14 Nisan 2015 Salı 00:04
596 Okunma
Rumlar ‘hep bana’ diyor

HABER MERKEZİ

Cumhurbaşkanı ve Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Derviş Eroğlu, “Doğru çözüm yerine Kıbrıs Türk halkını çözmeyi, egemenliğini, özgürlüğünü elinden almayı hedefleyen her türlü eylem ve davranışa karşı çıkmaya, bunlarla mücadele etmeye de devam edeceğiz” dedi. “Şu anda bütünlüklü çözüm için yeni bir fırsat penceresi önümüze açılacak gibi görünüyor” ifadesine yer veren ve bunun iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Eroğlu, “İnşallah çözüme varır, bütün bu konuları geride bırakırız. Herkes yan yollara sapmak yerine bu doğru yola odaklanmalı” ifadelerini kullandı.

Çözüm barışı korumalı

Yeniden cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda görüşmelere devam edeceklerini söyleyen Eroğlu, “Görüşmelere kaldığımız yerden başlayacağız. BM parametreleri tabii ki önemlidir ve tarafların uzlaşabilmesi için yol göstericidir; ancak önemli olan BM parametrelerinin nasıl yorumlandığıdır. Bize göre bu parametreler Kıbrıs’ta var olan gerçekler ışığında ve bulunacak çözümün barışı koruması, yeni çatışma alanları yaratmaması amacına yönelik olarak doğru değerlendirilmelidir. O nedenle ben her zaman için çözümün adından çok içeriğinin, kalıcı ve yaşayabilir olmasının önemli olduğuna vurgu yaptım” dedi. 

Kıbrıs Türkü’nün söz hakkı engelleniyor

Hidrokarbon yataklarında Kıbrıs Türkü’nün de hakkı olduğuna vurgu yapan KKTC Cumhurbaşkanı ve Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Eroğlu şunları söyledi: “Biz hidrokarbon yatakları konusunun bir katalizör olmasını, çözüm yolunda örnek bir işbirliği alanı oluşturmasını istedik, bununla ilgili öneriler de sundum ama Rum liderliği tüm önerilerimizi reddetti. Hidrokarbon yataklarında Kıbrıs Türkü’nün de hakkı olduğu kabul ediliyor ama bizim devrede olmamız, söz hakkımız engelleniyor. Biz hidrokarbon yataklarından elde edilecek gelirin çözümün finansmanında kullanılmak üzere bir fonda toplanmasını önerdik. Eğer niyet çözümse ve çözümün finansman sorunu olacağı aşikarsa bizim önerimizin makul ve mantıklı kabul edilmesi gerekirdi ama olmadı. Rum Yönetimi hidrokarbon yatakları olayını bizim üzerimize 1963’te Rum saldırıları ile tamamen Rum Devleti’ne dönüşen sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğini empoze edebilmek için kullanmaya kalkıştı. Üstelik Türkiye’nin de bunu tasdiklemesini istedi. Böyle bir olayı ne biz ne Türkiye kabul edemez. Egemenliğin iki halktan neşet ettiği ortak açıklamada da yer alıyor. Bu da demektir ki Rum tarafı Kıbrıs Cumhuriyeti unvanını haksızca elinde tutuyor diye bizi egemenliği altına alamaz. Bizi bazı dayatmalarla kendi istediği noktaya sürükleyemez. Kıbrıs meselesi çözülecekse bundan iki taraf da kazançlı çıkmalı. Rum liderliği maalesef her şeyi kendine yontuyor.” 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100