolu trafiğe kapatılarak, mayını imha etmek ve yol güvenliğini sağlamak için askerler “zırhlı personel taşıyıcılar”la bölgeye sevk edilmişti. Ancak askeri birlik korucuların mayının olduğunu söylediği kesime daha ulaşmadan PKK'lı teröristler patlayıcıları infilak ettirmişti. Bu olayın ardından zırhlı taşıyıcıların kalitesi basında ve kamuoyunda tartışıldı. Bu tür saldırılara dayanıklı taşıyıcıların alınması gerektiği vurgulandı. Netice tabii ki fiyasko...

Minibüsle asker nakledildi, üstelik Şırnak'ta
* 21 Ağustos 2012'de yani bu sene Ramazan Bayramı'nın 3. gününde BDP milletvekillerinin güvenliğini sağlamak üzere Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Gülyazı köyüne giderken şarampole yuvarlanan korucuya ait minibüste bulunan 9'u asker, 1'i korucu olmak üzere 10 kişi şehit olmuş, 10 askerimiz ise yaralanmıştı. Türk kamuoyu ve basını maalesef “terörün şiddetli bir şekilde hüküm sürdüğü böyle bir bölgede minibüsle asker mi taşınır?” sorusunu yöneltmiş ama ilgililerden hesap sorulamadığı için yeni facialara kapı iyice açılmıştı.

Helikopterler ancak bakanlara yetiyor
* Çok değil 4 gün önce yani 16 Eylül Pazar günü Bingöl'ün Karlıova İlçesi'nde terör örgütü PKK'nın şehir yapılanması olarak bilinen KCK'ya yönelik olarak gerçekleştirilen operasyondan derme çatma bir midibüsle dönerken yola döşenen mayının patlaması sonucu 8 polisimiz şehit düştü. Akabinde ihmaller zincirini tartışılmaya başlandı: Neden polisler helikopterle ya da zırhlı araçla değil de sıradan bir midibüsle taşınıyordu? Cevap da gecikmedi: Polisin yeterli helikopteri yoktu, olanlar da bakan ya da devlet erkânının taşınmasında kullanılıyor. Ayrıca faize yılda 60 milyar TL, yüzlerce süper lüks Mercedes'e milyonlarca lira bulan devlet, her nedense 800 bin TL'lik zırhlı araçları polisimize çok görmüştü! 

Kaç şehit daha vereceğiz?

VE SON İBRETLİK OLAY: 18 Eylül Salı günü saat 12.30 sıralarında Bingöl-Muş karayolunda 5 sivil araçla silahsız bir şekilde yasal, izin, sağlık izni ve görev izni dolayısıyla memleketlerine dönen 200 askerimize terör örgütü PKK roketatarlı saldırı düzenledi. Saldırıda 10 askerimiz şehit oldu, 70 Mehmetçik ise yaralandı. Oysa benzer bir olay yine 1993'te Bingöl'de yaşanmıştı. Olayın ibretlik boyutu ise sağlam askerlerimiz için temin edilemeyen helikopterlerin, yaralı askerlerimizi Elazığ, Erzurum ve Malatya Eğitim - Araştırma hastanelerine ile askeri hastaneleri sevk etmek için seferber edilmesiydi. Bu arada Hakkâri'de 15 Eylül Cuma günü yine kalitesiz araçlarla nakil sırasında 4 askerimiz şehit düşmüştü. Böyle onlarca olay yaşandı ancak ders alınmadığı için tarih maalesef tekerrür ediyor!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100