05 Nisan 2014 Cumartesi 00:07
1553 Okunma
Projesi olmayan hizmet edemez
ŞEVKET TEPETAŞ / TRABZON
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş çarpıcı açıklamalarda bulundu. “Siyasete bir mevki, bir rütbe elde etmek için, ‘bakanlığım, şanım ya da şöhretim olsun’ inancıyla girmediğini dile getiren BTP Genel Başkanı, “Eğer böyle bir düşüncemiz olsaydı, 1995’te ABD’nin Ankara Büyükelçisi bendenize geldi, ben o zaman onları karşılar, istediklerini verir, istediklerimi alırdım” dedi. Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: “Bendeniz onları kabul bile etmedim. Ancak iki arkadaşımız Ankara’da Büyükelçi ile 3 saatlik bir görüşme yaptılar, görüşme sonrasında Büyükelçi, ‘Kapımız Haydar Baş Bey’e ardına kadar açıktır, bekliyoruz’ dediler. Siyasette hakikaten bir koltuk sahibi olma diye derdim olsaydı, bu büyük fırsatı kaçırmazdım. Bakanlar, milletvekilleri ta ABD’ye giderek, böyle bir imkânı arıyorlar ama bulamıyorlar. Benim hayatta fırsat denilen bu tarz imkânlar çok geçti, Allah’a şükürler olsun ki, dünyaya bakarak ahiretimi terketmedim. Evvela bu konular önüme geldiğinde şunu hesap ederim: Bu adam bana istediğimi verecek ama benden ne isteyecek? Onun cevabını verdikten sonra ‘olur mu, olmaz mı’ kararını veririm.’ Baktım, bunlar benden devleti, milleti, vatanı, dini, namusu, askeri, hepsini isterler... Rahmetli hocalarım Baki Bektaş, Celal Mısır ve Ali Gedik ile istişare ettikten sonra dedim ki, ‘dünyaya bir defa geldim, ben bu teklife ‘evet’ diyemeyeceğim. Onlar da ‘biz de evet diyemeyiz’ diye cevap verdiler. Ben ABD Büyükelçisi ile görüşme dahi yapmadım. Bu mühim bir olay...  Yine ben üniversitede talebe iken Fransa’dan Sorbonne Üniversitesi’nden bana doktora teklifi gelmişti. Orada ihtisas yapmış hocalarımıza bakarak, kantarıma vurduktan sonra tartmadım ve onu da reddettim. Bunlar çok ciddi olaylar... Beni de Allah ne hikmetse böyle şeylerle deniyor, inşallah hepsini kazanacağım. Bunda ısrarlı ve kararlıyım. Bunlarla şunu anlatmak istiyorum: Siyaset illa da ben cumhurbaşkanlığı ya da başbakanlık oturayım diye yapılırsa, bunda milletin hayrına bir şey olmaz. Niye? Çünkü nefsin için oradasın... Nitekim bugüne kadar uygulanan politikalarda da bunu gördük. Böyle bir siyaset bana göre geçerli değildir ve batıldır. Bir insan eğer insanları idareye talipse, evvela kendisini idare etmesini bilecek. Bizim akaidimizde ‘helal ve haram’ sınırları vardır; onlara uyacak, milli duygularla beslenecek; vatanına, milletine, devletine hizmet edecektir. Bunlar yapılmıyorsa, siyasetçi esir olmuştur.”

Siyasette para değil projeler yarışmalıdır

Siyasetin Allah için insanlara hizmet makamı olduğuna işaret eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle devam etti: “Yoksa bu hizmeti yapmadıktan sonra sırtında bir küfedir. Duyuyorum ki işte seçilmek için onu, bunu verdiler. Niye veriyorsun? Eğer sen hizmet edeceksen, senin vatandaşa onu, bunu vermen yanlış... Ben sana hizmet amacıyla program, plan ve proje hazırlamak için ömrümü vermişim, sen bunu anlamayacaksın, bir de benden oy karşılığı para isteyeceksin! Sana böyle yapıyorsa, onun seni çalması tabii... Bu nasıl bir mantık! BTP Akçaabat Belediye Başkan Adayı Muharrem Bayraktar’ın müthiş projeleri vardı... Söğütlü Kanal Projesi’nde bin kişiye istihdam kapısı açacaktı. Adam bunu duymuyor, Muharrem’den alacağı paraya bakıyor. Elinin tersiyle kov, gitsin! Biz namusumuzu satmaya, çalmaya gelmedik; hizmet etmeye geldik. Oy verirse verir; vermezse aç, susuz sürünür. 10-15 milyar TL vermiş, seçimi almış! Ne yapayım böyle bir seçimi? Biz Çanakkale Savaşı’na çıkmadık. Birbirimizle savaşmaya gelmedik.”

İktidar eksikliklerini muhalefetten tamamlamalı

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, iktidarın eksikliklerini muhalefetten tamamlaması gerektiğine işaret ederek, şu önemli tespitlerde bulundu: “Tarımda, hayvancılıkta ne öneriyorsun. Rusya’da biz bunu gördük. Bizi Rusya’ya muhalefet partisi davet etti, iktidar partisinin milletvekilleri Meclisi (Duma) gezdirdi. Politika budur... İktidarı, muhalefeti ülke ve millet meselesinde bir araya geliyor, birbirinin noksanını tamamlıyor, proje ortaya koyuyorlar... Böyle bir mantık olmamış olsaydı, ta Akçaabat’ta Haydar Hocayı gelip bulurlar mıydı? Onun sistemi olan Milli Ekonomi Modeli’ni hayata geçirirler miydi? Sen kendi memleketinde projelerini anlatıyorsun, bazıları burun kıvırıyor. Sen kimsin? Dünya benim ayağıma geliyor, sen gelmeyeceksin. Seni kim sayar? Siyaset yapan insanların yapması gereken şey, eğer milletine hizmet kararı, ilmi, bilgisi, projesi, programı varsa; hodri meydan demesidir. Bunlar yoksa, bana göre ortaya çıkması ciddi yanlıştır. Bizde bunların hepsi var... Ben bu konularda Milli Ekonomi Modeli ile bunu nasıl uygulayacağımızı ortaya koyan Milli Devlet, Sosyal Devlet kitaplarını yazdım”

Birbirimizi anlamalıyız

Seçim öncesinde CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile bir araya geldiğini ifade eden Prof. Dr. Haydar Baş, kendisinin son derece edepli, medeni, irfan sahibi bir insan olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti. “Anlatılan ile gördüğüm Kılıçdaroğlu çok farklı... Zaten Türkiye enteresan bir memleket... Birbirimize insanları yanlış anlatıyoruz. Mesela Mustafa Sarıgül... Partisinin oylarını İstanbul’da 11 puan artırdı. Sarıgül, devrim yapan bir beyin. Kılıçdaroğlu’nun elinin altında böyle güçleri var: Mesela Mansur Yavaş patlama yapacak... Bu millet enayi mi? Ayakkabı dolabına gizleyenleri, ayakkabı dolabına kapatırlar!”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100