23 Temmuz 2014 Çarşamba 00:08
1250 Okunma
Paralel’e operasyon

HABER MERKEZİ

AKP Hükümeti, 11 yıl boyunca başta Ergenekon ve Balyoz soruşturmaları olmak üzere yüzlerce askerin ve aydının gece yarıları evlerinden apar topar götürüldüğü çok sayıda operasyona birlikte imza attığı 'paralel oluşum'a karşı harekete geçti. 'Paralel yapı' kavramının 17 Aralık 2013'te ortaya atılmasına, Başbakan Erdoğan'ın 30 Mart 2014 Yerel Seçimleri öncesinde sürekli olarak söz konusu yapılanmaya yüklenmesine rağmen, operasyona geciktirilerek Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turundan 19 önce start verilmesi dikkat çekiyor. Operasyonun ayrıca AKP Hükümeti'nin İsrail'le 'akdi ve maddi' ilişkilerinin, özellikle mahdum Burak Erdoğan'ın sahip olduğu gemilerle İsrail'e taşımacılık yaptığının kamuoyu tarafından sorgulandığı bir döneme denk getirilmesi de gözlerden kaçmıyor. Başbakan Erdoğan, İsrail'in Gazze'deki katliamlarını sözle eleştirirken; geçmişte ve kendi döneminde bu ülkeyle imzalanan askeri, kültürel, ticari anlaşmalara, iki ülke arasındaki giderek artan ticari ilişkilere dokunmamayı tercih etmesi de dikkat çekiyor. 

115 Emniyet görevlisi hakkında yakalama kararı

Polisler, önceki gece 01.30'dan itibaren başta İstanbul olmak üzere Ankara, İzmir, Van, Antalya, Bitlis'in de aralarında bulunduğu 22 ilde çok sayıda eski emniyet müdürü ve polis gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Emniyet'te 'paralel yapı' iddialarına ilişkin yürütülen 'casusluk' ve 'yasadışı dinleme' soruşturmalarında, 115 emniyet görevlisi hakkında yakalama ve gözaltı kararı çıkarıldığını, 67 kişinin de şu anda gözaltına alındığını bildirdi. Açıklamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, kapatılan Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesiyle yetkili bölümünde 2010 yılından beri yürütülen, daha önce konu ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığınca açıklama yapılan, 'Sözde Selam-Tevhid' adlı örgüt kurulduğu iddiasıyla 251 kişi hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin inceleme ve araştırmanın tamamlandığı belirtilerek, 251 kişi hakkında takipsizlik kararı verildiği kaydedildi. Bu arada 76 emniyet görevlisi hakkında yakalama kararı çıkartılan 'casusluk' soruşturmasını İstanbul Cumhuriyet Savcısı İrfan Fidan, 'yasadışı dinleme' ile ilgili istihbarat şubesinden 39 şüpheli hakkında yürütülen soruşturmayı da İstanbul Cumhuriyet Savcısı Okan Özsoy'un yürüttüğü öğrenildi. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, emniyette 'paralel yapı' operasyonu ile ilgili "Bende bir bilgi yok. Ben de medyadan takip ediyorum" dedi.

Eski görev arkadaşlarını arkadan kelepçelediler

Sahur vaktinde başlayan gözaltı ve operasyonlara dair ilk görüntüler Haseki Hastanesi'nde kaydedildi. Saat 01.30'dan itibaren gözaltına alınanlar İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sağlık kontrolü için getirilmeye başlandı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan bir polisin hastaneye getirildiğinde resmi üniformasını üstünde taşıyor olması dikkati çekti. Söz konusu polise, meslektaşları sağlık kontrolünden sonra Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nün (TEM) yeleğini giydirdi. İstanbul'daki gece yarısı operasyonları çerçevesinde gözaltına alınanlar arasında Emniyetin üst düzey kadrolarında çalışmış ancak 17 Aralık süreci sonrasında eski görevlerinden uzaklaştırılmış isimler de bulunuyor. Bunlardan biri Terörle Mücadele Şubesi'nin eski müdürü Ömer Köse. Köse sabahın erken saatlerinde sağlık kontrolü için Haseki'ye getirildi. Hastaneye kelepçesiz giren Köse'ye hastaneden çıkışta kelepçe takıldığı görüldü. İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan İstanbul eski Bilişim Suçları ve Sistemleri Şube Müdürü Hayati Basdağ da, sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne getirildi. Başdağ, hastane çıkışı yine ellerine havaya kaldırarak, “Haram lokma yemedim. En ufak kanun dışı hiçbir işim yok" dedi. Başdağ, ardından Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. Öte yandan Halkalı Fulya Sitesi'nde bulunan polis lojmanlarına saat 05.00 sıralarında gelen polis ekipleri bazı adreslerde arama yaptı. Operasyona katılan polis ekibi, bina girişinde bekleyen habercileri "Arama kararımız var" diye uyararak bulunduğu yerden uzaklaşmaları istedi. 

Başbakan ‘paralel tehlike’yi 13 yıl önce umursamamıştı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 2001 yılında Başbakan Erdoğan ile Boğaz?da bir kahvaltıda bir araya geldiklerini ifade ederek, dinlerarası diyalog konusunun Türkiye açısından taşıdığı tehlike konusunda Erdoğan'ın dikkatlerini çektiğini belirtmişti. Prof. Dr. Baş, 31 Arlık 2013'te yaptığı değerlendirmede bu konuda şunları kaydetmişti: "2001 yılında o zamanki Trabzon Belediye Başkanı Asım Aykan bana 'biz parti kuruyoruz, beraber olmamızda fayda var' diye teklifte bulundu. Dedim ki, 'ben Türkiye'de birlikten, beraberlikten yanayım. Zaten Ümmet-i Muhammed dağılmış gitmiş.' 2001 yılında Sayın Erdoğan ile Boğaz'da bir kahvaltıda bir araya geldik. Ben kendisine Sayın Erbakan'ın milleti kucaklayamadığını, tefrika çıkardığını, bir cemaat lideri gibi davrandığını, bu gidişle de ülkede birliğin temsilcisi olamayacağını -zaten olamadı- ifade ettim. 'Onun için hoşgörü sahibi bir lider ihtiyaç var. Zat-ı âlileriniz bunu yapabilirsiniz. Eğer bunu yaparsanız biz de size bir bekçilik dahi istemeden desteğimizi veririz'. Hem vallahi, hem billahi... 'Yalnız benim olmazsa olmaz bir şartım var' dedim. O tarihlerde Türkiye'de dinlerarası diyalog furyası vardı. Türk gencini Hıristiyan yapacaklar, kalbine haçı takacaklar, sırtına cübbeyi giydirecekler, başına sarık, al sana bir Müslüman... 'Benim karşı çıktığım budur' dedim. O süreçte Sayın Fethullah bey il görüştüm, dokümanlar gönderdim. Ben şahsına karşı değilim, Türkiye'de kendine göre birçok hizmeti vardır. Saygım sonsuzdur ama dinlerarası diyalog düşüncesi yanlıştır. Ramazan oluyor, alıyor papazları - hahamları nadide köşelere oturtuyor, iftar vakti oruç açıp dua ediyorlar. Sayın Erdoğan Türkiye gezisinde Of'a gidip orada 'Arkadaşlar 4 hak din vardır' dedi. Eyvah teker patladı... Erdoğan Anadolu'daki konuşmalarında bunu söyledi, sanki bana mesaj veriyor! Kendisine haber gönderdim: 'Benim sizinle yolculuk yapmam mümkün değildir!' Ondan sonra orada kalmadı, geldi içinde havra, kilise ve cami olan dinler bahçesi kurdu, kilisenin kurdelesini besmeleyle kesti, o dönemde 40 bin tane kilise evi açıldı. Şimdi geldiler paylaşımdan dolayı kavgaya tutuştular. Gerçekleri konuşuyorum." Öte yandan AKP Hükümeti, Prof. Dr. Baş'ın paralel yapı konusundaki uyarılarını dikkate almadığı gibi BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş'ın şahsına, ona bağlı olduğunu düşündüğü kurumlara yönelik yalan haberler ve iftiralar eşliğinde yıldırıcı çalışmalarına yıllardır devam ediyor. Bütün bunlar hükümetin dünkü operasyonla birlikte faaliyetleri ispatlanan 'paralel yapılanma' konusunda samimi olmadığını ortaya koyuyor. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100