04 Aralık 2013 Çarşamba 00:05
1522 Okunma
Paha biçilmez halılar burada
Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı İstanbul Halı Müzesi, ilk olarak 13 Nisan 1979'da Sultanahmet Camii Hünkar Kasrı'nda ziyarete açıldı. Müdürlüğün müzelerini yeniden yapılandırma projesi kapsamında kasrın mekan olarak halı sergisine uygun olmaması nedeniyle müzenin Ayasofya İmaret binasında açılmasına karar verildi.

Ayasofya İmareti, Ayasofya'nın kuzeydoğu tarafına 1742-1743'te, dönemin padişahı I. Mahmut tarafından inşaa ettirildi. İmaretin doğusunda, Topkapı Sarayı'nın ön giriş kapısı, güneydoğusunda III. Ahmet Çeşmesi, imaret avlusu ile Ayasofya arasında ise Bizans yapısı olan Hazine Dairesi bulunuyor. Yuvarlak ve üstü kubbeli bu yapının, bazı araştırmacı ve tarihçilere göre IV. yüzyıl bazı araştırmacılara göre V. ve VI. yüzyılda yapıldığı ileri sürülüyor. Yapı, I. Mahmut döneminden itibaren ağırlıklı olarak imaretin erzak-kiler deposu olarak kullanıldı ve bu işlevini XIX. yüzyılın son çeyreğine kadar sürdürdü. Bu dönemden sonra bir süre arşiv binası olarak hizmet verdi.  

İmaret binası, 1777, 1871, 1884, 1893'te onarım gördü, 1920'den sonra Vakıflar Baş Müdürlüğü arşiv deposu ve akabinde kurşun atölyesi olarak kullanıldı. 2006-2007 yıllarında kapsamlı bir restorasyonu, 2010'da ise "Müze Teşhir Tanzim Uygulaması" yaptırılarak, Halı Müzesi olarak işlevlendirilen imaret binasi için yaklaşık 4 milyon 500 bin lira harcama yapıldı.

Müzede, eserlerin korunması, tanıtılması ve gelecek nesillere en iyi şekilde aktarılması amacıyla müzecilik kriterlerine uygun lamine güvenlik camlı, şifreli elektronik panelli, elektronik sürgü açılımlı duvar tipi modüler vitrinler, müze standartlarına uygun aydınlatma, nem ayarlayıcı sistemler, ısıtma ve soğutma sistemleri ile dokunmatik ekranlı kiosklar kullanıldı.

Dünyanın en zengin halı koleksiyonu 

Dünyanın en zengin halı koleksiyonlarından birine sahip "Vakıflar Halı Müzesi Koleksiyonu", Selçuklu ve Osmanlı döneminde eski bir İslam geleneği ile camilere, türbe ve külliyelere bağışlanan tarihi ve sanatsal değere sahip halılardan oluşuyor. Halı ve kilim bağışları, vakfeden ya da ölen kişinin sevap kazanması için yapılan dini amaçlı bağışlar olduğundan zerafet, estetik ve sanatsal özellikleriyle ayrı bir değer taşıyor.

Kendi yörelerine özgü desenler ile Anadolu'nun çeşitli dokuma merkezlerinde 14. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar dokunan en nadide halı ve halı seccadeler ile İran ve Kafkas halıları, müze koleksiyonunda yer alıyor. Koleksiyonda, 394 tarihi halı, 412 etütlük halı olmak üzere 806 eser bulunuyor. 2006-2010'da 506 tarihi ve etütlük nitelikteki halı ve 112 kilimin temizlik işlemleri ile 105 halı ve 61 kilimin konservasyonu yaptırıldı.
Koleksiyonun en nadide eserlerinden seçilen 46 halı ve seccade, kronolojik sırayla ve desen gruplarına göre uygun olarak 3 galeride sergileniyor. Birinci galeride; Anadolu Selçuklu, beylikler dönemi ve sonrasına ait Anadolu'da dokunan halılar, ikinci galeride; Osmanlı dönemine ait Orta ve Doğu Anadolu halıları ve seccadeleri, üçüncü galeride ise Uşak yöresine ait büyük boyutlu halı örnekleri ile saf halı seccadeler sergisine yer veriliyor. AA
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100