Bu haber kez okundu.

Paralı İsrail askeri, gerilla savaşını kazanamaz
İsrail, 'yenilmezlik' unvanını 1967'de kaybetti. Bugün Hizbullah'a son verme yolunda sivilleri vurmaktan başka çaresi olmayan İsrail ordusu, gönüllü direnişçilere karşı gerilla savaşını kazanamaz. Hasan Hanefi yazıyor ~|~

Filistin ve Lübnan'la Siyonist oluşum arasındaki altıncı İsrail?Arap savaşında, kelimelerin büyüsü görülüyor. Filistin direnişi, işgal ordusundan bir askeri esir aldı, ikisini öldürdü. Eyleme, 'Yanılgının Dağıtılması' adı verildi. Hizbullah da, 'Sadık vaat' operasyonuyla Filistin direnişine destek verdi. Siyonist düşmansa, Lübnan saldırılarına 'Yaz Yağmurları' adını verdi.

Savaş, bir tarafın diğerine dayattığı 'kurallar'la da yürütülür. Siyonist düşman, 1948'den 1967'ye kadarki Arap?İsrail savaşlarında 'yenilmeyen ordu' efsanesini dokudu. Oysa, her savaşın kendi şartları vardı. Araplar, bu savaşları düşman güçlü olduğundan değil, kendileri zayıf olduğu için kaybetti. 1948'de, Arap orduları düzenli çeteler karşısında dağıldı. Buna rağmen, Filistin'in yarısı korundu. 1956'daki üçlü savaştaysa, Mısır'la İsrail arasında çatışma yaşanmadı.

Efsane dağıtıldı
1968?1969'da, İsrail ağır yara aldı. Ekim savaşında, Sina'nın geçilmesi ve Mısır'la Suriye'nin koordinasyon sağlamasıyla yenilmezlik efsanesi bitti. İsrail, Altı Gün Savaşları'ndaki gibi stratejisini bir haftalık bir savaş üzerine kurmuştu. Savaş uzayınca, efsane dağılmaya başladı. İsrail, planını hava bombardımanı üzerine kurmuştu ve Arapların Patriot füzeleri karşısında etkisiz kaldı. Filistin ve Lübnan direnişinin son operasyonları, Arapların stratejilerini değiştirdiğini gösteriyor. İsrail'in yenilmezlik efsanesi dağıldı. Savaş 1948'den bu yana ilk kez işgal edilen topraklara taşındı. Hizbullah füzeleri, İsrail'in Nehariye, Tiberyas ve Hayfa gibi sahil kentlerini vurdu. Düşman, şu ana kadar savunmaya değil saldırmaya alışıktı. Patriot füzeleri yükseklik düzeyi farklılığı sebebiyle Hizbullah'ın Katşuya roketlerini avlayamıyor. İsrailliler sığınaklara indi, turistler ülkeyi terk etti. İşsiz kalan 2 milyon kişi güneye gitti; Filistin ve Lübnanlıların tattığı korkuyu tattılar. Hayfa'daki petrol tesisleri ve kimya fabrikaları da hedefte. Direniş füzeleri Hayfa'dan ilerisine de gidebiliyor.

Nükleer kullansa şaşırmayız
Direniş aylarca sürebilir ama düşman haftalarca bile direnemez. Çünkü, askerler işçidir, sadece savaşırlar. Dolayısıyla, İsrail'in 'hızlı savaş' stratejisi sona erdi. Önceki savaşlarda düşman, stratejisini silah üstünlüğü üzerine kuruyordu. Şimdi, İsrail'in karşısında bir halk ve direniş var. Bu yüzden düşmanın önünde, sivilleri öldürmek, kentleri ve altyapıyı vurmak, füze ve direnişçi taşıyor endişesiyle TIR'larla sivil araçları hedef almaktan başka seçenek yok. Düşman, 1982'deki Beyrut işgalinde yaptığı gibi kara savaşına cesaret edemedi, direnişi bitiremedi. İsrail, yasak silahlar kullandı ve nükleer stokuna da başvurabilir. Bunu hayata geçirecek geleneği de var zaten.
İsrail'de sol, sağ ve ılımlı akımlar arasında fark yok. Zira, şu an savunma bakanı solcu, başbakan ılımlı ve muhalefet lideri sağcı. Hepsi de, savaşın İsrail istediğini alana kadar sürmesinde hemfikir. Şartları da, üç askerin salıverilmesi, Hizbullah'ın silah bırakması ve 'kurtarılması' sonrası, güney Lübnan'a uluslararası bir gücün yerleştirilmesi.

BM, G?8 ülkeleri ve AB, İsrail'in yanında. İsrail zindanlarındaki 10 bin Arap esir gündeme getirilmiyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100