13 Şubat 2006 Pazartesi 00:00
890 Okunma
Papaz'ın gizli dünyası!..
Bizdeki hangi din ve mezhebe bağlı olduklarını tam bilemediğimiz bazı kişilerin ardından methiyeler dizdiği papaz, meğer bütün vatan sathını hedef seçmiş. M.KARABACAK'ın yazısı... ~|~



Dünya Katoliklerinin yanında bizdeki hangi din ve hangi mezhebe bağlı olduklarını tam bilemediğimiz bazı kişilerin ardından methiyeler dizdiği papaz, meğer bütün vatan sathını hedef seçmiş bir misyonerlik faaliyeti içindeymiş.
Dünkü yazımda papaz Santore'nin ne kendisini ne de öldürülüşünün sıradan olmadığını yazmıştım. Ya da yazmaya çalışmıştım. Bu sıradan bir cinayet olayı olmayabilir. Bir iç hesaplaşma da olabilir. Ya da bu topraklar üzerinde hesabı olan başka birilerinin hesaplaşması da olabilir.
Hani şu misal, unlar hacı dayının ama kavgayı fareler yapar.
Toprak kıymetli olunca kavgalar da çok yönlü olur.
Bu ülke bu tip olaylara pek de yabancı değil.
Bu tip senaryolara da yabancı değil.
Asıl faili gizlemek için misyon sahibi birleri hayali failler üretir.

Sorgulama başlamadan bu işi falancı yapmış diye manşet atan gazete sahiplerine ve aynı manada hedef şaşırtan kimi köşe yazarlarına bunu sormak daha iyi olur.
Nasıl olsa ülkede, rahmetli Necip Fazıl'ın Reis Bey isimli oyununda geçen bir sahne de olduğu gibi, "ABD'de işlenmiş bir suçu sen mi yaptın dendiğinde 'evet ben yaptım' diyecek" birileri var. Bunca faili meçhul olay niye ülkede havada kalıyor sizce?
Ben vaktinde okuyamadığım için, herkesi kendim gibi düşünür ve okumamıştır diye söz konusu yazıyı yayınlarım.
Daha önce okumadıysanız okuyun. Okuduysanız es geçin.

İşte konuyla ilgili gazete haberi.
"Trabzon'da çocuk yaştaki bir kişinin kurşunlarına hedef olan İtalyan papaz Santore'nin bir ayağı da Şanlıurfa'da ortaya çıktı. Papazın misyonerlik faaliyetleri için bölgede 25 bin YTL'ye geniş bir ev kiraladığı belirlendi. Trabzon'da görev yapmasına rağmen dönem dönem Şanlıurfa'daki eve giden papazın çevredeki illeri dolaşıp yandaş toplamaya çalıştığı öğrenildi.
Şanlıurfa'da 2000 yılında geniş bir ev kiralayan Santore'nin zaman zaman bölgeye gidip, Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Siirt ve Batman gibi kentleri gezdiği ve misyonerlik faaliyetlerinde bulunduğu ifade edildi. Santore'nin Şanlıurfa'da kiraladığı evin ücretini peşin olarak ödediği elektrik ve su faturalarını da Urfa'da Faik Toprak adındaki bir kişiye ödettiği öğrenildi.
Sık sık Şanlıurfa'ya giden papaz Santore'nin kiraladığı evde toplantılar düzenlediği ve misyonerlik faaliyetlerinde bulunduğu ifade ediliyor. Ev kirası olarak 25 bin YTL'yi peşin olarak ödeyen Santore'nin, evin tamamını satın almak için pazarlıklarda bulunduğu da edinilen bilgiler arasında.

Santore'nin misyonerlik faaliyetleri için tuttuğu ev, Şanlıurfa'nın Su Meydanı, Gülizar Konukevi'yle aynı sıradaki İtfaiye Sokak 76 nolu adreste bulunuyor. Evin bakım işlerini ise Faik Toprak isimli bir vatandaşın yaptığı ortaya çıktı. 6 yıldır evin kira, elektrik ve su faturalarını yatırdığı belirtilen Toprak'ın bir halıcının yanında çalıştığı öğrenildi.
Papaz öldürülmeden bir gün önce telefonda konuşup su ve elektrik parası istediğini belirten Faik Toprak, Papaz Santore'nin zaman zaman bölgeye gelip evde kaldığı ve bazı illerde dolaştığını dile getirdi. Toprak, "Şüpheli davranışları vardı. Mardin ve Diyarbakır'a giderdi. Çevredeki insanlar da misyonerlik faaliyetleri var şeklinde bana takılıyorlardı" diye konuştu.
Papazın kendisine "Türklerin işleri pek iyi değil, beğenmiyoruz; bakalım senin işini beğenecek miyiz" dediğini kaydeden Toprak, "Evi 2000 yılında 5 yıllığına 25 bin YTL vererek kiraladılar. Ben elektrik, su ve telefon faturalarını yatırıyor ve hizmetlerine bakıyordum. Yemeklerini genelde dışarıda yiyorlardı. Evde yemek yediklerinde makarna yemeyi tercih ediyorlardı. Şanlıurfa'nın Tırfındır Mahallesi'ndeki dostlarıyla görüşüyorlardı. Kim olduklarını bilmiyorum. Bazen Harran'a gidiyorlardı. Şanlıurfa'da yaşayan fakirlere soba alıp yardım ettiklerini gördüm. Şanlıurfa'dan Mardin'e gidiyorlardı. Yanlarında kız kardeşi Milenyum ve rahip Piero ile geliyorlardı. Mersin'den Roberto ise kendilerini Şanlıurfa'ya ilk getiren kişi olmuştu. Aylıklarımı banka şubesine gönderiyorlardı.
Ölmeden bir gün önce Santore'yle telefonda görüştüğünü bildiren Toprak, ödediği fatura paralarını ve maaşını istediğini, Santore'nin ise "Yakında Urfa'ya geliyorum. O zaman getireceğim" şeklinde kendisine cevap verdiğini söyledi. Santore'nin kirası biten evi satın almak istediğini ev sahibinin 200 bin YTL istediğini Santore'nin ise 120 bin YTL teklif ettiğini belirtti. Urfa'daki evin ortaya çıkmasının ardından Santore'nin başka hangi illerde ev kiraladığı ve ne tür faaliyetlerde bulunduğu ise merak konusu.
Papazın misyonerlik faaliyetleri için Şanlıurfa'da kiraladığı evine bakan, su ve elektrik faturalarını ödeyen Faik Toprak, "Papazın kuşkulu davranışları vardı. Evin yanındaki Dipsiz Cami'de bile İncil dağıtıyorlardı" dedi."
11.02.2006 tarihli haber bu kadar.

Siz isterseniz dünkü yazıyla birlikte bir dahi aşk?ı kalb ile okuyun.
Sonra da "Dinlerarası Diyalog" faaliyetlerinin ne kadar nurlu bir iş olduğunu düşünün.
En sonunda da bu faaliyetlerin en nurlusunun 2000 yılında niye Urfa'da yapıldığını düşünün.
Sonra da AKP'li Aydın'ın niye Diyanetten sorumlu devlet bakanı olduğunu da düşünün?
Sonra da AKP'yi iktidar eden muhafazakar çevrenin bundan böyle hayır hasenat yapmalarına gerek kalmadığını da düşünün. Nasıl olsa amel defterleri ardına kadar açık.

MÜSLİM KARABACAK / muslimkarabacak@gmail.com

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100