06 Kasım 2005 Pazar 00:00
289 Okunma
Paris'in varoşları isyanda!
Paris'te protestocu gençlerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmaların 10. gecesinde olaylar şehir dışına taştı, 750'den fazla araç yakıldı. Milliyet'ten Taha Akyol, meselenin sosyal, kültürel ve siyasi boyutunu ele alıyor ~|~ PARİS, varoşlardaki yerleşik göçmenlerin isyanıyla çalkalanıyor. Yüzlerce dükkân ve kamu binası ateşe verildi, 750 araç yakıldı. Polis, isyancılar için "şehir gerillası" diyor!
Bütün Avrupa'da korkulan olay Paris'te patlak verdi: 'Entegre' olmamış yerleşik göçmenlerin şiddete başvurarak ayaklanması.
Olayı anlamak için iki anahtar soru:
Neden Paris'te? Neden Londra'nın Hint, Pakistan, Çin ve Afrikalı varoşlarında değil? Berlin'deki Türk semtlerinde, Madrid ve Endülüs'ün Kuzey Afrikalı kesimlerinde değil?

Kışkırtıcı Türk düşmanı Sarkozy

Neden Sarkozy? Paris'teki şiddet patlamasının kışkırtıcısının Sarkozy olması bir tesadüf mü? İçişleri Bakanı Sarkozy'nin aldığı güvenlik tedbirlerinden ziyade, yerleşik göçmenleri "pislik, çöplük, ayaktakımı, haydut" gibi sözlerle tahrik ederek şiddeti tetiklemesi çok şeyi anlatmıyor mu? 20 milyon yerleşik göçmene sahip Avrupa, benzer şiddet patlamalarıyla sarsılmak istemiyorsa, bu iki sorunun cevabını iyi düşünmeli!

Neden Paris?

Soruyu başka sorularla açalım: Batı Avrupa'daki en güçlü yabancı düşmanı parti, Le Pen'in partisi, neden Fransa'dadır?!
Almanya'da ve hele de İngiltere'de neden böyle bir parti yok?!
Avrupa'nın en büyük ve en bağnaz komünist partisi ve Avrupa'nın tek Nazi işbirlikçisi rejimi neden Fransa'da olmuştu?!
Bu sorular dizisine, Avrupa Anayasası'nı Fransızların hangi duygularla, hangi korkularla reddettiği sorusunu da eklemek lazım!
İşte, yerleşik göçmenleri entegre etme konusunda Fransa'nın Avrupa'daki en başarısız ülke olmasının sebebi, bu soruların cevaplarında yatan 'kültür' ya da 'zihniyet'tir.
Fransız kültürünün bir yönü var ki, "öteki" görerek dışladığı kültürleri bir türlü içine sindiremiyor, tepeden bakıyor, meşhur deyimle "kendini beğenmiş..."
SARKOZY elbette bir Le Pen değildir ama o Fransız kültüründeki "kendini beğenmişliğin" en önemli sözcülerinden biridir. Yerleşik göçmenleri tahrik eden konuşmalarının ardında da bu var!
Sarkozy Türkiye'nin AB üyeliğine neden karşı çıkıyor?!
Aşağı gördükleri "Polonyalı muslukçu"ya bir de "Anadolulu tamirci" katılacak diye mi?! Sırf bu paranoyadan değil; Türkiye'yi "öteki" gördükleri için!
Yine "kendini beğenmişlik" faktörü! Lüksemburg Başbakanı Junker "Fransa herkese akıl vermekten vazgeçsin" diyerek bundan yakınmıştı.
Elbette Fransız kültürünün ışıklı, saygıya layık tarafları çoktur ama bu "kendini beğenmişlik" herkesi rahatsız eder.

İşsiz gençler

Sarkozy küstahlığa varan laflar edince göçmenler çileden çıktı!
Fransa'da işsizlik yüzde 10'un üstünde, varoşlarda yüzde 30'un üstünde! Bir de kültürel 'aşağılanma'yı ekleyin, sonuç ortada!
İşsizliğin yüzde 4 olduğu İngiltere'de ise, elbette yine ciddi bir göçmen sorunu var ama ekonomik ve kültürel entegrasyon bu boyutlarda değil.
Dışa açık piyasa ekonomisine, AB genişlemesine, bu arada Türkiye'nin üyeliğine karşı kutsadıkları "Fransız modeli" mi demiştiniz?!
Fransız dostlarımıza da bir soru: Sarkozy cumhurbaşkanınız olsun mu?!
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100