05 Şubat 2006 Pazar 00:00
837 Okunma
Papazlar cevşen okuyormuş!
Bizi dinlemediler, sırtlarını bizden çevirdiler; yüzlerini papazlarına döndüler... Neymiş bu papazlar Cevşen okuyormuş!? Neymiş, bunlar İsevî Müslümanmış?! M.E.KOÇ'un yazısı... ~|~




ER, YARIN HAKK DİVANINDA BELLİ OLUR

İş çığırından çıktı. İslam'ı kuşa çevirmek bir yana Hıristiyanlığa döndürmeye kalkıştılar, Türk Milletini Vatikan'ın eşiğine taşımaya çalıştılar.
Hakk'ı batıllara bulaştırdılar.
Hz. Muhammed'in "alemlere rahmet"i yetmiyormuş gibi, yetmişiki buçuk milleti güya Hz. İbrahim'de buluşturdular.
Ol Rasûl?i Kibriyayı devre dışına aldılar. Evliyayı, ulemayı, sulahayı ıskartaya çıkarttılar; onların yerlerine papazları, hahamları "salih" yaptılar, evliya edindiler... Neymiş efendim, "Papaz, Cevşen okuyormuş..."

Müslüman'ın iftar sofralarında papazların duası makbul imiş gibi ne kadar ekümenik sevdalı varsa, ne kadar papaz yamağı varsa hepsini "İslam sofrasında duahan" yaptılar. Ehl?i kitap ile amentüde ittifak ettiler.

Kalplerin şirazesi koptu. Ölçü kayboldu. Hassasiyet gitti.
İslam ayağa düşürüldü.
Ağzı olan konuştu, kafası esen fetva üretti, sabah erken kalkan tefsir türetti.
Alim geçinenler reformist, cahiller cüretkar oldu.

Milletimiz sabretti, tahlil etti, gözlemledi; "kim kimin namına iş görüyor, kim kimin adına fetva üretiyor, kim kimin adına diyalog tezgahı kuruyor" bunu fark etti. Maskeler düştü, foyalar ortaya çıktı.
Türk Milleti, gönülden tepki verdi; bu kadar da olmaz, dedi.
Tam bu noktada foyaları ortaya çıkanlar, "suçlu psikozu" içinde, "Ben Calvinist değilim, ben reformist değilim. Biz Müslümanız. Biz kitap, sünnet, icma ve kıyasa uygun sade insanlarız..." demeye başladılar.
Biz de, bugüne kadar bunu demiştik zaten... Bunu demeye devam ediyoruz. Siz Müslümansınız. Biz sizi Müslüman biliyoruz... O halde papazların kollarında, Vatikan'ın yollarında ne işiniz var, demiştik.

Dedik ki... Bu yol Roma'ya çıkar, bu yol Papa'ya çıkar, bu yol Calvin'e çıkar, bu yol Luther'e ve Pavlos'a çıkar; bu yol Allah'a ve Rasulüllah'a çıkmaz, bu yol Hz. İbrahim'e hiç çıkmaz.
Dahası bu yol ve yordam, İslam'ın çivisini söker, demiştik.
Sökmedi mi?
Nurcu papazlar türemedi mi?
Nurcu pastörler üremedi mi?
Bu türetmeleriniz, üç?beş kadının başı açık namaz kılmasından daha mı az mesuliyette, daha az mı Calvince?
Fenersiz yakalandıkları için şimdi "Biz Calvinist değiliz, Müslümanız..." diyerek yakalarını kurtarmaya çalışanlara, evet, siz Müslümansınız, Papalık Konseyi misyonunun bir parçası olamazsınız dedik. Hem Hıristiyan, hem Müslüman olunmaz, dedik.
Nuh dediler, peygamber demediler.
Olur olur bal gibi olur, dediler; demekle de yetinmediler, haberler yaparak Türk Milletine güya diyalog mesajı verdiler.
Siz Müslümansınız, ehl?i kitap ile amentüde ittifakınız olmaz, dedik.

Bizi dinlemediler, sırtlarını bizden çevirdiler; yüzlerini papazlarına döndüler... Neymiş bu papazlar Cevşen okuyormuş!? Neymiş, bunlar İsevî Müslümanmış?! Molla Said?i Kürdî öyle diyormuş.
Kur'an'daki Hıristiyanlara ve Yahudilere ait hükümler, bu bizim papaz ve hahamları bağlamaz dediler; bu hükümler, Hz. Peygamber veya kendi peygamberleri dönemindekilerle ilgilidir, dediler.
Bu Kur'anî hükümlere "tarihseldir" demeye cesaretleri yetmediği için, "Bunlar subût?i kat'î, delaleti zannîdir" dediler. Dediler ama hiçbir kaynak ve dayanak gösteremediler. "Hangi mezhepte, hangi tefsirde, hangi fakihte, hangi İslam büyüğünde böyle bir "uydurma fetva" var?" diye sorduk.
Cevap veremediler.
İslam'ın hiçbir kaynağında böyle bir görüşe rastlanmaz çünkü.
Böyle bir görüş hiçbir İslam aliminde görülmedi çünkü.
Yolları Vatikan'a düşmediği için, hiçbir İslam fakihi veya hiçbir İslam alimi böyle bir görüşü sergilemeyi imanlarıyla bağdaştırmadı çünkü.

Böyle yapmayın, böyle yazmayın; Türk Milletinin "milli refleksini" yok ediyorsunuz dedik. Dinlemediler.
Kendilerini ve yanlışlarını düzeltmek yerine; saman altından iftiralar yağdırdılar.
Milletimiz foyalarını fark etti; birçokları bu diyalogcu Calvinistlerden çark etti.
Milletimiz arasında "topyekûn çark" başlayınca, "Biz Müslümanız, biz Calvinist değiliz" demeye başladılar.
Biz de bunu demiştik, biz de bunu diyoruz zaten.
İnşallah "Müslüman ile Müslüman, Yahudi ile Yahudi, Hıristiyan ile Hıristiyan, papanist ile paganist olurum..." diye Vatikan'ın akıl hocası Pavlos'un aklıyla konuşmuyorlardır... İnşallah.
Er yarın Hakk divanında belli olur çünkü.
Sütten ağzı yanan Müslüman milletimiz, artık yoğurdu dahi üfleyerek yiyor... Ahir zamanda yaşıyoruz çünkü.

MEHMET EMİN KOÇ / eminkoc@yenimesaj.com.tr

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121