Bu haber kez okundu.

Rusya'nın Kıbrıs hesabı

Rusya, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra ikinci kez Kıbrıs ile ilgili bir BM Güvenlik Konseyi kararını veto etti. Peki neden? Rusya'nın Kıbrıs'taki hesabı ne?

Rusya, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra ikinci kez Kıbrıs ile ilgili bir BM Güvenlik Konseyi kararını veto etti. Peki neden? Rusya'nın Çarşamba akşamı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde ABD ve İngiltere'nin hazırladığı Kıbrıs'la ilgili karar tasarısını veto etmesi, Kıbrıs meselesini takip eden tüm ülkelerde büyük yankı uyandırdı. Dün Yeni Mesaj'ın manşetinde vurguladığımız gibi, Rusya karar tasarısını "referandum sonucunu etkileyebileceği" gerekçesiyle veto ettiğini duyurdu. Ancak, Rusya'nın esas endişesini ABD'nin Ada'ya 5 bin asker yerleştirmek istemesi oluşturuyor. Çünkü BM'nin karar tasarısı, ilk planda 30 yıldır Kıbrıs'ta Yeşil Hat boyunca devriye gezen 1400 kişilik BM gücünün yerine 2500 askerl~|~ik yeni bir BM Barış Gücü, 510 uluslararası polis yetkilisi ve yeteri kadar da sivil görevlinin ikamesini öngörüyordu.
Rumlar ve Ruslar "kol kola"
Sabah'tan Erdal Şafak'a göre, "Rusya ile Rum yönetimi karşılıklı çıkarlara dayalı 'Al gülüm ver gülüm planı' uyguladılar."

Rumların en güçlü partisi ve iktidarın büyük ortağı AKEL, "ret" oyu kararını değiştirmek için Güvenlik Konseyi'nden güvence istiyordu. Her ne kadar Sovyet rejimi çökmüş olsa da, AKEL'i Kıbrıs'taki en sağlam dostu görmeye devam eden Rusya, vetosuyla bu güvenceyi engelleyerek, onu sıkıntıdan kurtardı. Nitekim AKEL Genel Sekreteri Dimitris Hristofyas da önceki gün 'hayır'a daha yakın durduğunu açıkladı. Rus?Rum ortak senaryosu üç gün önce Moskova'da yazıldı. Rum Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu, Rus başkentine "Rastlantı sonucu" bu civcivli günlere denk gelen resmi ziyarette bulundu. Yakovu 1998 başkanlık seçimlerinde AKEL desteğiyle aday olmuştu. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov görüşmelerde Yakovu'ya Kıbrıs'ın AB üyeliğinin ekonomik çıkarlarını olumsuz etkilemesinden kaygılandıklarını ifade etti. Yakovu da, Rusya'nın desteğinin sürmesi karşılığı olumsuzlukları önleme sözü verdi. 50 bin Rus şirketi Rusya'nın Kıbrıs'taki ekonomik çıkarları az?buz değil. Birkaç örnek verelim: Adada Ruslara ait 50 bini aşkın offshore şirket bulunuyor. Güney Kıbrıs'ın milli gelirinin yüzde 12'sini sağlayan bu şirketler sadece yüzde 4.5 vergi ödüyorlar. Ayrıca iki ülke arasında çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması bulunduğu için, Kıbrıs'ta vergi ödeyen Rus, ülkesinde muaf oluyor. Bir nokta daha: Kıbrıs, Ruslar'dan vize istemeyen sayılı ülkelerden biri ve özellikle AB'nin genişlemesinden sonra bu konu Moskova'nın çok canını sıkıyor. AB Komisyonu Başkanı Romano Prodi'ye daha önceki gün Moskova'da, "Eski müttefiklerimizi üye yaptınız. Ekonomik çıkarlarımıza ve yurttaşlarımızın seyahat hakkına zarar verdiniz" sitemleri yapıldı. Rum yönetimi Rusya'yı yatıştırmak için her türlü taahhütte bulundu: Şip?şak vize verilecek, offshore şirketlerin vergisi yüzde 10'u geçmeyecek...

Zaten "Evet"çi DİSİ lideri Nikos Anastasyades de bu gizli ittifakı açığa vurdu; "Yakovu, Moskova gezisinde Rus yetkililerden Kıbrıs tasarısını veto etmelerini istedi."

Rusların bakışı

Dün Rusya'nın vetosunun Rus gazetelerine nasıl yansıdığını araştırdım. Rus gözlemciler ilginç saptamalarda bulunmuş. Bir bölümünü aktarayım...

'Küresel Gelişmelerde Rusya' dergisinin editörü Fyodor Lukyanov, vetonun anlamının Rusya'nın Avrupa Birliği'nin genişlemesinde etkisini hatırlatmaya dönük olduğunu ifade ediyor.

Bağımsız analizci Andrey Piontkovski ise, vetonun Kıbrıslı Rumlar nezdinde Rusya'nın saygınlığını artırabileceğini söylüyor. Yukarıda da kaydettiğimiz gibi, 'dünyanın en iyi kara para aklama bölgelerinden biri olan' Rum Kesimi'nde çok sayıda Rus işletme bulunuyor. Her iki toplumun da Ortodoks inancına sahip olması da dikkate alınması gereken bir husus... Yani vetoyu, Ortodoksların dayanışması şeklinde niteleyebiliriz.

Piontkovski'nin şu sözleri de dikkate değer: "Rusya bu veto ile dünyaya önemini hatırlattı."

Moskova'daki Siyasi Teknolojiler Merkezi uzmanlarından Aleksey Makarkin ise, Rusya'nın bu veto ile Irak savaşını önleyemediği için otoritesi zayıflayan BM'nin saygınlığını koruduğunu savunuyor.

Makarkin şunları kaydediyor: "Eğer BM adayı birleştirmek için her türlü adımı atarsa ve başarısızlığa uğrarsa, bu durum BM'nin otoritesine ağır darbe indirecektir. BM Güvenlik Konseyi, Rusya'nın uluslararası politikaları için önemli bir araç olmuştur ve bu kaynağın değerini yitirmesine istemeyiz."

Rusya'nın 121. vetosu

Rusya'nın Çarşamba akşamki vetosu, BM Güvenlik Konseyi'nin kurulduğu günden bu yana yani 59 yıllık bir zaman diliminde 121. vetosunu oluşturuyordu. ABD de, tabii çoğu İsrail'i korumak üzere bugüne kadar 78 karar tasarısını veto etti.

Moskova, Sovyetler Birliği'nin Aralık 1991'deki dağılışından bu yana sadece 3 kez veto hakkını kullandı. Aynı süre içinde ABD veto silahına 12 kez müracaat etti. Rusya, dünyaya önemini hatırlatmak için, 1994'te Bosna?Hersek'e insanı yardım tedarikini iyileştirmek isteyen bir Birleşmiş Milletler kararını veto etti. Moskova yine 1993'te Kıbrıs'ta BM Barış Gücü yerleştirmek isteyen planı reddetti. Bu vetonun nedeni ise Rusya'nın BM kararına binaen kendisinden talep edilen yıllık 2 milyon dolarlık katkıyı sağlayabilecek durumda olmamasıydı...
Rumlar da memnun
Rus vetosundan sadece KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş değil, aynı zamanda Rumlar da memnun. Rum Kesimi'nin sözcüsü Kipros Krisostomides, BM karar tasarısının geçmemesinden memnuniyet duyduklarını açıkladıktan sonra, Türkiye'ye yakın duran bazı ülkelerin karar tasarısına 'kabul edilemez' değişiklikler yaptıklarını iddia ediyordu. Krisostomides, şunları söylüyordu: "Gerekli garantiler karar tasarısında yer almıyordu. Tasarı orada kalacak ve gerektiği zaman geçecek." diyordu. Rum Kesimi'nin BM'deki temsilcisi Andreas Mavroyiannis'in bakış açısı ise biraz daha farklı: "İngilizler ve Amerikalılar sadece Türkiye'nin kaygılarına ve çıkarlarına hitap etmek istiyor. Mevcut atmosferden hoşlanmıyoruz. Kimse mutlu değil."

Özetlersek, Rusya Kıbrıs'la ilgili BM Karar Tasarısı'nı niye veto ettiğine şu gerekçeleri getirebiliriz.

1) Moskova, AB'nin genişlemesini etkileyebildiğini göstermek istedi. Çünkü Annan Planı kabul edildiğinde, KKTC toprakları da Avrupa Birliği sınırlarına dahil oluyordu.

2) Rusya, küresel politikaları da etkileyebildiğini göstermek ve böylece ABD'nin her istediğini yapabilecek bir konumda olmadığını tüm dünya halklarına hatırlatmak istedi.

3) Rusya, Rus işadamlarının Rum Kesimi'ndeki yatırımlarının ve Rus mafyasının kara para aklama çarkının Annan Planı ile olumsuz yönde etkilenmesini önlemiş oldu.

4) Rum Kesimi'ndeki Komünist AKEL partisinin içinde bulunduğu "hayır?evet" ikilemini çözmüş oldu ve AKEL'i 'hayır'a yöneltti. Zaten AKEL, Sovyetler Birliği'nde olduğu gibi bir Genel Sekreter tarafından yönetiliyor. Oysa Türkiye'de ve Batılı ülkelerde siyasi partileri 'genel başkanlar' tarafından yönetir.

5) Ortodoks olan yani aynı mezhebi paylaşan Ruslar ve Rumlar, ortak din paydasında bir kez daha buluştular. Nitekim bir Rus diplomat keyfiyeti şöyle açıklıyor: "Plan da, ABD ve İngiltere de Türkleri kayırıyor. Bizim gibi Ortodoks olan Rumları kollamayıp da ne yapacağız?"

6)Rusya, ABD'nin Kıbrıs'a 5 bin asker yerleştirmek arzusunu geçici de olsa önledi. Böylece ABD'nin BOB planına da darbe vurdu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100