12 Aralık 2011 Pazartesi 00:00
1198 Okunma
Omega yağının bilinmeyenleri
Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörlüğü Moleküller Biyoloji ve Genetik Bölümü Genel Biyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yavuz Sezen, "Omega yağı" ve "Omega kremi"nin gıda takviyesi olarak kullanılması gerektiğine dikkat çekti ~|~ Vücudun, yağ oranı yüksek olan gıdalara ihtiyaç duyduğunu belirten Prof. Dr. Yavuz Sezen, "Sağlık başlıca üç öğeden oluşmaktadır. Bedensel sağlık, ruhsal sağlık ve sosyal sağlıktır. Bedensel sağlık için yeterli amaca uygun biyolojik olarak yararlanma oranı yüksek olan gıdalara ihtiyaç vardır. Yemek işlemi zorla yapılan veya yaptırılan bir iş olmayıp, insanların hoşlandığı bir olgudur. Yemek faydalı gıdalar almak ruhsal doyumu sağlamaktır. Ruhsal doyumu sağlamakta toplumsal doyumu toplumsal gelişmeleri, toplumsal huzuru ve düzeni sağlayan bir olaydır" dedi.  Prof.Dr. Sezen, vücut tarafından sentezlenmeyen yağ asitlerini bir araya getirerek "Omega yağı"nı ortaya çıkardıklarını ifade ederek, "Bitkilerde bulunan doymamış yağ asitleri tespit edildi. Bunlara Omega-3 Omega 6 diyoruz. Doymamış yağ asitleri insan vücudu tarafından sentezlenmeyen üretilmeyen yağ asitleridir. Bu konularda yaptığımız çalışmalarda birtakım bitkileri değerlendirdik. Mesela çörekotu, aspir, keten tohumu gibi ürünlerin yağ asitlerini soğuk sıkma suretiyle yağ asitlerini elde ettik. Bu çalışmalarda asitler bir araya getirilerek, "Omega yağı" denilen ürün ortaya çıkartıldı. Bunun dışında omega yağı asitlerini biz bir krem halinde bir merhem halinde geliştirdik. Bunları da akupunktur noktalarına uygulamak suretiyle bir hale getirdik ve yapmış olduğumuz deneylerde birçok etkilerini gördük" diye konuştu.     Pekçok rahatsızlıkta etkili    Diğer ürünlerde 4-5 tane omega yağının bir arada bulunmadığını belirten Prof. Dr. Yavuz Sezen, ilk defa omega yağı asitlerinin karışım haline getirildiğini söyledi. Prof. Dr. Yavuz Sezen, omega yağının faydalarına da değinerek; sözlerine şöyle devam etti; "Omega yağı, hafıza ve mental fonksiyonlarda zayıflama, kanda pıhtılaşma eğiliminde artma, bağışıklık sisteminde bir bozukluk, gibi rahatsızlıklarda omega yağı asitlerinin çok etkili olduğu gözlenmiştir. Egzama ve deride görülen olaylar, kan dolaşımında bazı aksaklıklar, doymamış yağ asitlerinin eksikliğinde de etkili olmuştur." Omega yağını Dünya Sağlık Örgütü'nün de desteklediğini belirten Prof. Dr. Yavuz Sezen, "Keten tohumu, aspir, roka tohumu yağları ve bunun dışında çörekotu yağları ayrı ayrı elde edilerek birleşim yapılmıştır. Dünya Sağlık Örgütü'nüde tavsiye ettiği dozlarda ayarlanıp insanların hizmetine sunulmaktadır. Kullandıktan belli bir süre sonra kendinizi daha huzurlu ve daha rahat hissedeceksiniz. Kadınlarda yaşlanma faktörü olan kırışıklıklarda Omega yağının kullandığınız zaman etkisi görmek mümkündür" şeklinde konuştu.  Öte yandan özelikle gençlerin omega yağını kullanması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Yavuz Sezen, omega yağını bebeklikten 70-80 yaşına kadar tavsiye ettiklerini söyledi. (İHA)
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121