18 Şubat 2004 Çarşamba 00:00
294 Okunma
Referandum oyunu

KKTC Dışişleri eski Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, AKP iktidarının Kıbrıs dâvâsını sıfırlayacak "önce referandum sonra TBMM'de görüşme" oyununa dikkat çekti

New York görüşmelerinden sonra Annan Planı'nın müzakere zemini olarak alınması ile başlayan sürecin medyanın da desteğiyle "zafer" olarak Türk kamuoyuna lanse edilmesi karşısında bir açıklama yapan ve zafer değil "bir felaketin başlangıcı" ile karşı karşıya bulunduğumuzu söyleyen, "bundan sonra görüşme değil teslimiyeti görüşme vardır" diyen ve bu açıklaması dünkü Yeni Mesaj'da da yer alan KKTC eski Dışişleri ve Savunma Bakanı, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Tahsin Ertuğruloğlu, Meltem TV'nin ana haber bültenine katılarak sözlerine açıklık getirdi.
Annan Planı zemin alınmakla olmazsa olmazlar yok edildi
Tahsin Ertuğruloğlu, "bu aşamadan sonra görüşme değil teslimiyeti görüşme vardır" sözünü söylemey~|~e iten gerekçeleri şöyle dile getirdi: "Bu teslimiyet bir diplomasi zaferi diye Türk kamuoyuna satılmaya çalışılıyor. Annan Belgesi'ni müzakere zemini olarak kabul ettiğiniz andan itibaren işin gerçeği, saklanmaya çalışılan gerçek o ki artık teslimiyetin koşulları görüşülür, çözümün koşulları görüşülemez. Annan Planı'nın müzakere zemini olması demek Türk tarafının olmazsa olmazlarının artık gündeme getirilememesi demektir. Artık egemenlikten bahsetmek mümkün değildir. Eşit kurucu devletten, eşit siyasal statüden bahsetmek mümkün değildir. Türkiye'nin garantisinden bahsetmek mümkün değildir. Malk mülk konusunun global takas ve tazminatından bahsetmek mümkün değildir. Dolayısıyla bizim başından beri olmazsa olmaz diye ortaya koyduğumuz ve Annan Belgesi'nin felsefesine karşı çıkışımızın nedenini teşkil eden unsurlar, Annan Belgesi müzakere zemini olarak kabul edildiği andan itibaren ortadan kalkmış demektir. Olmazsa olmazlarınız, kırmızı çizgileriniz ortadan kalktıktan sonra neyin müzakeresi yapılabilir? Ancak teslimiyetin, satışın koşulları görüşülebilir."
AKP'nin referandum ve TBMM oyunu
Tahsin Ertuğruloğlu, bundan sonraki süreç bağlamında AKP iktidarı tarafından bir oyun oynanmak istendiğine dikkat çektiği açıklamasında bu oyunun işaret taşlarını şöyle ortaya koydu: "AKP tarafından oynanmak istenen oyun şu: TBMM'nin burada yapılacak referandumun sonuçlarını kabul edeceğine dair taahhüt verilmiş bulunuyor. Dikkat ederseniz TBMM'nin bu maksatla gerçekleştireceği oturum burada yapılacak referandumun sonrasına alınmış durumda. Halbuki bunun tam tersi olması lazım. Uluslararası anlaşmalarla Kıbrıs'ta birtakım hak, çıkar ve söz hakkı olan garantör anavatanın ilk önce kendisinin bu çıkarlarından vazgeçebileceği taahhütünü ortaya koyması lazım. Referandum da odan sonra gerçekleşmesi lazım. Fakat bir oyun oynanmak isteniyor. İlk önce burada (KKTC'de) referanduma gidilmesine, o referandumda KKTC'nin ortadan kaldırılması yönünde karar çıkması için çalışılacaktır. Sonra da Anadolu'ya dönüp tepkileri yatıştırmak için 'ne yapalım Kıbrıs Türk'ü bu kararı verdi' demeye çalışıyorlar. Bu oyuna gelinmemesi gerekir. İlk önce TBMM'nin uluslararası anlaşmalarla Türkiye'ye sağlanan haklarını riske atar mı atmaz mı taahhütünü ortaya koyması gerekir. Bu taahhüt ortaya çıkar, Kıbrıs Türk'ü anavatanın vermiş olduğu kararı görür ve kendi hareket tarzını ortaya öyle koyar."

KKTC haritadan silinemez

"1 Mayıs'a kadar çözüm" seslerine de tepki gösteren, "Çözüm 1974 mutlu barış harekatı ile gerçekleşmiştir" diyen Tahsin Ertuğruloğlu şöyle konuştu: "1974'ten itibaren adada aranması gereken şey, iki devlet arasında 'anlaşma' arayışı olmalıydı. Fakat maalesef çözüm diye tutturup bugünlere gelindi. Çözüm diye diye 1974'ün yarattığı çözüm ortamı gidecek, huzursuzluğa, çatışmaya, belki de savaşa götürecektir. Bugün Annan Planı'nın bu kadar destekçisi konumundaki AKP iktidarı da dahil herkes Kıbrıs'a barış ve çözüm getireceğinden bahsediyor. Kıbrıs'ta çözüm de vardır, barış da vardır. Eksik olan anlaşmadır. Ama çözüm ve barış getireceğiz diye çözümü de, barışı da ortadan kaldıracaklar. KKTC de peşkeş çekilmiş, satışa çıkarılmış oluyor. Sonunda da AKP Hükümeti, Anadolu'ya, 'Ne yapalım Kıbrıs Türk'ü bu kararı verdi' demeye çalışıyor. Biz bu oyuna gelmeme kararlığındayız. Sesimizi duyurabildiğimiz kadar anavatana duyurma kararlılığındayız. Bu davayı sıfırlama noktasına getirmeye çalışan AKP Hükümetinin Kıbrıs Türk'üne ve anavatan halkına daha samimi olmasını talep ediyoruz. Ne yapmak istiyorsa onu açık olarak söylemesini talep ediyoruz. Çözüm getireceğiz diye Kıbrıs Türk'ünü peşkeş çekemez. Kıbrıs Türk'ünün bedeller ödeyerek kurmuş olduğu ve yıllardır yaşatmakta olduğu KKTC'ni haritadan silemez."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100