03 Ekim 2007 Çarşamba 00:00
124 Okunma
PKK'nın gaddarlığı ve DTP
Taha Akyol, PKK'nın yeniden çolk çocuk demeden katliama başladığını hatırlatarak, DTP'nin izlediği çizgiyi eleştiriyor. ~|~


Medeni Akdoğan beş yaşında küçük bir çocuk; PKK'nın Şırnak katliamında onun da öldüğü sanılıyordu. Teröristlerin taradığı minibüste o yokmuş, köydeymiş; bu şekilde kurtulmuş çok şükür.
Bir PKK'lı için beş yaşındaki bir çocuğu, beş aylık bir bebeği öldürmek bir hiç meselesidir! Sicilinde bu kadar gaddarlık ve vahşet bulunan hangi terör örgütü var bilmiyorum.
Fakat terörün Meclis'teki bir komisyoncusunun söyledikleri, insani ve ahlaki bakımdan çocuk öldürmek kadar vahimdir.
Diyarbakır'daki toplantıda DTP'li Selahattin Demirtaş'ın hiçbir ahlaki ve insani ölçüyle bağdaştırılması mümkün olmayan lafları şöyle:
"Sizin terör dediğinize biz terör demeyiz. Dersek sizleşiriz!"
Kafa bu! Ve bu kafayla ne demokrasiyi ne barışı geliştirmek mümkündür!
Bütün medeni dünya, bu arada AİHM de PKK'nın terör örgütü olduğunu tescil etmiştir.
Teröre karşı çıkmak için medeni insan olmak yeterlidir!
Silahı bırakmak
Toplantıda Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu ise, görüşünü paylaşın veya paylaşmayın, medeni bir dille konuşuyor:
? Kürt tarafının yapması gereken, kendi iradesi ve kararıyla siyasal amaçlarına ulaşmak için silahlı şiddeti tüm biçimleriyle kullanmaktan vazgeçtiğini, barışçı yollarla zor bir süreçten geçerek başarı kazanacağını görmesi ve kendisini buna göre düzenlemesi olmalıdır. Bu mümkündür, gereklidir ve doğru olandır.
Evet Kürt hareketinin "şiddeti tüm biçimleriyle kullanmaktan vazgeçmesi" demokrasinin olmazsa olmaz şartıdır; insani olmanın da olmazsa olmaz şartıdır. O zaman iş, sandıktan çıkan iradeye göre şekillenir.
İşte PKK'nın siyasi uzantılarının da korkusu budur: Kanla ve terörün psikolojik gerilimiyle beslenen PKK'nın çatışmasız bir ortamda giderek erimesinden korkuyorlar, menfaatlerine uygun düşmüyor.
Öbür yandan, "sandık" da PKK'ya umut vermiyor! Bir türlü yüzde 10 barajını aşmayı bırakın, yanına bile yaklaşamadılar. Üstelik oy kaybetmeye başladılar.
Belediye seçimleri için "Diyarbakır kaledir! Düşmesine izin vermeyeceğiz" diye konuşmaları bu telaşın ifadesidir.
Halkı kazanmak
Hitler, Gestapo'suz olabilir miydi?! O siyasi bağnazlık kaçınılmaz olarak şiddet ve terör cihazlarını üretirdi.
Faşizm ideolojik çılgınlıyla ve terör cihazlarıyla bir bütündür. Aynı şekilde, "sizleşmeyeceğiz" diye konuşan adamın Türkiye'ye "ortak olmak" ve bir de "kendi yönetimini" kurmak diye ifade ettiği 'fetihçi' siyasi çılgınlık terörün kan emdiği damarlardan biridir.
Sağduyulu halkın reddettiği de bu çılgınlıktır!
İşte hiçbir zaman Kürt vatandaşlarımızın çoğunluğundan oy alamıyorlar!

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100