11 Temmuz 2005 Pazartesi 00:00
191 Okunma
PKK'da Omerta yasası
PKK, örgütten ayrılan veya Öcalan'ı sorgulayan yüzlerce Kürt'ü öldürdü. Ama galiba ilk kez bir infazında tam anlamıyla suçüstü yakalandı.
Bu iddia bizim değil. 6 Temmuz'da Diyarbakır'da öldürülen Hikmet Fidan'ın PKK kaynaklı fail?i meçhul kurbanı olduğunu söyleyen Öcalan karşıtı Kürt aydınların. Hikmet Fidan HEP, DEP, ÖZDEP, HADEP, DEHAP zincirinin tüm halkalarında yer aldı. HADEP'te İstanbul İl Başkanlığı ve Genel Başkan Yardımcılığı yaptı. 1999'da HADEP'in İzmir, 2002'de de DEHAP'ın Antalya milletvekili adayı oldu. Fidan'ın bir şapkası daha vardı: PKK üyeliği. Ancak İmralı'da Öcalan'ı "Teslimiyetçi" bulup örgütle arasına mesafe koydu. Sonra da Osman Öcalan ve arkadaşlarının kurduğu PWD'ye (Yurtsever Demokrat Parti) katıldı. Ayrıca Mesut Barzani'ye yakın olduğu, baskılara rağmen Leyla Zana ve arkadaşlarının Demokratik Toplum Hareketi'ne (DTH) katılmayı reddettiği söyleniyor. Geçen hafta PWD yöneticileriyle Kuzey Irak'ta yaptığı temaslardan sonra Türkiye'ye döndüğünde Güneydoğu bir söylentiyle çalkalanıyordu: PWD'den safdışı edilen Osman Öcalan, PKK/Kongra?Gel'e dönmüştü ve Apo'ya "ihanet edenler"in ortadan kaldırılması için işbirliğini kabullenmişti. 5 Temmuz'da Cizre'de olan Fidan'ı birileri aradı. Diyarbakır'a gidip 5 kişiyle buluştu. Toplantı epey sürdü. Ertesi gün devam etmek üzere onu otele bıraktılar. Sabah yürüyüş mesafesindeki görüşme yerine giderken yaklaşan iki kişi, kafasına sıktıkları tek kurşunla öldürdüler ve elindeki dosyayı alıp kayıplara karıştılar.  Geçmişte benzer cinayetlerin sorumluluğunu devlete yüklemeye çalışan Kürt çevreleri bu kez derin sessizliğe gömüldüler.  Çünkü, AB sürecindeki reformlar sonrası bu iddianın inandırıcı olamayacağını biliyorlardı. Fidan ailesi tam suskunluk içinde evlatlarını toprağa verdiler. DEHAP, DTP, PKK da açıklama yapmadı.
Tek cümledeki itiraflar
Ama bir?iki gün sonra PKK muhalifi Kürt çevreleri ulaştıkları bilgileri Güneydoğu kamuoyuna açıklamaya başladılar: ? PKK'nın lider kadrosundan Cemil Bayık kısa süre önce "Hainleri bitirmezsek, onlar bizi bitirir" diyerek düğmeye basmıştı.
* Fidan'ı Osman Öcalan arayıp "PWD'den ayrılıp DTH'ye katıl. Murat Karayılan'la görüştüm; DTH'ye katılırsan hiçbir riskin yok, aksi halde ise senin için iyi olmaz" demişti.
* PKK'lıların cenazelerine ambulans veren Osman Baydemir'in Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Fidan'ın yakınlarının talebini "Aracın deposu delik" gerekçesiyle reddetmişti. İddialar ayyuka çıkınca, DEHAP mesaj yayınlamak zorunda kaldı: "Fidan'ın silahlı saldırıda öldürülmesini üzüntüyle karşıladık. Merhuma rahmet, yakınlarına başsağlığı dileriz." Sonra bir mesaj da DTH'den: "Olayla hiçbir ilgimiz olmadığı gibi, bu tip saldırıları tasvip etmediğimizi ve kınadığımızı belirtiriz." Ne bir odağa suçlama, ne "Hesap sorulsun" sloganları. Bu mesajlar bile, cinayetin adresini göstermeye yetiyor. Çünkü ikisi de buram buram itiraf tütüyor: Emri kimin verdiğini biliyoruz ama mafyanın "Omerta", yani "Suskunluk yasası" nedeniyle açıklayamıyoruz. Bu da iki gerçeği gözler önüne seriyor:
1? PKK, Güneydoğu halkında terör estiren bir mafya örgütü.
2? Beyinleri PKK prangasına bağlı Kürt aydınları hem Türkiye'ye kötülük ediyorlar, hem de halklarına.
Anlaşılan son PKK'lı tehdit olmaktan çıkıncaya kadar, başta Zana ve arkadaşları olmak üzere Kürt aydınları o prangayı söküp atamayacaklar. Yazıklar olsun.
 Erdal Şafak / Sabah
~|~
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100