Bu haber kez okundu.

Nerede bu insan hakları savunucuları?
Milliyet'ten Hasan Pulur ve başka bir kaç kalem erbabı, 1.Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon'un PKK'nın şehit ettiği, komando er Selim Karabul'un cenaze töreninde sorduğu şu soruyu konu etti dün. soru anlamlıydı: "Burada insan hakları savunucularından kimse var mı?"
İnsan hakları derneklerinden kimsecikler yoktu Şehit komando erin cenaze merasiminde. Olamazdı da? çünkü Avrupa İnsan Hakları mahkemesi bile 'insan hakları'ndan anladığı şeyin 'terörist haklar' olduğunu ilan etmişti bütün dünyaya. PKK'lının cenazesinde sıra sıra dizilebilir bu kimseler ama şehitlerimizinkinde asla... Geçmişte de böyle olmuştu..
Şehitleri insan saymıyorlar!
Gerisini Hasan Pulur'dan okuyalım: "Herhalde orgeneralin sorduğu, ırk, dil, din, renk ayırmadan insan haklarını savunanlar değildir.
Ya kimdir? Kendilerinin 'insan saydıklarının' haklarını savunanlardır.
Elbette, bunlar olmayacaklar!
Neredeler mi?
Ya Güneydoğu'da başka bir cenazenin başındadırlar, ya da Avrupa'da devlet terörünü anlatmak için kapı kapı dolaşmaktadırlar.
Tarihi hatırlatma
Orgeneralin imalı soruşu, bize bir anıyı hatırlattı.
Atatürk, zaferden sonra Mersin'e gidiyor, bir tarafta görkemli konaklar, bir tarafta yoksul halkın evleri...
Atatürk, bu konakların sahiplerinin kim olduğunu soruyor, çoğu yabancıların, azınlıkların ve yabancılarla ortak olanların.
Atatürk, bu gerçek karşında belki de biraz kızarak sorar:
"Onlar bu konakları yaparken siz nerelerdeydiniz?"
Biri atılır: "Paşam, biz cephede vatanı kurtarmak için savaşıyorduk!"
Sayın Orgeneral Tolon, "İnsan hakları savunucuları nerede?" diye soruyor.
Bir mucize olsa da, şehit er, tabuttan başını uzatıp Orhan Veli'nin bir şiirini okusa:
"Neler yapmadık biz bu vatan için
Kimimiz öldük, kimimiz nutuk söyledik!"
Orgeneralin sorduklarının, ne işleri var şehit cenazesinde!
Onlar nutuk atarken, vatan için ölenler tabuta giriyorlar.
Vali de uyarıyla gelmiş
Orgeneral Tolon insan hakları savunucularının nerede olduğunu sorarken, "Hürriyet"in haberine göre İstanbul Valisi Muammer Güler'e de sitem etmiş:
"Vali Bey'i getirdik de, protokolü çoğalttık sonunda!"
Ne demek bu?
Acaba Sayın Vali cenaze törenine gelmeyecekmiş de uyarılınca mı gelmiş?
Oysa, Vali Bey, her çeşit töreni kaçırmaz, her törende, ne olursa olsun, hazır ve nazırdır.
Demek şehidin cenaze törenini kaçırmak üzereymiş ki uyarılınca koşup gelmiş...
Neyse, bunlar bizim Orgeneral Tolon'un bir cümlesinden çıkardığımız yorumlar, yanlış da olabilir.
Doğrusunu açıklamaya da hazırız.
Bir uyarı daha
Orgeneral'in bir değerlendirmesi daha var: "Terörist başının (Abdullah Öcalan) cezaevinden verdiği talimatla, vatanı savunanlar, eşkıya pususuna düşürülüp şehit ediliyor" diyor.
Paşam kusura bakmayın ama, kabahat Abdullah Öcalan da mı?
Abdullah Öcalan'ın İmralı'dan verdiği talimatlar dışarıya nasıl çıkıyor? Kimin çıkardığı malum da, ona göz yumanlar kimler?
Adalet Bakanı'ndan başlayıp aşağı doğru gelin..."
Bir noktaya daha parmak basalım... Tolon'dan başka bu tarz konuşan komutanlarımızın sayısı da maalesef bir elin parmaklarını geçmiyor. ~|~
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100