05 Aralık 2006 Salı 00:00
270 Okunma
Ortadoğu'yu bölme planı tam gaz
Irak'ta Sünnilerle Şiiler çatışırken, Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan da İran ve Şii destekçilerine karşı bir Sünni ittifakı kurmaya başladı. Öyle görünüyor ki, Bush yönetiminin bölgeyi mezhepler üzerinden bölmeyi amaçlayan planı, tam da istendiği gibi işlemeye başladı ~|~

Arap bölgesi zihinlerde canlandığı gibi Araplarla İsrailliler arasında değil, maalesef Şii Araplarla Sünni Araplar arasında çıkacak bir bölgesel mezhep savaşının eşiğinde duruyor. Yani, Mısır, Suudi Arabistan ve Ürdün liderliğindeki Sünni Araplarla, İran ve onunla ittifak halindeki Şii Arap ve Sünniler, özellikle de Suriye, Filistin'deki Hamas ve Lübnan'daki Hizbullah arasında...

ABD yönetimi Irak'ta yol açtığı mezhep savaşını rejimler düzeyinde bölgenin geneline yaymak istiyor.
ABD, Irak'taki projesinin başarısızlığına kılıf bulmak ve İran'a karşı beklenen savaşına Sünni Arap desteği sağlamak için, Irak'taki bu mezhep çatışmasının arkasında durdu.
İran'la yeni savaşın amacı bu ülkeyi caydırmak; veya daha güzel bir ifadeyle, Tahran'ın Körfez'deki petrol yatakları üzerinde hegemonya kurmaya yönelik Amerikan emellerini tehdit eden nükleer programını yerle bir etmek. Bu çıkarımı destekleyen bir dizi gösterge var:

Şii karşıtı açıklamalar artıyor
Birincisi, Kahire'nin kapılarını Iraklı Sünni parti ve gruplara ardına kadar açması ve Irak'taki Müslüman âlimler heyeti başkanı Şeyh Haris Ed Dari'ye uzun bir bekleyişten sonra Mısırlı gazeteciler sendikasında basın toplantısı düzenleme izni vermesi. Ed Dari bu toplantıda açıkça, halihazırdaki Irak hükümetini mezhep ayrımcılığı ve Sünnileri öldürmeyi hedefleyen milislerle işbirliği yapmakla suçladı. Oysa Mısır hükümeti bugüne dek Irak'taki Amerikan projesinin yanındaydı ve bu projeden doğmuş hükümetin en ateşli destekçilerindendi.

İkincisi, Suudi Arabistan'ın tutumunda büyük bir değişim yaşandı. Suudi hükümetinin güvenlik danışmanı Nevaf Abid, Amerikan yönetimine yakın olan Washington Post gazetesinde yayımlanan makalesinde, 'ülkesinin İran destekli Şii milislerin Irak'taki Sünni Müslümanları öldürmesini engellemek için para, silah ve petrol kullanarak Irak'a gireceğini' ifade etti. Kendi arzusuyla konuşmayan Abid, 'Iraklı Sünnilerin öldürülmesini göz ardı etmenin Suudi Arabistan'ın baz aldığı ilkelerin devre dışı bırakılması anlamına geleceğini ve Suudi Arabistan'ın Sünni Arap dünyasındaki merkezi konumuna son vereceğini' belirtip, 'Suudi Arabistan'ın Irak'a müdahalesinin bölgesel savaşı körüklemek dahil büyük tehlikeler içereceğini' itiraf etti.
Üçüncüsü, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Stephen Hadley'nin Maliki hükümetinin Irak'taki şartları kontrol edecek güce sahip olmadığını teyit etmesi ve bu açıklamaların Başkan George W. Bush'la Irak Başbakanı Nuri El Maliki arasındaki zirve öncesi yapılması.

Dördüncüsü, Mısır?Suudi Arabistan?Ürdün üçgeninin, Arap vatanının birçok yerindeki, özellikle de Suriye, Lübnan ve Mağrip ülkelerindeki Sünnilerin hızla 'Şiileştirilmesi' operasyonlarına yönelik endişelerine dair sızan haberler. Reuters haber ajansı önceki gün isim vermeden, Ürdün'de önde gelen bir Arap liderin bu konuya dair derin endişesini aktardı.

Son olarak, Ürdün kralı Abdullah, Bush ve Maliki'nin Amman'da yapacağı üçlü görüşme sadece Ürdün ve ABD liderleriyle sınırlı kaldı; Maliki, Kral Abdullah'ın Amerikalı misafiri için verdiği resmi akşam yemeğine de çağrılmadı.
Peki, Sünni Ürdün?Suudi?Mısır ekseni, ABD'nin işgal projesine ve seçilmiş Irak hükümetine verdiği desteği neden sürpriz bir biçimde çekti? İki yorum var. İlki ABD'nin bu yeni Sünni eğilimini desteklemesi ve teşvik etmesi ki, bu yorum baskın geliyor. İkincisine göre, bu ülkeler derin uykularından uyanmış ve Irak'tan önce kendilerini kurtarmak için bölgedeki ABD politikalarına isyan bayrağı çekme kararı almış olabilir ki, bu da zayıf bir ihtimal.

Suudi Arabistan'ın tutum değişikliğinin ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin geçen hafta Riyad'a yaptığı sürpriz ziyaret sonrası gelmesi dikkat çekiyor. Birçok gözlemci ziyaretin Irak ve İran bağlamında bölgede yaşanan hareketlenmenin temellerini oluşturduğu görüşünde.
Abid'in Suudi hükümetinin Sünni liderleri özellikle de Irak direnişinin belkemiği olan eski Baaşçıları desteklemesi, İran yanlısı milislerle savaşılması için Sünni tugaylar kurulması ve petrol fiyatlarını düşürmek için fazla petrol ihraç edilmesi, ki bu seçenek İran'ın Iraklı Şii milisleri finanse etmesini zora sokar, gibi üç seçenekten bahsetmesi ve tehditkâr bir dil kullanması, Suudi tutumunun benzeri görülmemiş biçimde değiştiğini gösteriyor

Abdulbari Atwan Radikal
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100