17 Aralık 2013 Salı 12:05
2137 Okunma
Osmanlı’nın ‘gizli’ misyoner raporu
YENİ MESAJ / İSTANBUL 
Tarihçi yazar Dr. Ahmet Uçar tarafından “İslam Dünyasında Misyoner Orduları” ismiyle yayınlanan kitapta, İslam dünyasında misyonerlerce yürütülen, özellikle de kadınlara, gençlere ve yardıma muhtaç çeşitli sosyal kesimlere yönelik faaliyetleri belge ve hatıralara dayalı olarak ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. Kitapta, Osmanlı Devleti Dışişleri Bakanlığı’na 23 Ekim 1917’de arz edilen ayrıntılı bir misyoner raporu yer alıyor. O raporda Protestan misyonerlerin dünyadaki gücü şöyle anlatılıyor: “Çok büyük miktarda para harcayan söz konusu misyoner cemiyetleri bu devirde yarısı İslam topraklarında olmak üzere dünyada 124 bin 373 misyoner tarafından idare edilen, 3 bin 838’i ana ve 34 bin 719’u yardımcı merkez olmak üzere 38 bin 557 misyonerlik merkezine sahiplerdir. Misyonerlere bağlı olarak dünya üzerinde 86 üniversite ve kolej, 522 öğretmen ve ruhban mektebi, bin 714 yüksekokul, 30 bin 185 ilkokul ve 28 bin 952 pazar günlerine mahsus olmak üzere pazar okulu bulunmaktadır. Bu okullar 412 bin 44 profesör, öğretmen ve yardımcı öğretmen tarafından idare olunmakta ve buralara bir milyon 478 bin 193 talebe devam etmektedir. Bunların dışında misyoner cemiyetleri 576 hastane, bin 77 klinik, 3 yardım müessesesi ve hastabakıcı kadınlar yetiştirmek üzere 98 mektebe sahiptir.”
İşe ‘müstehab’dan başladılar 
Misyonerlere göre bir Müslümanı Hıristiyan yapmak zordu. Onun için önce dinsizleştirmek, sonra da Hıristiyanlaştırmak gerekiyordu. Bunu yaparken dini öne çıkarmadan faaliyet göstermek; gençlik, kadın hakları, eğitim, sağlık, sosyal yardım, eğlence, spor vb. faaliyetler kullanılarak, hatta onlar istismar edilerek çalışmak gerekiyordu. Protestan misyonerlerin lideri Yahudi asıllı Amerikalı Misyoner Samuel Zwemer misyonerlere şu taktiği veriyor: “Müslümanlara İslamiyet’ten vazgeçmelerini söylersek bunu asla yapmazlar. Bunun yerine onlara İslamiyet’in çok büyük ve muhteşem bir din olduğunu, mücevher yüklü büyük bir gemiye benzediğini ancak geminin yükün ağırlığı nedeni ile su almaya ve batmaya başladığını söylemeliyiz. Onlara geminin yükünü sahile çıkarabilmesi için önemli gözükmeyen bazı yüklerini denize atmaları gerektiğini telkin etmeliyiz. Mübah ve müstehabdan başlamalı, sünnetle devam etmeli, sonra da vacip ve farz geminin tüm yüklerini attırmalıyız. Gemi karşıya geçse de boş geçmeli.” 
Doktorluk misyonerlik 
için ideal meslek
Kitapta misyoner doktorların,  misyonerlerin asıl öncüsü olarak kabul edildiği vurgulanıyor. Osmanlı döneminde misyonerler, faaliyetleriyle özellikle Maraş ve İstanbul’da birçok genci Hıristiyanlaştırdı. Ayrıca meşhur Şâir Tevfik Fikret’in oğlu Haluk ve Ahmed Cevdet Paşa’nın torunu İsmet, Hıristiyan olmakla kalmamış; biri papaz, diğeri de rahibe olarak Hıristiyanlığın hizmetine girmişlerdi. Misyonerler, iki yüzyıldır uyguladıkları yöntemleri bugün de uyguluyor.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100