logo
08 MAYIS 2024

'Önce vatan' diyen kadro

28.08.2002 00:00:00
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 'Önce Vatan' diyen bir kadroyla yola çıktığını belirterek, "Bizim dönemimiz herkesin akaidini doya doya yaşadığı ve fakat devletini en üstte tuttuğu dönem olacaktır. Millet, birbiriyle, devletiyle savaşmayacak, tek bilek, tek yürek olacaktır" diye konuştu

Bağımsız Türkiye Partisi MYK üyeleri ve il başkanları, 3 Kasım seçim çalışmalarını değerlendirmek için topladı. Genel Başkan Prof. Dr. Haydar Baş'ın başkanlığında Gaziantep'te Tuğcan otelde gerçekleştirilen toplantıda, seçmen listelerinin durumu, sandık müşahitleri, aday adayları ile, BTP'nin, Türkiye'yi kısa zamanda bir kainat devletine dönüştürecek emsalsiz projelerinin vatandaşlarımıza anlatılması metotları üzerinde çalışma yapıldı. Ayrıca yeni başkanlık divanı oluşturuldu.

"Önce vatan" diyen kadroBu milleti ifsad etmek, birbirine düşürmek için ne mümkünse hepsinin yapıldığını, bu oyunların kesilmediğini, devam ettiğini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, bütün problemlerin çözümünün, oyunların akamete uğramasının BTP iktidarından geçtiğini belirttiği konuşmasında şu görüşlere yer verdi:

"Dini, dindarlık seviyesinde Allah için yaşayan, devletinin hukukunu sonuna kadar koruyan, hiçbir kesime zerre kadar zarar vermeyen, bir Bağımsız Türkiye kadrosu bu işleri halledecektir. Biz, sonuna kadar dindarız, ama fundamentalist değiliz. Bizim dönemimiz herkesin akaidini doya doya yaşadığı ve fakat devletini en üstte tuttuğu dönem olacaktır. Millet, birbiriyle, devletiyle savaşmayacak, tek bilek, tek yürek olacaktır. BTP, 7'sinden 70'ine herkesin huzur, saadet, mutluluk yaşayacağı bir zenginlik mekanını bu yüce milletimize emanet edecektir. Bunun için uyumadan, yatmadan, yemeden, gecemizi gündüzümüze katarak 24 saat çalışacağız. "Önce vatan, önce vatan" diyerek bu aziz milleti layık olduğu yere çıkartacağız."

Lozan delindi, Sevr hortlatıldıBTP'nin MYK üyeleri ve il başkanlarına hitaben yaptığı konuşmada BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye'nin içinde bulunduğu vahim tabloyu, BTP'nin kuruluş gerekçelerini, nasıl bir misyonu üstlendiğini anlattı. Çözüm paketleri hakkında bilgiler sundu. Ülkemizde hiç kimsenin tahmin edemediği nispette tahribatın var olduğunu, coğrafyamızın bile tartışma konusu yapıldığını, Lozan'ın delindiğini, Sevr'in hortlatılmaya çalışıldığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, "Türkiye artık yılanın ağzına düşmüştür. 'AB'ye gireceğiz' düşüncesi bu işi hızlandırmaktadır. İnsanımızın gözüne adeta mil çekmişler ve bu gerçeği göremez hale getirmişlerdir. İşte bu vaziyet karşısında bu vatanın evlatları bizlerin bigane kalması mümkün olamazdı. Onun için ülkemizi evvela bu badireden kurtarmak için seferber olduk" dedi.

BTP şart olduBu seferberlikten önce Türkiye'yi idare eden siyasileri ayıktırmak için Kuvay-ı Milliye mitingleri yaptıklarını, ülkenin sürüklendiği badireyi gözler önüne serdiklerini, çıkış yollarını gösterdiklerini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle devam etti:

"Ermeni soykırımı iddiası ile ortaya çıkanlar, Avrupa'da bunu hukukî statüye kavuşturuyorlar, ABD'de aynısını yapıyorlar, bu adımın arkası ülkemizin parçalanma, bölünme sürecine sokulmasıdır, dedik. Artı, 'Ekonomiyi düzeltemediniz. Düzeltmek için projelerimiz var. Bunları size takdim edelim. Karşılığında hiçbir şey istemiyoruz. Tek isteğimiz bu milletin selamete çıkmasıdır' dedik. Fakat hiçbir cevap alamadık. Vahim manzara gün geçtikçe, memleketimizin aleyhinde, bağımsızlığımızı tamamen yok edecek noktaya doğru devam etti. Bunun üzerine de biz, milletimizin arzusu, isteği, desteği ile 9 ay evvel BTP'yi kurduk. Milletimiz, Türk-İslam dünyası için, dünya için hayırlı olsun, mübarek olsun!"

Ekonomik hastalığın sebebiParti kurmak için kurulan bir parti olmadıklarını, verdikleri mesajlarla, ortaya koydukları açık ve net tarihi projelerle, programlarla bunu ispat ettiklerini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye'nin yakalandığı ekonomik hastalığın sebebinin finans sıkıntısı olduğunu belirterek, bu konudaki çözümün ne olduğu, buna rağmen ise hangi çıkmaz sokağa girildiği hakkında şu bilgileri aktardı:

"Bu mali kaynaklar, geri kalmış ülkeler için bellidir. Esas olan o milletlerin, devletlerin, insanın emeğinin devreye konulmasıdır. İktisat tarihinde borç ile kalkınan hiçbir ülke yoktur. Kalkınan ülkeler, emisyon hacmini genişleterek emeği devreye koymuşlar, üretmişlerdir. "Her malın mutlaka bir alıcısı vardır" diyerek de ürettiklerine içte ve dışta pazar bulmuşlardır. Dünya bunu böyle yaparken biz ne yapıyoruz? Dünyada global güçler var. Global sermayenin tefecileri var. Bu tefeciler, "Eğer siz emisyonu genişletirseniz, işçinin, çiftçinin, emeğini devreye koyarsanız enflasyon artar" dedi. Sayın Derviş bu vaazı yaptı. Bizim Dervişler de bu vaaza inandı. Biz, bu global tefecilerden borç almayı tercih ettik. Hem de öyle bir tercih yaptık ki, dünyada, döviz cinsinden, % 3-4'ün üstünde faizle borçlanan hiçbir kimse yoktur. Ama bizim Derviş % 14 ile borçlandı. Olur da bu kadarı olmaz. Bu iç ve dış borçlanmanın faturası 49 katrilyon tutuyor. Buna bir de bankacıların hortumladığı para 90-100 katrilyona ulaşıyor. İşin enteresan tarafı, Türkiye'de idarecilik yapmış bir lider, 'Bu, sistemin gereğidir' diyor. Yani çalmak, hırsızlık, sistemin gereği imiş. Bu laf büyük bir cinayet değil de nedir? Kaldı ki bunlar birbirlerini çalmıyorlar. Benim çiftçimi, köylümü, manavımı, otelcimi, bakkalımı, kısaca beni çalıyorlar. Bu faiz borcunu ödemek için ise vergi üstüne vergi, zam üstüne zam geliyor. Pahalılık aldı başını gidiyor. Benzinde, mazotta yıllık enflasyon % 175, ekmekte % 120 oldu. Ama bizim idarecilerimiz % 75 enflasyondan bahsediyorlar. Allah sizleri bildiği gibi yapsın ki kurtulalım yoksa bunların elinden kurtulmak mümkün olmayacak. Mevcut uygulamalar her bir insanımızın sırtını 1,5-2 milyar TL civarında borç yükü getirdi. 5 kişilik bir aile 4,5-8 milyar hava parası verecek, onun üstünde kazandığı ile geçimini temin edecek demektir, bu. Bu, mümkün müdür? Değildir. Bu mantıkla dünyada hiçbir ülke kalkınamamıştır."

Küresel tefecileri tanıyalımGlobal güçlerden borç alma tercihi yapılınca, tek yol olarak bu yol gösterilince, bize borç verenlerin, 'nasıl olsa bize ihtiyacı var' anlayışıyla şartlar dayattıklarını, tahkim ve tahdit yasalarını bu espriden kaynaklandığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, global güçlerin borç vermesi neyin aracı olarak kullandığını, borç aldığımız bu güçlerin nasıl bir karakteristik yapı arzettiğini, borç alış-verişinin neticesinde bizi nelerin beklediğini şöyle dile getirdi:

"Küresel dediğimiz güç, dün, ülkeleri savaşla işgal ederdi. Savaşla işgal pahalı gelmeye başlayınca soğuk harp dönemini başlattı. Her ülkede kendi adamı gibi insanlar yetiştirdiler. Bu insanlara da gelip, Türkiye'de Alman'ın, İngiliz'in, Amerika'nın propagandasını yaptılar. Yapıyorlar. Bir ara biliyorsunuz, Rusya'nın, Çin'in propagandasını yapıyorlardı. Türklerin sanki hiçbir şeyi yokmuş gibi davranıyorlardı. Halbuki Oğuz Kaan, "Gökkubbe çadırımız, güneş bayrağımızdır" diyordu. Şu azamete bakın. Nerede bu millet, nerede bu zillet?"

"Lozan'da, merhum İnönü, Lord Curzon'un hiçbir dediğine "evet" demiyordu. Çünkü Atatürk'le devamlı irtibat halindedir. Atatürk, telgrafla, İnönü'ye, "Bağımsızlıktan bir karış taviz veremezsin" diyor. Bu tavır karşısında Lord Curzon, "Şu anda istediklerimizi alamadık. Ama onları cebimize koyduk. Bir gün paraya ihtiyacınız olacak. O zaman bunları yine önünüze koyacağız" diyor. İşte şimdi AB adı altında önümüze gelen Lord Curzon'un istedikleridir. Bunlar bilinmelidir. Tarihini bilmeyen insandan bir şey olmaz. Tarih bir milletin hafızasıdır. Bu hafızayı kaybettiniz mi kimliğinizi kaybedersiniz. Biz, biz olalım, hafızamızı kaybetmeyelim. Bu insanların Hindistan'da 40 bin dokumacının kolunu kestiğini unutmayalım. Hindistan'da ipek dokumacılığı en ileri noktada idi. Tekstil sektöründe dünyada bir numara idi. Onların pazarını ele geçirmek için 40 bin insanın kolunu kestiler. Bir vahşi hayvanın hile ve desisesinden sakınmak mümkündür, ama bunlarınkinden sakınmak mümkün değildir. Hayvan sana bir defa saldırır. Postu bir defa kurtardın mı, tamamdır. Fakat, bunların nasıl, nereden saldıracakları belli değildir."

Hicaz'daki oyun Anadolu'da devredeGlobal güçlerin, İngilizler'in, Hicaz bölgesinde oynadığı müthiş oyuna dikkat çeken, on binlerce misyonerin bu bölgeyi Osmanlı'dan koparmak için görevlendirildiğine dikkat çeken, siyasi alanda Hüseyin bin Ali'yi, dini alanda Abdülvehhab'ı nasıl kullandığına işaret eden Prof. Dr. Haydar Baş, aynı oyunun bugün de oynandığını, tarihten ders alınmazsa tekerrür edeceğini söyledi. Prof. Dr. Haydar Baş, "Hüseyin bin Ali'de, Abdülvehhab da devrede" diyerek şöyle devam etti:

"Birileri çıktı. 'Türk milletine dini doruk noktada yaşatacağım" dedi. Sonra bir de baktık ki, 11 Eylül'den sonra, Avrupa'da, imamın sağına-soluna birer papaz koydu ve dua ettiler. Her dinin kendine has kuralları vardır. Bu kuralları kimse istediği gibi değiştiremez. Bir diğeri, "Sevr'e karşı olmak ancak bize attir" demeye başladı. Ama, AB'yi savunan da sensin. AB'nin şartlarının başında ise Sevr geliyor. Peki sen hangi isteğinde samimisin? AB'ci isen Sevr'e karşı olman mümkün değildir. Sevr'i reddediyorsan AB'ci olman mümkün değildir. Bu bir tarafa şimdi 4 hak dinden bahsetmeye başladı bu nasıl iştir?"

Ülkücülerin de, halkçıların da asıl yeriBTP'nin Atatürkçü tek parti olduğunu söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, ülkücü ruh taşıyanların da, gerçek halkçıların da yerinin BTP safları olduğunu söylediği konuşmasında konuya şöyle açıklık getirdi:

"Ülkü ruhunu taşıyan bütün arkadaşlarımızın da yeri burasıdır. Bu ocakta en mümtaz yerleri vardır. Onlar, ben demek, ben, onlar demektir. Bizi zarurî haller bu işin içine itti. Benim siyasi hayatım çok uzun olmaz. Yakınlarım bunu çok iyi bilirler. Onun için istiyorum ki, içimizden, bu bayrağı taşıyacak erler, yiğitler çıksınlar.

"Sol" denilen akıma gelince; Amerika'dan bir adam getirdiler. Bu adam global güçler için geldi. Liberalizmin mümessili olarak bankacılardan başka kimseyi düşünmeyen bu adam birden halkçı oluverdi. 40 yıllık yani bir anda kâni oldu. Sayın Derviş'in şu hareketle, işçinin, çiftçinin esnafın, sürünen insanın yanında olduğunu söyleyebilir misin? CHP'li kardeşlerime sesleniyorum. Sen, körün, sağırın yanındasın. Elsizin, dilsizin, işsizin yanındasın. Çiftçinin, çöpçünün yanındasın. Esnafın, halkın yanındasın. Yani sen benimle berabersin var mısın?"
Trabzonspor finale yükseldi
Beşiktaş ile kupa için mücadele edecek
Atanmayan öğretmenlere çağrı yaptı
'Saraçhane'ye bekliyoruz'
Okula silahla girip cinayet işlemişti
Öğretmen katili tutuklandı
Özgür Özel geri adım atmayacak
'Tepkiler maksatlı ve örgütlü'
Cezaevinde intihar ettiği açıklanmıştı
Cem Garipoğlu'nun son görüntüsü
Kamu görevlileri 10 yıl sonra yargı karşısına çıktı
Adalet Soma'ya çok uzak!
'4 aydır dükkana musallat oldular'
Pilavcıya haraç kurşunu!
Dervişoğlu ilk grup toplantısında
Küskünlere çağrı yaptı
İstanbul Valisi, 2024'ün ilk 4 aylık asayiş verilerini açıkladı
"576 operasyonda 1256 şüpheli yakalandı"
Türkiye'de besiciliğin geldiği durumu
Diyanet İşleri Başkanı itiraf etti
Yabancı uyruklu bir öğrenci okul müdürünü öldürmüştü
Eğitimciler cuma günü iş bırakacak
İsrail'in saldırıları Refah'ı mezarlığa çevirebilir
İsrail acilen durdurulmalı
Komşu kavgasında vahşet
Arabaya bağlayıp sürükledi!
İstanbul Havalimanı'nda kaza
Uçak gövde üzeri iniş yaptı
İBB personelinden Özgür Özel'e tepki
Haddinizi bilin lütfen!
Trabzonspor finale yükseldi
Beşiktaş ile kupa için mücadele edecek
Atanmayan öğretmenlere çağrı yaptı
'Saraçhane'ye bekliyoruz'
Okula silahla girip cinayet işlemişti
Öğretmen katili tutuklandı
Özgür Özel geri adım atmayacak
'Tepkiler maksatlı ve örgütlü'
Cezaevinde intihar ettiği açıklanmıştı
Cem Garipoğlu'nun son görüntüsü
Kamu görevlileri 10 yıl sonra yargı karşısına çıktı
Adalet Soma'ya çok uzak!
'4 aydır dükkana musallat oldular'
Pilavcıya haraç kurşunu!
Dervişoğlu ilk grup toplantısında
Küskünlere çağrı yaptı
İstanbul Valisi, 2024'ün ilk 4 aylık asayiş verilerini açıkladı
"576 operasyonda 1256 şüpheli yakalandı"
Türkiye'de besiciliğin geldiği durumu
Diyanet İşleri Başkanı itiraf etti
Yabancı uyruklu bir öğrenci okul müdürünü öldürmüştü
Eğitimciler cuma günü iş bırakacak
İsrail'in saldırıları Refah'ı mezarlığa çevirebilir
İsrail acilen durdurulmalı
Komşu kavgasında vahşet
Arabaya bağlayıp sürükledi!
İstanbul Havalimanı'nda kaza
Uçak gövde üzeri iniş yaptı
İBB personelinden Özgür Özel'e tepki
Haddinizi bilin lütfen!

Cem Garipoğlu'nun cezaevindeki son görüntüsü ortaya çıktı

Münevver Karabulut'u canice katleden ve cezaevindeyken intihar eden Cem Garipoğlu'nun cezaevinde intihar etmeden önceki son görüntüleri ortaya çıktı.
08.05.2024 16:05:00
İhlas Haber Ajansı
Cem Garipoğlu'nun cezaevindeki son görüntüsü ortaya çıktı
Cem Garipoğlu'nun cezaevindeki son görüntüsü ortaya çıktı

Münevver Karabulut'u 3 Mart 2009 tarihinde canavarca hisle ve hunharca öldüren Cem Garipoğlu, 2014 yılında Silivri'de kaldığı koğuşta intihar etmişti.

Ölen kişinin Cem Garipoğlu olup olmadığı yönündeki iddialar üzerine Karabulut ailesi avukatları aracılığıyla fethi kabir işlemi yapılmasını talep etmiş ancak bu talep Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından reddedilmişti.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan Cem Garipoğlu'nun otopsi sırasında yapılan işlemlerine ait fotoğraflar ve video kayıtlarının hazırlanıp gönderilmesi istenerek dosyaya bilirkişi atanmıştı.

İntihar etmeden önceki son görüntüleri

Cezaevindeyken intihar eden Cem Garioğlu'nun intihar etmeden önceki son görüntüleri ortaya çıktı.


Görüntülerde Cem Garipoğlu, 9 Ekim'i 10 Ekim'e bağlayan gece koridorda göründüğü ve birkaç tur attıktan sonra görüntüden kaybolduğu görülüyor.

Görüntünün sonunda ise infaz koruma memurlarının Garipoğlu'nun kaldığı odanın kapısının önünde bekledikleri görülüyor.

Okul müdürü İbrahim Oktugan'ı öldüren zanlı adliyeye sevk edildi

Eyüpsultan'da okuldan atılmasından sorumlu tuttuğu okul müdürü İbrahim Oktugan'ı silahla vurarak ölümüne neden olan 17 yaşındaki zanlı, Eyüpsultan İlçe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirliğindeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.
08.05.2024 14:17:00
İhlas Haber Ajansı
Okul müdürü İbrahim Oktugan'ı öldüren zanlı adliyeye sevk edildi
Okul müdürü İbrahim Oktugan'ı öldüren zanlı adliyeye sevk edildi
Eyüpsultan'da dün sabah saatlerinde meydana gelen olayda Özel Eyüpsultan Final Akademi Anadolu Lisesi'nde Irak asıllı olduğu iddia edilen Y.K., Aralık 2023 tarihinde öğretmeni ve ardından okul müdürü İbrahim Oktugan'la yaşadığı sorunlardan sonra okuldan atılmıştı.

Öğretmenleri ile sorun yaşadığı gerekçesiyle okuldan atılan Y.K., aradan geçen 5 ay sonra bugün sabah saatlerinde liseye gelerek okul müdürü İbrahim Oktugan'ı odasına girerek yanında getirdiği silahla vurmuştu.

Öğrenci polis ekipleri tarafından yakanırken, müdür tedavi edilmek üzere hastaneye kaldırılmıştı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan okul müdürü hayatını kaybetmişti.

Okul müdürü İbrahim Oktugan'ı silahla vurarak ölümüne neden olan 17 yaşındaki zanlı Y.K., Eyüpsultan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından olaydan sonra yakalanarak gözaltına alındı. Çocuk Büro Amirliğindeki işlemleri tamamlanan zanlı daha sonra adliyeye sevk edildi.

İstanbul Valisi Gül, 2024'ün ilk 4 aylık asayiş verilerini açıkladı

İstanbul Valisi Davut Gül, yılın ilk 4 ayında terör örgütlerine karşı yapılan 576 operasyonda 1256 şüphelinin yakalandığını, bunların 300'ünün tutuklandığını, 329 kişiye da adli kontrol tedbiri uygulandığını bildirdi

08.05.2024 12:51:00 / Güncelleme: 08.05.2024 13:01:11
AA
İstanbul Valisi Gül, 2024'ün ilk 4 aylık asayiş verilerini açıkladı
İstanbul Valisi Gül, 2024'ün ilk 4 aylık asayiş verilerini açıkladı

Gül, Hasdal'daki İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) Toplantı Salonu'nda düzenlediği programda, 2024 yılının ilk 4 aylık asayiş verilerini açıkladı.

İstanbul'un 16 milyona yaklaşan nüfusuyla dünyanın en büyük 15'inci metropolü olduğunu belirten Gül, şehirde 55 bin 792 emniyet, 7 bin 401 jandarma ve 1121 sahil güvenlik mensubu olmak üzere toplam 64 bin 314 personelle görev yaptıklarını, İstanbul'un ve Türkiye'nin huzuru için mesai mefhumu gözetmeden gece gündüz çalıştıklarını kaydetti.

Gül, kentteki terör olaylarıyla ilgili şu verileri paylaştı:

"Bu yılın ilk 4 ayında terör örgütlerine karşı yapılan 576 operasyonda 1256 şahıs yakalandı, 300 şahıs tutuklandı, 329 şahsa da adli kontrol tedbiri uygulandı. Bu operasyonların detaylarına baktığımızda PKK/KCK'ya karşı yapılan 158 operasyonda 261 şahıs yakalandı, 64 şahıs tutuklandı, 83 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı. FETÖ terör örgütüne karşı 220 operasyonda 352 şahıs yakalandı, 90 şahıs tutuklandı, 99 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı. Dini istismar eden terör örgütlerine karşı yapılan 137 operasyonda 465 şahıs yakalandı, 74 şahıs tutuklandı, 71 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı. Sol terör örgütlerine karşı yapılan 61 operasyonda 178 şahıs yakalandı, 72 şahıs tutuklandı, 76 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı."

Terörün finans kaynaklarını çökertmek için yapılan 65 operasyonda 132 şüphelinin yakalandığını belirten Gül, bunlardan 12'sinin tutuklandığını, 37'sine adli kontrol tedbiri uygulandığını söyledi.

Gül, bu operasyonlarda 247 bin 620 lira, 20 bin 968 dolar, 13 bin 880 euro ele geçirildiğini, yine bu kapsamda 1'i bombalı, 1'i silahlı olmak üzere DEAŞ tarafından planlanan 2 terör eyleminin engellendiğini bildirdi.

"24 organize suç örgütü çökertildi"

Vali Gül, organize suçlarla mücadele kapsamında yapılan 86 operasyonda 884 şüphelinin yakalandığını, 488'inin tutuklandığını, 242'sine adli kontrol tedbiri uygulandığını söyledi.

Bu operasyonlardaki iki önemli başlığa değinen Gül, şunları söyledi:

"İlki; 5'i ulusal, 4'ü bölgesel, 15'i yerel olmak üzere 24 organize suç örgütü çökertildi. 488 şahıs yakalandı, 283 şahıs tutuklandı, 123 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı. 9 uzun namlulu silah, 138 tabanca, 12 otomatik ve 12 av tüfeği olmak üzere toplam 171 silah ele geçirilmiştir. İkincisi, yasa dışı silah ticaretine yönelik yapılan 18 operasyonda, 7 silah atölyesi ele geçirildi, 106 şahıs yakalandı, 43 şahıs tutuklandı, 29 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı. 4 uzun namlulu silah, 1613 tabanca, 264 otomatik, 1 av tüfeği ve 134 kurusıkı olmak üzere toplam 2 bin 16 silah ele geçirilmiştir."

Gül, mali suçlarla mücadele kapsamında yapılan 184 operasyonda 667 şahsın yakalandığını, 218'inin tutuklandığını, 153 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandığını kaydetti.

Tefeciliğe yönelik 25 operasyonda 37 şüphelinin yakalandığını, 6'sının tutuklandığını, 5'ine adli kontrol tedbiri uygulandığını belirten Gül, nitelikli dolandırıcılığa yönelik 71 operasyonda 201 şahsın yakalandığını, 18'inin tutuklandığını, 31 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandığını aktardı. Gül, bu operasyonlar neticesinde yaklaşık 51 milyon 660 bin lira kamu zararının engellendiğini belirtti.

Kaçakçılık suçları ve uyuşturucuyla mücadele

İstanbul Valisi Gül, asayişe ilişkin ise "Kişilere karşı işlenen suçlar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 düştü, aydınlatma oranı yüzde 98 oldu. 'Katalog suçlar' olarak tabir edilen malvarlığına karşı suçlar ise önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21 düştü, aydınlatma oranı yüzde 76 olarak ölçüldü. Bu suçlardan en önemli 5'ine baktığımızda evden hırsızlıkta yüzde 38, iş yerinden hırsızlıkta yüzde 26, otodan hırsızlıkta yüzde 51, kapkaçta yüzde 45, yankesicilik yüzde 43 azalma meydana geldi." bilgisini paylaştı.

Asayişle ilgili uygulama verilerine bakıldığında 27 milyon 361 bin 562 şahsa Genel Bilgi Toplama (GBT) sorgusu yapıldığını, 3 milyon 906 bin 860 aracın sorgulandığını, 219 bin 562 araca cezai işlem uygulandığını kaydeden Gül, bu uygulamalarda 6 bin 602 silahın ele geçirildiğini, 18 bin 224'ü hapis cezalı, 48 bin 612'si gıyabi aranan olmak üzere toplam 66 bin 836 aranan şahsın bu dönemde yakalandığını söyledi.

Kaçakçılık suçlarıyla mücadele kapsamında düzenlenen 1074 operasyonda 1334 şüphelinin yakalandığını, bunların 18'inin tutuklandığını, 72'sine adli kontrol tedbiri uygulandığını aktaran Gül, başta akaryakıt olmak üzere alkollü içki, sigara, makaron, emtia ürünleri ve tarihi eserlerin kaçak yollarla piyasaya sürülmesinin engellendiğini, 890 milyon lira vergi kaybının önlendiğini belirtti.

Vali Davut Gül, uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla mücadele kapsamında yapılan operasyonlarda 24 bin 792 şahsın yakalandığını, 2 bin 262'sinin tutuklandığını, 1102 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandığını, 9 tona yakın uyuşturucu, 3 milyondan fazla hap, 2 milyon civarında sentetik ecza ele geçirildiğini söyledi.

Özellikle gençleri bu beladan uzak tutmak için 32 bin 44 okul çevresi denetimi yapıldığını ifade eden Gül, "En İyi Narkotik Polisi Anne Eğitimi" projesi kapsamında 108 binden fazla annenin bilgilendirildiğini dile getirdi.

"Ölümlü kaza oranlarımızda yüzde 7'lik bir düşüş oldu"

İstanbul Valisi Gül, 5 buçuk milyonu aşan kayıtlı araç sayısıyla İstanbul'un günün her saati trafiği yaşayan bir şehir olduğuna işaret ederek, akıcı ve güvenli bir trafiğin sağlanması için gece gündüz çalıştıklarını ve önlemler aldıklarını vurguladı.

Yılın ilk 4 ayında yapılan uygulamalarda 3 milyon 840 bine yakın aracın kontrol edildiğini aktaran Gül, "Hamdolsun, denetimlerimiz sayesinde ölümlü kaza oranlarımızda yüzde 7'lik bir düşüş oldu. Hedefimiz, bir insanımızı dahi kaybetmemek. Evlatlarımızın okul yolundaki güvenlikleri için denetimlerimize aralıksız devam ediyoruz. 2024 yılı 4 aylık dönemde 40 bin 18 servis aracı kontrol edildi. Trafik kurallarına uymayan, yasa dışı çakar taktığı tespit edilen 48 araca gereken işlemler uygulandı." diye konuştu.

Siber Güvenlik ekiplerinin internet yoluyla işlenen suçlara karşı çevrim içi güvenliğin sağlanması için amansız bir mücadele verdiğini belirten Gül, internet yoluyla dolandırıcılık, yasa dışı bahis, çocuk istismarına yönelik gerçekleştirilen 425 operasyonda 978 kişinin yakalandığını, bunların 471'nin tutuklandığını, terörle iltisaklı 498 hesap ve şahıs hakkında gerekli işlemler yapıldığını bildirdi.

Göçmen kaçakçılığıyla mücadele

Gül, İstanbul'da toplam 1 milyon 92 bin 697 yabancı bulunduğunu kaydederek, "Bu yılın ilk dört ayında göçmen kaçakçılığına yönelik 98 operasyonda 195 şahıs yakalandı, 75 şahıs tutuklandı, 71 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı. Dünyada bir ilk olan 103 mobil noktamızda Haziran (2023) ayından 1 Mart'a kadar 197 bin 555 yabancının kontrolleri gerçekleştirildi. 57 bin 745 düzensiz göçmen hakkında işlem yapıldı." bilgilerini paylaştı.

Şehrin huzuru, güvenliği ve esenliği için destekleriyle her daim yanlarında olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'ya ve tüm Bakanlık teşkilatına teşekkürlerini ileten Gül, gece gündüz demeden, üstün bir fedakarlıkla hizmet veren güvenlik güçlerine ve suçla mücadeleyi koordine eden mülki idare amirlerine de teşekkür etti.

Vali Gül, İstanbul'u daha güvenli bir şehir yapacaklarına yürekten inandıklarını, kentin ve Türkiye'nin huzuru için canla başla çalıştıklarını ve çalışmaya devam edeceklerini belirtti.

Eyüpsultan'da öğrencinin silahla vurduğu okul müdürünün yaşamını yitirmesi

İstanbul Valisi Gül, konuşmasının ardından, bir gazetecinin, Eyüpsultan'da yabancı uyruklu öğrenci tarafından silahla vurularak ağır yaralanan özel lisenin müdürünün hayatını kaybettiğini hatırlatarak, "Daha öncesinde de okullarda öğretmenlere ve yöneticilere yönelik saldırılar söz konusu. Bununla ilgili özel bir çalışma söz konusu mudur'" sorusunu yöneltmesi üzerine, şunları söyledi:

"Biraz önce açıkladığımız 4 aylık veriler bize suçla, suçluyla kararlı bir mücadeleden bahsettiğimizi ve bunu yaptığımızı gösteriyor. Dünkü hadisede tabii okul müdürümüzün hayatını kaybetmesi, böyle bir saldırının olması hepimizi çok derinden üzdü. Ama İstanbullular şunu biliyor, İstanbul'da 16 milyon insan yaşıyor ve her gün içimize, vicdanımıza sinmeyen birçok suçun işlendiğini görebiliyoruz. Önemli olan o suçların azalması, faili meçhul kalmaması ve cezalandırılması. Baktığımızda 4 aylık rakamlara bu kararlılığı görüyoruz. İstediğimiz, hiç kimsenin tasvip etmediği olaylarla bundan sonra da karşılaşabiliriz ama güvenlik kuvvetlerimiz, devlet, millet olarak herkes hem vicdani hem hukuki anlamda yapılması gereken neyse onları zaten yapıyor. Bu şehirde suç işleyenlerin, işledikleri suçların yanına kar kalmadığını görüyoruz. Bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edeceğiz."

Toplantıda İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, Vali Yardımcısı Hasan Gözen, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Yusuf Kenan Topcu, Sahil Güvenlik ve Marmara Boğazlar Komutanı Tuğamiral Tayfun Paşaoğlu, İl Göç Müdürü Vekili Hüseyin Kemal İlday da yer aldı.

LGS sınavına 25 gün kaldı

Milyonlarca öğrencinin gireceği LGS 2024 sınavı 2 Haziran'da yapılacak. 8. sınıf öğrencilerin liseye geçişini sağlayan bu sınavın giriş belgesi 24 Mayıs'tan itibaren okul müdürlükleri tarafından teslim edilecek. Az bir süre kalan LGS sınavı için uzmanlardan tavsiye istedik
08.05.2024 11:58:00
Fahri Fatih Özcan
LGS sınavına  25 gün kaldı
LGS sınavına  25 gün kaldı
Liselere Geçiş Sınavı (LGS), Türkiye'de 8. sınıf öğrencilerinin liseye geçişini sağlayan önemli bir sınav.

LGS 2024 sınavı 2 Haziran 2024 Pazar günü saat 09.30'da yapılacak.

LGS 2024 sınavına kaç öğrencinin katılacağına** dair kesin bir sayı vermek zor olsa da, her yıl bu sınava milyonlarca öğrenci katılıyor. 2023 LGS'ye 1 milyon 246 bin 465 öğrenci başvururken, sınava 1 milyon 30 bin 195 öğrenci girdi.

Sınav Kılavuzuna göre fotoğraflı sınav giriş belgesi, 24 Mayıs 2024'ten itibaren elektronik ortamda okul müdürlükleri tarafından mühürlenip onaylandıktan sonra öğrencilere teslim edilecek.


LGS sınavına nasıl çalışılır?


1 aydan az bir süre kalan LGS sınavlarına nasıl çalışılması gerektiğini sorduk. Uzmanlara göre öncelikle sessiz ve düzenli bir çalışma alanı oluşturulmalı. Dağınıklıktan kaçınılmalı ve gereksiz eşyalar kaldırılmalı.

Öğrenciler her dersten belirli günler ayırarak dengeli bir ders programı oluşturmalı. Verimli çalışmak için hedefler belirlenmeli.

Türkçe, matematik ve fen dersleri temel derslerdir. Bu derslerle çalışmaya başlanmalı.

LGS, öğrencilerin bilgi ve yeteneklerini ölçer. Mantık yürütme ve yorum yapma becerilerine odaklanılmalı.

Soru çözerek pratik yapılmalı. Geçmiş yılların sorularını çözmek büyük fayda sağlayacaktır. Ayrıca deneme sınavlarına katılmak gerekiyor.

Uzmanlar öğrencilere, kendinize hedefler koyun ve motivasyonunuzu yüksek tutun. Disiplinli bir çalışma düzeni oluşturun diyorlar.

Zorlandığınız dersleri ihmal etmeyin. Başarı duygusu için bu dersleri çalışın. Konu eksiklerinizi giderin. Soru çözerek pekiştirin. Ve kendinize inanın, hedeflerinize odaklanın.


LGS sonuçları ne zaman açıklanacak?


LGS 2024 sonuçlarının 26 Haziran tarihinde açıklanması bekleniyor. Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi web sitesi olan meb.gov.tr üzerinden sınav sonuçları sorgulama işlemi yapılabilir.

Öğrenciler ve veliler, sınav sonuçlarının açıklanma tarihini ve diğer önemli duyuruları bu resmi kaynak üzerinden takip edebilirler. Ayrıca, sonuçlar açıklandığında öğrencilere SMS yoluyla da bildirilecek. Tercih süreci de sınav sonuçlarının belli olmasından sonra başlayacak.

Öğrencilerin gelecekleri için en doğru kararları verebilmeleri için bu süreci dikkatle takip etmeleri önemli.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2024

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.