09 Eylül 2013 Pazartesi 00:08
1499 Okunma
Olimpiyat raconu
RECEP BAHAR / HABER- ANALİZ

İstanbul; 2000, 2004, 2008, 2012 yılından sonra 2020 Olimpiyatlarına da ev sahipliği yapamayacak. Başbakan Erdoğan'ın Arjantin'e yaptığı sefer de boşa çıktı. AKP Hükümeti, 2012 yılı Olimpiayları'nı da Londra'ya kaptırmıştı. Böylece Napolyon tarafından 'dünyanın başkenti olacak şehir' olarak nitelenen İstanbul'un adı iyice yıpratıldı. 

Olimpiyat Oyunları'nın son 2020 tarihi itibariyle son 125 yıllık tarihi masaya yatırıldığında küresel egemen güçlerin oyunları düzenleme hakkını istedikleri büyük ve gelişmiş ülkeye verdikleri görülüyor. Bunun sadece iki istisnası bulunuyor: 1982 Helsinki (Finlandiya) ve 2004 Atina (Yunanistan) olimpiyatları... Burada da ince bir detay var: Milattan önceki dönemde, bir başka ifadeyle Antik Çağ’da olimpiyatlar Atina'da düzenleniyordu. Modern dönemde de ilk olimpiyatlar 1986 yılında Atina'da tertip edilmişti. Yunanistan, 1996 yılında olimpiyatların Atina'da düzenlenmesi için çok çalışıp durdu. Ancak ABD devreye girdi ve Olimpiyatların o sene Atlanta'da düzenlenmesini sağladı. Oysa ABD, 1984 yılında Los Angeles kentinde Olimpiyat Oyunları'na ev sahipliği yapmıştı. 

İlk 10 ekonomiden biri olmak şart

Bugüne kadar Yaz Olimpiyatları hiç bir İslam ülkesinde düzenlenmedi. Bugüne kadar 27  Yaz Olimpiyatları’nda 23 şehir oyunlara ev sahipliği yaptı. Oyunlar 2016'da Rio de Janeiro'da (Brezilya), 2020 yılında ise Tokyo'da tertip edilecek. Olimpiyat tarihi incelendiğinde oyunların dünyanın genelde dünyanın en büyük 10 ekonomisinde tertip edildiği görülüyor. Mesela ABD bugüne kadar Olimpiyatlara 4 kez ev sahipliği yaptı. 1904 St. Louis, 1932 ve 1984 Los Angeles, 1996 Atlanta... Londra ise 3 kez ile Olimpiyatlara en fazla ev sahipliği yapan tek şehir: 1908, 1948 ve 2012... 1900 ve 1924 Olimpiyatları Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlendi. Almanya ise 1936 yılında Berlin ve 1972 yılında Münih ile her branştan sporcuları ağırladı. Olimpiyatları istedikleri ülkelere dağıtan Anglo Sakson dünyası (İngiltere, ABD, Avustralya ve Kanada), 1956 (Melbourne) ve 2000 (Sydney) Olimpiyatlarını Avustralya'ya armağan etti. Kanada 1976 yılında Montreal'de, İtalya 1960 yılında Roma'da Olimpiyatlara ev sahipliği yaptı.  

İstanbul’a karşı 2020 yılı için tercih edilen Tokyo ise 1964 yılından sonra ikinci kez oyunlara ev sahipliği yapacak. Doğu Bloku ülkelerinde ise Olimpiyat bir kez düzenlendi: 1980 yılında Moskova'da. O oyunlar da Sovyetler Birliği 1979 yılında Afganistan'ı işgal ettiği için Batı dünyası boykot etti. Dünyanın en kalabalık ülkesi ve en büyük ikinci ekonomisi Çin, ancak ve ancak 2008 yılında Olimpiyatları kapabildi. Çin'in Olimpiyatları almasında ana sponsorlardan Coca Cola firmasının çok büyük katkısı olduğu yazılıp durdu. Güney Kore; Samsung, Hyundai gibi markalar çıkardıktan sonra 1988 yılında Olimpiyatları aldı.

Olimpiyatları kazanmanın yolu

1. Dünyanın gelişmiş 10 ekonomisinden biri olmak: Türkiye şu anda 18. sırada. Bu açıdan 2024 yılı için de şansımız yok.

2. Küresel marka çıkarmak: Olimpiyatların verileceği şehirleri etkileyecek büyüklükte ve oyunlara sponsor olabilecek Coca Cola, Sony, Nikon, Toyota, Samsung, Hyundai, BMW gibi marka çıkarmak. 

3. Uluslararası Olimpiyat Komitesi'ni çeşitli ekstralarla bağlamak.

4. ABD, Almanya, Fransa, Japonya gibi G8 üyesi ülkelerin aday olduğu Olimpiyat Oyunları'nı kazanmak çok zor. Onlar adaysa, çekilmek mantıklı...

5. Sportif alanda başarılı olmak. Türkiye son Olimpiyatlarda sadece 2 altın madalya kazanabildi. Bunlardan birisi de doping nedeniyle tehlikede. Atletizmde kadınlar 1500 metrede altın madalya kazanan Aslı Çakır Alptekin'in doping yaptığı belirlendi.  Bu iş şatafatlı konuşma ve çarpıcı sunumlarla olmuyor.  

Her türlü dalavere dönüyor

Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin (OIC) çok sayıda üyesi 'ömür boyu' vazife görüyor.  Bu durum OIC'i antidemokratik bir yapıya büründürüyor. Hoş, demokratik olsa da  İstanbul'un seçilmesi zor... Olimpiyatların küresel ticarete alet olduğu da bir gerçek...  Oyunlara sponsorluk yapan küresel markalar, hangi şehrin seçileceğini belirlemede son  derece etkili. Türkiye'den ise bugüne kadar tek bir marka uluslararası çapta düzenlenen  Dünya Kupası, Avrupa Futbol Şampiyonası, Şampiyonlar Ligi ve Olimpiyatlar gibi organizasyonlarda sponsor olmadı. Sponsorlukları Batılı ülke şirketleri ile Japon ve Güney Kore firmaları üstleniyor. Parayı veren onlar olduğu için düdüğü de onlar çalıyor. Nitekim Güney Kore ve Japonya, 2002 yılında Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmıştı. Her iki ülke aynı zamanda Olimpiyatları da düzenledi. Olimpiyatlarda rüşvet de dönüyor. Nitekim İngiliz yayın kuruluşu BBC'de 2004'te yayınlanan "Panorama: Oyunları Satın Almak" adlı belgeselde Londra'nın 2012 Olimpiyat Oyunları'nı rüşvetle aldığı kaydediliyordu. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100