18 Temmuz 2006 Salı 00:00
172 Okunma
Putin'den Bush'a güçlenme dersi
Rusya Devlet Başkanı Putin'in Bush ile birlikte düzenlediği basın toplantısında "Irak gibi demokrasi istemiyoruz" sözleri, Rusya'nın güçlendiğinin işareti olarak değerlendiriliyor. Milliyet'ten Osman Ulagay yorumluyor ~|~

Önceki gün, G 8 Zirvesi'nin yapıldığı St. Petersburg'da, Başkan Bush ile Rusya Devlet Başkanı Putin'in ortak basın toplantısında yaşanan sahne, benim iki gündür yazmaya çalıştıklarımı özetliyor adeta. Başkan Bush, Irak'a nasıl demokrasi ve özgürlük götürdüklerini hatırlatarak bunun Rusya'ya örnek olmasını dilediğini söyleyince Putin, müstehzi bir gülümsemeyle şu yanıtı veriyor Bush'a: "Size karşı dürüstçe ifade edeyim ki biz ülkemizde Irak'taki gibi bir demokrasiyi istemiyoruz." Basın mensuplarını kahkahaya boğan bu cevabı şöyle tamamlıyor Putin: "Ulusumuzu nasıl güçlendireceğimizi de en iyi kendimiz biliyoruz."

Putin'i eleştirenler bile onun bu sözüyle önemli bir gerçeği ifade ettiğini kabul ediyorlar. Putin, Batı'nın kendisine önerdiği yolu izlemeyerek ülkenin doğal kaynaklarını devlet denetimine aldığı ve ulusal enerji şirketlerini güçlendirdiği için bugün Rusya yeniden küresel satrançta etkili bir oyuncu haline gelebilmiş durumda. Rosneft olayı da bunun somut bir örneği.

Rosneft olayı
Rusya'nın devlet denetimindeki petrol şirketi Rosneft, St. Petersburg'da yapılan G 8 Zirvesi'nden bir gün önce, 14 temmuzda Londra'da halka açıldı. Şirket, hisselerinin % 14.9'unu halka açtı ve yoğun ilgi gören hisseler belirlenen zirve fiyata yakın bir fiyattan satılınca şirket bu satıştan, 10.4 milyar dolar elde etti. Opsiyon hakkına sahip dört bankanın bu haklarını kullanması halinde toplam rakam 10.8 milyar dolara çıkacak ve bu, tarihteki beşinci en büyük halka açılma olacak.

Bu satış fiyatına göre toplam değeri 79.8 milyar dolar olarak belirlenen Rosneft, Avrupa'nın en değerli şirketlerinden biri haline gelmiş durumda. Bu satışı durdurmak için İngiltere mahkemelerine yapılan son itirazın ise bugün karara bağlanması bekleniyor. Rosneft şirketi, şimdi Sibirya'da hapiste olan özelleştirme milyarderi Hodorkovski'nin kurduğu Yukos şirketinin tesislerini devralarak Rusya'nın petrol devi haline gelmişti. Yukos, varlıklarına hukuk dışı yollarla el konulduğunu iddia ederek bu halka açılmanın geçersiz sayılmasını istiyor.

Putin'in yolu
Putin, hukuku da zorlayarak, Yukos'un varlıklarına el koymamış olsaydı Rusya'nın küresel enerji denklemindeki rolü ve dünyadaki ağırlığı bugünkü gibi olmayacaktı. ABD'nin deneyimli eski diplomatlarından Stuart Eizenstat'ın yazdığına göre, Hodorkovski, Yukos'un geleceğini belirlemek için ABD'li finans gruplarıyla ve petrol şirketleriyle temas halindeydi. Eğer bu proje gerçekleşseydi ve Rusya'nın petrol varlığının önemli bir bölümü uluslarararası bir şirketin eline geçmiş olsaydı bugün dünyada bambaşka bir enerji denklemi geçerli olacaktı. (Wall Street Journal, 14 temmuz 2006).

Şahsen Putin Rusyası'nda yaşamak istemezdim her halde ama Putin'in Batı'nın çizdiği çerçevenin dışına çıkarak ve devleti enerji oyununda baş role çıkartarak Rusya'nın küresel oyundaki önemini büyük ölçüde artırdığını kabul etmek zorundayız.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121