22 Eylül 2006 Cuma 00:00
371 Okunma
Orgeneral Başbuğ'un talebi
Kara Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ, görevi devraldıktan sonra ilk denetim ve inceleme gezisini 2. Ordu Bölgesi'ne yaptı. ~|~

Van'da, Hakkâri'de hem birlikleri denetledi hem de çarşı?pazar gezerek esnafla, vatandaşla sohbet etti. Valilikleri ziyaretlerinde de sorunlar hakkında bilgi aldı.
Org. Başbuğ bu temasları sırasında önemli mesajlar verdi. Bu mesajlar arasında üzerinde özenle durduğu konulardan biri Diyarbakır'da, termosun içine yerleştirilmiş bombanın patlamasıyla 8'i çocuk 10 kişinin ölümüne ve 17 kişinin yaralanmasına yol açan olaydı.

Bu olay Diyarbakır'da geniş katılımlı bir yürüyüşle protesto edildi; faillerin ve arkasındaki güçlerin bulunması istendi. PKK çizgisine yakın kuruluşlar ve yayın organları patlamanın "devlet işi" olduğu yönünde yorum ve yayınlar yaptılar. Emniyet Genel Müdürlüğü ise bomba düzeneğinin PKK'nın daha önceki olaylarda da kullandığı düzeneğe benzediğini açıkladı.

Kim yaptı?
Kara Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ'un valilik ziyareti sırasında bu olayla ilgili olarak yaptığı konuşma dikkat çekiciydi.
Org. Başbuğ 10 masum insanın ölümüne yol açan bu eylemle ilgili olarak şöyle dedi:
"10 çocuğun ölümüne yol açan bu olayı lanetliyoruz. Bu olayın faillerini devlet ortaya çıkarsın. Bunu istiyoruz. Bunu bekliyoruz."
Org. Başbuğ, konuşmasında bir talebini daha seslendirdi:
"Güvenlikten sorumlu makamların dışında bütün mülki amirlerden rica ediyorum, kanunları tam uygulasınlar."

Her suçun failini bulmak hukuk devleti için elbette önemlidir. Terör eylemlerinin faillerini bulmak, bu eylemleri aydınlatmak hukuk devletinin görevi. Emniyetiyle, adliyesiyle Diyarbakır olayının aydınlatılması; bu tür eylemlerin nasıl ve kimler tarafından propaganda malzemesi olarak kullanıldığının anlaşılması bakımından büyük önem taşıyor.
Org. Başbuğ'un, mülki amirler başta olmak üzere, yürütme ve yargı erkinden bu olayın aydınlatılmasını ısrarla talep ediyor.
Önemli olan bir yön de şu:
Olayın failleri kanıtlarıyla ortaya çıkarıldığında Diyarbakır'da protesto yürüyüşünü organize eden kişi ve kuruluşların da tüm Türkiye'yle birlikte lanetlemeye devam etmeleri...

Son durak

Org. Başbuğ'un terörle mücadele konusunda yaptığı konuşmadaki mesajları da olayın siyasi yönleri açısından anlamlıydı.
Kara Kuvvetleri Komutanı, terör örgütüyle, son terörist yok edilinceye kadar mücadele edileceğini, bunun dışındaki hareket tarzının terör örgütüne verilmiş taviz sayılacağını söyledi.
Bu sözler, siyasi, veya diğer bir deyişle, askeri seçenek dışındaki yöntemleri öne alan arayışların gündemde olduğu bugünlerde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tutumunu yansıtması açısından önem taşıyor.
Terör örgütünün finansman kaynaklarını kesmek, bürolarını kapatmak gibi girişimlerin örgütü tümüyle ortadan kaldıracağına Ankara inanmıyor. Ancak bu yöndeki girişimleri de olumlu adım olarak görüyor.

Devir teslimdeki mesaj

Bu gelişmeler yaşanırken, anımsanması gereken bir diğer mesaj da, Org. Başbuğ'un görevi devralırken yaptığı konuşmada çizdiği sınır. Org. Başbuğ şöyle demişti:
"Türkiye Cumhuriyeti, kültürel farklılıklara saygılıdır. Türkiye Cumhuriyeti kültürel alanda/bireysel kalmak ve ulus devlet yapısına zarar vermemek şartıyla kültürel zenginliklerin yaşaması için gerekli düzenlemeleri gerçekleştirmiştir, uygulamalar devam etmektedir."
İlker Paşa, bunun ötesinde siyasal nitelikli düzenleme yapılmasının beklenemeyeceğini de eklemişti.
Devlet, duracağı yeri belirlemiş görünüyor.

Fikret Bila
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100