22 Aralık 2003 Pazartesi 00:00
168 Okunma
Özürlüler Avrupa'da da mağdur
Herkesin başına gelebilir ve aniden hayatımızın akışı temelden değişir. Gerçi 1994'te Alman Anayasası'nda yapılan değişiklik, kimsenin özürlü olması nedeniyle ayrımcılığa uğrayamayacağını öngörüyor, ama gerçek hiç de öyle değil. Özürlülerin toplumsal yaşama daha aktif katılımına yönelik onca programa rağmen günlük yaşamda pekçok engelle karşılaşmalarının önü alınamıyor.

Avrupa özürlüyü düşünmüyor

Kanada ve Avustralya gibi ülkelerde kamu binaları ve kamu ulaşım araçları her açıdan özürlüler dikkate alınarak donatılmış. Almanya ve Avrupa ise henüz bu ülkelerdeki standartlara ulaşmaktan çok uzak. Ama en önemli sorun, sakatlara acıyarak bakan, onların ancak hafif işlerde çalışabileceği önyargısıyla hareket eden insanların kafalarındaki engeller. Sakat olan insanlar bugün Almanya'da hala kabul edilme savaşı veriyor. Daha fazla ilgi ve eşitlik bekliyor.

Hala bir ayrımcılıkla mücadele yasasının yaşama geçirilmemiş olmasının eksikliğini hissediliyor. Federal Alman Hükümeti bu yasayı çıkar~|~ma vaadini bu yıl da yerine getirmedi. Oysa Almanya'da bugün yaklaşık 7 milyon kadın, erkek ve çocuk özürlü insan yaşıyor. Yani nüfusun yüzde 10'u özürlü. Bunlardan sadece yüzde 4,5'u doğustan sakat. Çoğunluğu sonradan geçirilen kazalar yüzünden sakat kalanlar oluşturuyor.

Reformlar yaşama geçirilmedi

Avrupa'daki tüm özürlüler aynı haklara sahip kılınmanın yanı sıra yükümlülükleri de eşit olmalı.Yeni bir yaşam kalitesi ancak bu sayede yakalanabilir. Ne var ki 2003 Avrupa Özürlüler Yılı'nın insanları bu yönde harekete geçirdiğini söylemek zor.

Sosyal alanda, sağlık alanında özürlülerin hareket serbestisini arttıracak reformlar yaşama geçirilmedi. Sakat, kronik hasta çocukları olan ailelerin durumu düzelmedi. Bu aileler yoksulluk sınırında yaşam mücadelesi vermeyi sürdürüyorlar. Hala sakat oldukları için insanlar restoranlara alınmıyor, bankalarda, sigorta şirketlerinde, turizm acentalarında ayrımcılığa uğruyor, evsahipleri özürlü kiracı istemiyor.

Tüm insanların, aralarındaki farklılıklarına rağmen birlikte yaşamalarının doğal karşılandığı bir toplumsal bilinci zihinlere kazımak için 2003 Avrupa Özürlüler Yılı da yetmedi. Halbuki insanca bir toplumda, özürlülerin bu topluma uyumlarına yardımcı olmanın seçeneği olamaz. Bunun için manen ve maddeten tüm imkanların seferber edilmesi şarttır.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100