Bu haber kez okundu.

Osmanlı'nın son günleri gibi
Osmanlı'nın son dönem tarihi, bir yönüyle 'konferanslar tarihidir'. O zaman da tıpkı bugün olduğu gibi perde arkasında süper güçler vardı.                   A.ERİMHAN'ın yazısı... ~|~






Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönem tarihi bir yönüyle "konferanslar tarihidir".
Devleti parçalamayı kafasına koymuş İngiltere, Fransa veya Rusya ülkeden koparmayı kafalarına koydukları bir milleti önce tahrik eder, sonra isyana kalkıştırır, ardından da İstanbul'a ölümlerden ölüm beğen dercesine şunu söylerdi:
"Ya bir konferans toplarsın ya da soruna askeri çözüm aramaya kalkışırsan karşında beni bulursun!"
Ömrünün son demlerindeki zavallı payitaht buna fazla direnemez, büyük güçlerin konferans teklifini kabul ederdi. Hatta belki insafa gelirler umudu ile de konferansı isteyen ülkenin işaret ettiği bir ismi sadrazam olarak atardı.
Toplanacak konferansta neler olacağı malum... Zaten fitili çekilmiş fiili durum birkaç hafta içinde Osmanlı'ya kabul ettirilir, konferans konusunu oluşturan ülke veya millet bağımsızlığa kavuşurdu.
En son Sevr'de ?ki o da bir konferanstı? Osmanlı'nın toptan ipini çekmişlerdi.
Şimdi bunu durduk yerde niye anlattığımı anlamışsınızdır.
İkidir İstanbul'da konferanslar tertip ediliyor. Önce sözde Ermeni soykırımını İstanbul'a taşıdılar. Sonra da Kürt konferansını...

Konferansların özellikleri aynı
İki konferansın ortak özelliği "ülkeden toprak talebi olan meseleler" olmasıydı. Hani şu kırmızı çizgiye dahil olan meseleler.
Bilmiyoruz, İstanbul'da düzenlenen bu konferanslar Osmanlı'nın son dönemindeki gibi sonuçlar oluşturacak mı? Ama aynı özellikleri taşıdıklarından hiç şüpheniz olmasın!
Her iki konferansın da arkasında, tıpkı Osmanlı'nın son dönemindeki konferanslarda olduğu gibi dönemin süper güçleri var.
Yani ne Kürt ne de Ermeni konferansı gerçekte ülkenin kendi senaryosu dahilinde yaptığı bir şey! İkisinin de arkasında süper güç(ler) var!
Hatta sadrazam?başbakan denklemi de epeyce manidar.
O günlerde İngilizlerin, Fransızların, Rusların istediği isimler sadrazam olarak atanıyordu. Bilmiyoruz şimdiki durumun bir farkı var mı?


Adresler aynı yeri gösteriyor
İşin bir başka boyutu da şu:
Hem Ermeni, hem de Kürt konferansını düzenleyen adres aynı. Bilgi Üniversitesi... Soroz çizgisinin Türkiye temsilciliğine soyunmuş turuncu kadronun buluşma mekanı!
Katılımcılar evlere şenlik...Gayri milli takım sahada anlayacağınız!
Zaman gazetesi yazarları, Yeni Şafak gazetesi yazarları, bilumum sabetayist kökenliler ve de malum liberal adresler.
Bunlar biraraya geliyorlar, körler sağırlar birbirini ağırlıyor ve sonuçta Amerika'nın heybesine sığınarak bombayı Türkiye'nin önün koyuyorlar!
Emin olun, bunların Sevr Konferansını düzenleyenlerden hiçbir farkı yok!
Mekan, kafa, mantık, hedef aynı!
20. yüzyılın başlarında eksik kalan hedefi, bu yüzyılın başlarında gerçekleştirmeye çalışıyorlar!
PKK'nın bittiği noktada onlara cansuyu üflemek!

Ermeni devleti açlıktan nüfusunun neredeyse tamamını göç edecekken sınırı açtırıp, bu ülkeyi Türkiye'den gidecek yiyecek kamyonlarıyla doyurmak!
Ve de bu soykırım veya toprak taleplerini Ankara'ya hazmettirmek!
Bu yaygaracıların akıllarına ne hikmetse Hocali katliamı mesela gelmez! Mesela Irak'ta neredeyse soylarına kibrit suyu dökülen Türkmenler gelmez!
Ama onları anlıyoruz.
Çünkü onlar, misyonlarını icra ediyorlar!

Ahmet ERİMHAN / aerimhan@yenimesaj.com.tr

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100