Bu haber kez okundu.

Polatbey’de ‘Ehl-i Beyt’ paneli
YENİ MESAJ / KİLİS
Gazetemizin organize ettiği “İslam Dünyasını Kuşatan Fitneler ve Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt” paneli Kilis’in Polateli ilçesine bağlı Polatbey Köyü’nde düzenlendi. Polatbeylilerin geniş katılımı ile düzenlenen panele konuşmacı olarak, gazeteci yazar Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, araştırmacı yazar Alaaddin Özkar, araştırmacı yazar İrfan Yusuf Yakut ve araştırmacı yazar İsmail Zahteroğulları katıldı. Panelde ilk olarak söz alan araştırmacı-yazar İsmail Zahteroğulları, Nakşibendiliğin aslında bir tasavvuf ekolü olmadığına vurgu yaparak, bunu delilleri ile ortaya koydu. 

220 Sünni âlim Gadir-i Hum’u naklediyor 

Daha sonra Polatbeylilere hitap eden İ. Yusuf Yakut ise Ehl-i Beyt’in Hz. Muhammed (s.a.a), Hz. Fatıma, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’den oluştuğunu dile getirerek, “Bir Hamse-i Ali Aba olayı vardır. Peygamber abasını çıkarıyor. Bu saydığımız mübarek insanların üzerine örtüyor. Örtünün altına girmek isteyen Ümmü Seleme annemizi engelleyerek, “Sen hayır üzeresin” diyor ve Tathir ayetini okuyor: “Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden her çeşit pisliği, suçu gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister” (Ahzab, 33). Allah tarafından seçilmiş insanlardır. Gadir-i Hum’da Peygamber (s.a.a), kendisinden sonra halife ve imam olarak Hz. Ali’yi tayin ettiğini söyledi. Kıyamet gününe kadar insanları hidayete erdirecek yolun başı Hz Ali’dir diyor. Hutbenin 6 yerinde halife ve imam olduğunu tekrarlıyor. Velayetin başıdır Ali ve bu olayı 220 Sünni âlim eserlerinde dile getiriyor” dedi. 

Bu fakirliğe razı olunmaz

Alaaddin Özkar ise panelde yaptığı konuşmada, AKP’nin en büyük argümanını muhafazakârlık ve milliyetçi dindarlık olarak nitelendirerek, “Zaman içerisinde iktidarın kime dost kime düşman olduğunu çok açık olarak gördük. Ortadoğu’da meydana gelen ve Irak’la başlayan kargaşa ortamında AKP iktidarı, hep Amerika’nın ve Batılı güçlerin yanında olmuş ve onların istekleri doğrultusunda icraatlara imza atmışlardır. Ayrıca halkımız, köylümüz ekonomik açıdan dar boğazdadır. Prof. Dr. Haydar Baş bu ülkeyi zengin edecek projeye sahipken neden bu fakirliğe razı oluyorsunuz” diye konuştu.

Kilis Kuvayi Milliye’nin merkezi ‘Cercik’

Polateli’nin, Kilis’in kurtuluşunda çok önemli bir yeri olduğunu ifade ederek sözlerine başlayan Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi de; “Kurtuluş savaşında yaşanan işgal, ülkenin bağımsızlığını elinden almak içindi. Vatan olmayınca hiçbir şey olmuyor. Kilis’te Milli Mücadele’yi organize edecek Kamil yüzbaşı görevlendiriliyor. Kod adı Polat! Kamil yüzbaşı geliyor ve Cercik’e yerleşiyor. Cercik’i Kilis Kuvayi Milliyesinin merkezi ilan ediyor. İbrahim Beşe bunu kaleme aldı ve Kilis Postası’nda yayınlandı. Olduğumuz yer sıradan bir yer değil, bir hükümet merkezi! Ülkemizin kurtuluşunda bu kadar yeri olan bir bölgenin akıbeti bu mu olacaktı? Batı kendi tarihinde pul kadar değeri olan bir yere o kadar çok yer veriyor ki! İmar ediyor, dünyaya tanıtıyor. 
Geçmişle günümüz arasında çok ciddi engeller var. Özellikle Türk milleti ile geçmişi arasına çok ciddi engeller konarak, köksüz, soysuz bir nesil ortaya çıkartılmaya çalışıldı. Niçin? Çünkü ülkemizde gözü olanlar var. Batının şark projesi var. Anadolu toprakları bana aittir diyor, Türklerin yeri Orta Asya’dır. Geldikleri yere marş marş diyor. Hatta yine batılılar, Hilal mensubu olanlara şeytan gözüyle bakar. Ve onlara yaşama hakkı tanımaz. Böylesi bir tarihi geçmiş var. Peki, Batı bu mücadelesinden vazgeçmiş midir? Hayır! Ne yaptı peki? Bunu çağın koşullarına adapte etti. Mesela Büyük Ortadoğu Projesi ve Arap Baharı adı altında yaşadıklarımız birer haçlı seferidir. 

Sünnilik siyasi bir akımdır

Bu paneller ile tarihi hakikatlerden bahsediyoruz. Bizim din olarak geçmişimiz ve geleceğimiz Ehl-i Beyt’tir. Ehl-i Beyt bizim için en büyük sermayedir. Peygamberimiz (s.a.a.), Ehl-i Beyt’i seviniz diyor. Onları sevmek demek, onları tanımaktan ve de tanıtmaktan, onların yolundan gitmekten geçer. Saygıdeğer Hocamız Prof. Dr. Haydar Baş, Ehl-i Beyt’in kim olduğunu bize tanıtmakla kalmadı, onların hayatlarını yazdı. Okuduğunuz zaman göreceksiniz ki, İslam bambaşka bir din. İmam Ali Efendimize hilafet verilmiyor. Biz Sünni değiliz, biz Sünnet ehliyiz! Sünnilik siyasi bir akımdır. Bunun en büyük örneği Ehl-i Beyt’i savunduğu için hapse atılan mezhep imamımız İmamı Azam Ebu Hanife Hazretleri, Sünni olan Emevi halifeleri tarafından öldürülmüştür. 

Çözüm Ehl-i Beyt’te birleşmektir

Sonrasında Nakşibendilik adı altında Ümmeti Muhammed’i zehirlediler. Menfaatlerine kılıf uydurdular. Hindistan’ın hint fakirlerinin yaşamını İslam diye göstermeye çalıştı. Kimdir İmam Rabbani denilen ve asıl adı Ahmet Sirhindi olan Hint fakiri! Nakşilik batıldır ve bir İngiliz ajan hareketidir. O zaman bugün bütün bu fitnelere karşı, hepimiz Ehl-i Beyt paydasında kardeş olduğumuzu hatırlayarak, çözümün Ehl-i Beyt’te birleşmek ile mümkün olacağına inanmalıyız” dedi. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100