Bu haber kez okundu.

PKK'yı AB besliyor

Genelkurmay Başkanı Org. Özkök, Avrupa Birliği'nin terör örgütü PKK'yı palazlandırdığını söyledi Özkök, PKK'nın Türkiye'den isteklerini "AB vasıtasıyla dikte ettirmeye çalıştığına" da işaret etti

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Yenilevent'teki Harp Akademileri Komutanlığı'nda yaptığı yıllık değerlendirme konuşmasında, gündemdeki gelişmelere değindi. Özkök'ün vurgu yaptığı önemli başlıklar şöyle:

*Kara Harp Okulu öğrencilerimizin Yunanistan'a yaptıkları ziyaret esnasında meydana gelen ( bayrak yakma) olayına ilişkin, Yunanistan'ın resmi özür dilemesini ve olayın sorumlularının açığa çıkarılmasını bekliyoruz.

*Yunan Silahlı Kuvvetleri'nin devir?teslim töreninde Türkiye 'tehdit' olarak
nitelendiriliyor.

*Bütün bu bilgiler değerlendirildiğinde, Yunanistan'ın milli savunma politikasını, tehdidin doğrudan Türkiye'den geldiği varsayımına dayandırmaya devam
ettiğini göstermektedir. Ege'yi herkesin denizi olarak görmekteyiz.

*Kıbrıs iki açıdan önemlidir: Birincisi, Kıbrıslı soydaşlarımızın güvenliğini sağlamamız gereğidir. İkincisi Kıbrıs'ın Türkiye'nin güvenliği açısından
taşıdığı stratejik rolün önemidir.

 

~|~

*Rum tarafının amacı açıktır. Türkiye'den AB müzakereleri vesilesiyle tek
taraflı tavizler koparmayı, Kıbrıslı Türkleri kendine yamamayı, KKTC'yi etkisizleştirerek Ada'yı tek başına ele geçirmeyi hedeflemektedir.

*Kıbrıs'ın stratejik önemi olmadığını iddia edenler, İngiltere'nin Ada'daki egemen üslerini korumaya neden bu denli özen gösterdiğine bakmalı.

*Öncelikle, TSK'nın dine düşman gibi gösterilmeye çalışıldığı bir ortamda, dine saygılı olduğumuzun altını bir kez daha çizmek isterim.

*Türkiye'nin de sonuçta AB'ye 'evet' ya da 'hayır' diyeceğinin
bilinmesini istiyorum.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Yenilevent'teki Harp Akademileri Komutanlığı'nda yaptığı yıllık değerlendirme konuşmasında, gündemdeki gelişmelere değindi.
Özkök, Terör örgütü PKK'nın Türkiye'nin üniter yapısını değiştirerek parçalamayı amaçladığını belirterek, "Ancak silahlı mücadeleyle bunu başaramadılar. Günümüzde bu konuyu siyasallaştırarak, dolaylı bir yoldan amaçlarına ulaşmaya çalışmaktadırlar. Özellikle en büyük gayretleri, Türkiye'de ve dışarıda kendi lehlerine bir kamuoyu yaratmak ve Anayasa'nın 3. maddesini tartışmaya açmaktır" dedi.
AB platformuna taşındı
Orgeneral Hilmi Özkök, Türkiye'nin üniter yapısını bozmayı hedef alan terör örgütünün 1990'lı yılların sonunda silahlı mücadelenin yanında hedefine ulaşmak için başka yollar da aramaya başladığını anlatarak, örgütün 1998'den sonra AB'ye giriş sürecinde Türkiye'nin gerçekleştirdiği demokratik açılımların yarattığı olumlu ortamı kötüye kullanarak politikalarını AB ekseninde geliştirdiğini, "Kürt sorunu"olarak niteledikleri konuyu AB platformuna taşıdığını söyledi. "Bu girişimlerin sonucu olarak örgüt, Türkiye'den isteklerini AB vasıtasıyla kültürel haklar olarak dikte ettirmeye çalışmaktadır" diyen Özkök, AB tarafından yayımlanan raporlarda Kürt kökenli vatandaşlar ile ilgili olarak yer alan hususların ferdi kültürel haklardan toplumsal siyasi haklara doğru tırmandığını, bunun Türkiye'nin AB'ye giriş müzakerelerinde karşılaşacağı baskıların boyutlarını da gözler önüne serdiğini bildirdi.
Genelkurmay Başkanı Özkök, terör örgütünün demokratikleşme ve insan hakları kisvesi altındaki taleplerini devletin kurucu asli unsuru olduklarının Anayasa'da yer almasını istemeye kadar götürdüğünü, kültürel haklar ile siyasi taleplerini her geçen gün artırdığını vurguladı.
Dine saygılıyız
Orgeneral Özkök, Türkiye'nin iç güvenliğine yönelik bir diğer önemli tehdidin de Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren sürekli var olan irticai faaliyetler olduğuna işaret ederek, "Öncelikle, TSK'nın dine düşman gibi gösterilmeye çalışıldığı bir ortamda, dine saygılı olduğumuzu, ancak irticaya karşı olduğumuzun altını bir kez daha çizmek isterim" dedi.
Yunanistan özür dilemeli
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, "Kara Harp Okulu öğrencilerimizin Yunanistan'a yaptıkları ziyaret esnasında meydana gelen olaya ilişkin, Yunanistan'ın resmi özür dilemesini ve olayın sorumlularının açığa çıkarılmasını bekliyoruz" dedi. Ege meselesinin her zaman gündemlerinde olduğunu kaydeden Org. Özkök, "İki ülkenin dışişleri bakanları konu üzerinde çalışıyorlar. Burada özellikle Ege coğrafyasının sadece iki ülkeyi ilgilendirmediğini, başta Karadeniz'e kıyısı olan ülkeler olmak üzere birçok diğer ülke için de uluslararasıbir nitelik taşıdığını ifade etmek isterim" dedi. 
Yunanistan bizi tehdit olarak görüyor
 Ayrıca, Yunan Silahlı Kuvvetleri'nin devir?teslim töreninde Türkiye'nin "tehdit" olarak nitelendirildiğini ve "uluslararası adalete, uluslararası anlaşmaların temeline aykırı olarak doğu komşumuzdan bize yönelik tehdit ve hukuk dışı istekler, yasadışı temel karakteristikleri oluşturmaktadır" ifadesinin kullanıldığını anlatan Özkök, diğer taraftan son yıllarda Yunanistan'ın savunma harcamalarındaki artışın da dikkat çektiğini bildirdi.
Ege herkesin denizi
Yunanistan'ın 1997?2003 yılları arasında Yunanistan'ın silahlanma ve modernizasyon harcamalarının yaklaşık 16 milyar dolar olarak ifade edildiğini vurgulayan Özkök, "Bütün bu bilgiler değerlendirildiğinde, Yunanistan'ın milli savunma politikasını, tehdidin doğrudan Türkiye'den geldiği varsayımına dayandırmaya devam ettiğini göstermektedir. Ege'yi herkesin denizi olarak görmekteyiz" dedi.
Türkiye Kıbrıs'tan vazgeçemez
Güvenlik açısından Kıbrıs'ın öneminin 2 temel esasa dayandığını belirten Orgeneral Özkök, şöyle dedi: "Bunlardan birincisi, Türkiye Cumhuriyeti'ne ve TSK'ya garanti anlaşmasıyla yüklenen Kıbrıslı soydaşlarımıza sağlamak zorunda olduğumuz güvenlik sorumluluğudur. İkincisi ise garanti ve ittifak antlaşmalarında açıkça ifade edildiği üzere Kıbrıs'ın Türkiye'nin güvenliği açısından taşıdığı stratejik rolün önemidir. Bu iki temel esas, süreklilik arz etmektedir. Çünkü Kıbrıs'ta ve Doğu Akdeniz'deki istikrar ve denge ancak bu sayede sağlanmaktadır. Kıbrıs'a ilişkin bütün çözüm önerilerinde bu husus önemle dikkate alınmıştır.
Bazı kesimlerce 'bu esasların artık önem taşımadığı' iddia edilmektedir. Öte yandan, bazı ülkeler de 1960 anlaşmalarının değiştirilmesini istemektedirler. Ancak biz, bu anlaşmaların varlığınısürdürmesinin gerekliliğini ve bizlere yüklediği görev ve sorumlulukların ihtiyaç olarak devam ettiğini biliyoruz ve savunuyoruz. Kıbrıs'ın stratejik önemi olmadığını iddia edenlere, İngiltere'nin Ada'daki egemen üslerini korumaya neden bu denli özen gösterdiğini ve Avrupa'dan çok uzaktaki problemli bir adanın apar topar AB'ye neden alındığını hatırlatmak isteriz. TSK, Kıbrıs sorununa kalıcı ve adil bir çözüm bulunmasını her zaman desteklemektedir. Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve özellikle KKTC, kendisine düşen hususları yerine getirmiştir."
Türkiye AB'ye hayır diyebilir
Orgeneral Özkök, AB ile ilişkilere de değinerek, şunları söyledi: "Üyeliğin AB'nin bize bir lütfu olarak değerlendirilmesi çok yanlıştır. Bunda iki tarafın da menfaati vardır. Hem AB'nin, hem Türkiye'nin bu birlikten kazanımları olacaktır. Anlaşma olmaz, şayet AB'ye girilemezse, tabii ki bu dünyanın sonu gelmeyecektir. Burada 'evet' veya 'hayır' demenin sadece AB'nin hakkı hukuku olmadığını, Türkiye'nin de sonuçta 'evet' ya da 'hayır' diyeceğinin bilinmesini istiyorum. Doğru olan ve arzu ettiğimiz, başımız dik ve gönlümüz rahatolarak AB'ye tam üye olmaktır."

Anahtar Kelimeler:
pkk ab besliyor
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100