Bu haber kez okundu.

R.T.E. - Gül takası mı?
Güneri Civaoğlu, cumhurbaşkanlığı seçim sürecini son 3.5 aylık süreci dikkate alarak analiz ediyor. ~|~


Cumhurbaşkanlığı seçimi kavşağında Gül ile Erdoğan arasında "rol değişimi" olasılığına işaret eden dünkü yazım üzerine, çok sayıda telefon geldi. TV haberlerinde yorum yapmam istendi.
Söylediklerimi açayım...
1) Abdullah Gül'ün aklında bile yokken cumhurbaşkanı adaylığı, Erdoğan tarafından medyaya ve gruba "kardeşim Abdullah Gül" tanıtımıyla açıklandı.
2) Erdoğan'ın, Türkiye'yi 22 Temmuz'da "hemen seçime" götürme gerekçesi, "Gül'ün Anayasa Mahkemesi kararıyla 367'ye takılması ve seçiminin engellenmesi" değil miydi?
3) AKP'nin seçim kampanyası, "Gül'ün Çankaya'ya çıkmasının Meclis iradesi dışında engellenmiş olmasına" oturtulmuştu. AKP, meydanlarda demokrasi için oy istedi.
4) AKP mitinglerinde seçim otobüsünün üstüne Erdoğan ve Gül birlikte el ele çıkıyorlardı.
Gül, seçim kampanyası senaryosunun Erdoğan'la birlikte "eşit" rolde aktörüydü.
5) 22 Temmuz'da sandıklardan AKP yüzde 47 oy çıkarınca, Erdoğan'ın referansı gene "Gül'ün önünün kesilmesi" oldu. "Bu oy oranı milli reflekstir" dedi.
6) Gül de doğal olarak, "sandıklara yansıyan iradenin kendisine cumhurbaşkanı adaylığı için destek olduğu" yorumunu yaptı. "Adaylıkta ısrarlı olduğu" artık sır değil.
Gül vazgeçerse, bunu AKP'ye ve topluma nasıl izah eder?
"Eşim başörtülü olduğu için adaylığımı çekiyorum" diyebilir mi?
Kendini inkâr olur.
7) Sadece bir gerekçe, Gül'ün cumhurbaşkanı adaylığından vazgeçmesini ?bir yere kadar? izah edebilir.
Erdoğan'a şöyle diyebilir: "Parti kurulurken, senden daha eski olduğum halde genel başkanlığını destekledim. Sen milletvekili seçilince başbakanlıktan istifa ettim ve senin altında başbakan yardımcısı oldum. Şimdi de yeni bir Meclis kuruldu, koşullar değişti, senin liderliğinde AKP yüzde 47 oy kazandı. Bu yeni koşullarda daha önce iki kez olduğu gibi gene feragat edip senin cumhurbaşkanı seçilmen için tüm desteğimi veririm. Sadece senin için adaylığımı çekerim."
8) Böyle bir durumda Gül'e "Sen Çankaya adaylığından çekil" baskısı yapan, imalarda bulunan AKP kurmayları ne diyebileceklerdir?
"Çekil" mi dediler?
Çekiliyor.
Üstelik Erdoğan'a; "Genel başkanımızsın, liderimizsin, Çankaya senin hakkın" diyor.
AKP'nin kurmayları, Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkmasına karşı tavır mı koyacaklar?
Siyasette bu, bir "şah?mat" hamlesi olarak görülebilir.
9) Seçimin ertesi günü, 23 Temmuz'da Erdoğan, "cumhurbaşkanı adayı olmayacağını" açıklamıştı.
Bunu hatırlatırsa!.. "Sözümden dönemem" derse, Çankaya yolu gene Gül'e açılmış olmaz mı?
10) Erdoğan gerçekten zor durumda. 22 Temmuz'dan bu yana artık "Adayım Abdullah Bey'dir" diyemiyor.
"Abdullah Bey'in takdiri önemli" söylemini tekrarlıyor.
Ya bu kez Gül, "Peki, takdir hakkımı kullandım. Genel Başkan'ımız Erdoğan lehine feragat ediyorum" derse... Hem adaylıktan çekilmiş hem de takdir hakkını kullanmış oluyor. Ayrıca, AKP içindeki "eşitler arasında birinci" konumu nedeniyle başbakanlık yoluna makas değiştiriyor.
...........................
Buna rağmen AKP çekirdek kadrosunda yeni formüller bulunamaz mı? Gül'e baskılar yoğunlaşarak, "Başbakan Erdoğan?Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Gül" statüsünün devamı sağlanamaz mı?
Olabilir.
Hele başka doruklarda esen ya da esecek rüzgârlar, AKP'ye bir yeni rota çizebilir.
O zaman bu "şah?mat" oyununun "pat"a dönüşmesi de bir olasılık.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100