11 Eylül 2006 Pazartesi 00:00
242 Okunma
Nedir bu halleri?
Eurlings'in raporu Avrupa Parlamentosu (AP) Dışişleri Komisyonu'nda kabul edildi.
10 sayfadan kısa rapora 110 sayfalık 500 civarında değişiklik önerisi yapıldı ve nihai metin büyük çoğunlukla onaylandı. ~|~

AP'ın önemsiz olduğu daha önce de söylenmişti, yine söyleniyor. Oysa AP, AB kamuoyunu yansıtıyor. Öte yandan AP'ın diğer AB kuruluşları üzerinde de etkisi var. AB ülkeleri basını, raporu Türkiye'ye 'uyarı' hatta 'tokat' manşetleriyle verdi; Komisyon'un ilerleme raporunu etkileyeceğini ve sonbaharda patlaması muhtemel krizin öncüsü olduğunu yazdı.

Türkiye'ye ilişkin AP raporları neden, diğer adaylarınkinden farklı olarak, büyük tepki yaratıyor? Biz mi çok kötü durumdayız, yoksa AP'ın bize karşı tavrı mı sorunlu?
Raporun belki üçte ikisi doğal eleştirilerden, beklentilerden, hatta bazı takdir ifadelerinden oluşuyor. Ama bir üçte bir var ki maazallah.
AP'ın, resmi düzeyde bize iletilemeyen, AB genelinin üyeliğimize ilişkin yaklaşımlarının altındaki duygu ve düşünceleri açıkça yansıtma gibi bir işlevi var. Buna göre, Türkiye 'kültür' (yani din) açısından Avrupa'dan çok 'farklı' (yani geri); kökten değiştirilmeden demokratikleşmesi ve dolayısıyla üye yapılması imkânsız; onun için çok sıkı izlenmesi, baskı yapılması, hatta itilip?kakılması gerekiyor.

Rapor, Konsey ve Komisyon kararlarına göre, Kopenhag Siyasi Kıstasları'nın müzakerelerin ilk aşamasında (en geç 2009'a kadar) tamamlanması gerektiğini söylüyor. İlk iki başlığın müzakeresi sırasında, ilgili ilgisiz her başlık altında siyasi reform konularının açılıp Türkiye'nin baskı altında tutulması yolunda bir karar alınmamış olmasını eleştiriyor.

Yani üye olmadan Kürt ayrılıkçılığı, Ermeni iddiaları ve Kıbrıs gibi konularda geriye dönülmez süreçler başlatmayı öngörüyor. Tabii içlerinde daha sonra bizi üye yapmamayı hesaplayanlar var.

Bu amaçla raporda, Türkiye'nin akla gelen tüm eksikleri tadat ediliyor. Her bir eleştiri, raporun giriş, değerlendirme ve tavsiye bölümlerinde olmak üzere üç kez tekrarlanıyor. Diplomaside 'alış?veriş' listesi denen tarzda uzun eleştiri ve beklentileri içeren bu raporlar, Türkiye'nin felaket durumda olduğu izlenimi veriyor.
Türkiye'nin kendini savunamadığı bir forumda 'biz ve onlar' tavrı ortaya çıkıyor. Üyeler kendilerinde benzer veya başka kusurları olduğunu unutuyor; Türkiye'yi tüm kötülüklerin kaynağı bir hedef grup haline getiriyor. Bizim kötü uygulamalarımızın kurbanı olanları savunmanın ve mükemmel olmanın verdiği moral üstünlükle yukardan buyuruyor. AB'nin kendi üyelerindeki uygulamaları izleyen bir insan hakları sistemi olmadığını unutuyorlar.

Soykırım ithamları, bilinçaltında Holokost'a ilişkin suçluluk duygularından kaynaklandığından, aslında en hastalıklı yönleri. Ermeni soykırımını tanımadan üye olamayacağımız uyarısı yapan ilk AP kararı, Nisan 1987 tarihli üyelik başvurumuzdan üç ay sonra alınmıştı. Şimdi Ermeni soykırımına, Pontus ve Süryani soykırımları da ekleniyor.

ASAM'a bağlı İKSAREN'in geçenlerde yayımladığı Uluslararası Suçlar ve Tarih dergisi, Türklere karşı işlenen suçlar konusunda bir ilk araştırma niteliğinde. Bu konuyu açmalarının hepimizi nerelere götüreceğini tahmin etselerdi belki susarlardı. Artık ok yaydan fırladı.
Aklı varsa AP Türkiye hakkında birkaç önemli noktaya odaklanan kısa raporlar çıkarır, kendi hastalıklı önyargılarını böylesine sergilemez ve gerçek müzakereleri Komisyon'a bırakır.

Raporun Kıbrıs'a ilişkin yaklaşımından, sonbaharda bir kriz istedikleri anlaşılıyor. Bu kriz sonunda Konsey, en hafifinden Gümrük Birliği'ne ilişkin birkaç başlıkta müzakere yapılmaması kararı alabilir. Bu durumda tahammülü zaten biten Türk kamuoyu AB üyeliğinden vazgeçme raddesine gelebilir. Böyle bir krizde Türkiye'nin 'Avrupa yapılarına demirli' kalması da kara mizah konusu olur.
Rapor açıkça bizden ziyade AB'nin üyeliğimize hazır olmadığını gösteriyor.

Gündüz Aktan/ Radikal
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100