25 Şubat 2007 Pazar 00:00
291 Okunma
Pankürdist söylemler
Güneri Civaoğlu, Türkiye'nin Irak politikasındaki çıkmazlarını analiz ediyor ~|~ Diyarbakır DTP İl Başkanı İbrahim Aydoğdu, "konuştu..." Tutuklandı. Şu andan itibaren yargı süreci başlamıştır.
Yargıyı etkileme olasılığı bulunan "içerik" yorumları yapmayacağım. Kınamakla yetiniyorum. Ama... "konuşan" değil, "konuşturan" daha önemli. Ne yazık ki...
Onun söylemlerinin arkasında, Kuzey Irak'taki ABD himayeli yönetim var.
1991 sonrası "çekiç güç" ile başlayan ve sürdürülen güvenlik örtüsü altında bu tür konuşmaların yapılabileceği, tavırların konacağı bir coğrafya oluştu. Ankara'nın kırmızı çizgilerinin, teğele ve açık pembeye dönüştüğü bir sürecin sonlarındayız.
Dünkü Milli Güvenlik Kurulu toplantısı da bu gerçeğin ışığında görülmeli.
Stratejik kopmama
Prof. Ümit Özdağ'ın imzasını taşıyan, "Kerkük Krizi ve Türkiye'nin Irak Politikası" başlıklı rapor, bir deniz feneri gibi hem karanlıkları aydınlatıyor, hem de kayalıklar için uyarıyor.
Bu araştırmada "Türk?Amerikan ilişkileri, Soğuk Savaş sonrasında K. Irak merkezli sürekli bir kriz döneminden geçmektedir" saptamasından sonra, iki ülke arasında imzalanan son stratejik ortaklık belgesi "stratejik kopmama" belgesi olarak adlandırılıyor.
Kuzey Irak Kürtleri, son Irak savaşından bu yana ABD'nin "stratejik ortağı..." Türkiye ise, "stratejik kopmama" tahammül çizgisinde. Prof. Özdağ'a göre, her iki taraf da birbirlerini "tehdit" algılamasıyla görüyor. Bilinçaltlarında "güvenmezlik" var.
Amerikan Hava Kuvvetleri tarafından çıkarılan "Parameters" dergisinin 2006 yaz sayısında Robert M. Hickok "Yükselen Hegemon" başlıklı yazısında; "Türk ordusu güçlendikçe, Türkiye'nin güvenilmez bir ortak haline geldiğini" öne sürüyor.
Kontrollü kriz
Çuval krizi bir dönüm noktasıdır. Sabrın sınanmasıdır. Bu kırılma noktasından sonra, ABD'nin, kırmızı çizgileri pembeye dönüştürme süreci hız kazanmıştır.
Özdağ'dan birkaç not:
? PKK'nın kurduğu partinin Kuzey Irak'ta seçimlere girmesi engellenmemiştir.
? Kerkük'e yerleştirilen 300 bin göçmene seçim kartı dağıtılmış, onlara konut yapılması için ABD, Barzani yönetimine kredi açmıştır. (Bunların müteahhitleri hangi ülkedendir dersiniz?..)
? Kerkük'teki Amerikan birlikleri Bağdat'a geri çekilmiştir, Musul'da yerleşik olan ve peşmergelerden oluşan 8. Irak Tugayı Kerkük'e kaydırılmıştır.
? Peşmergeler, Kerkük'ün askeri denetimini ele almıştır.
? Türkmenlerin çoğunlukta olduğu Telafer'de sivil başına kullanılan Amerikan askeri sayısı Bağdat'takinden 10 kat fazladır.
Şu ana kadar kırmızı çizgilerin pembeye dönüştürülme süreci, ABD'nin "kontrollü kriz" politikası gereğidir.
Böyle sürerse, nereye kadar varacak? Veya... Türkiye, ABD'nin "kontrollü kriz" politikasını kıracak, "kontrol dışı" bir çıkış ya da çıkışlar yaparsa, acaba bu ezberi bozarak karşılıklı saygıya dayalı yeni bir denge oluşturacak mı?
Yoksa... Bir başka formül var mı? "Bunun böyle gitmeyeceği" kesin. Bakınız... Türkiye'nin insanlarını, milyonlarını karşı karşıya getirmeyi amaçlayan tezgâhlar, söylemlere yansımaya başladı

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100