Bu haber kez okundu.

Sabah olayı: Büyük abdestle yapılan küçük abdestle yıkılır!
Yine halkı aldatmak, okuyucuyu kandırmak, gerçeği saptırmak üzerine kuruyorlar. Kurmaya çalışıyorlar. Bu yüzden gerçeği anlatmak zorundayız. ~|~


Ben anlatmazsam.
Sen anlatmazsan.
Karanlık galip gelir.
Karanlığa gömülmeyelim. Yenik düşmeyelim. Soruyu şöyle soralım: Bu sancı nedir? Hangi rahatsız, ekşimiş midenin neresinde nasıl bir gaz kütlesi basınç yaptı da bu Sabah olayı patlak verdi? TMSF, hangi hukuki sebeple Sabah ile ATV'ye el koyuverdi?
Niçin?
Neden?
Her şey iyi gidiyordu. Sabah ile ATV, yanında 63 yayınıyla birlikte Turgay Ciner medya grubu yönetimine geçmişti. Medya dünyası Turgay Ciner adında "hem pompacı hem gazeteci, hem madenci hem televizyoncu" yeni bir patron kazanmıştı. Hem pompacı hem gazeteci Aydın Doğan'ın karşısında dolar milyarderi, gözü kara, dişli bir rakip doğmuştu. Hem bankacı hem gazeteci Dinç Bilgin, hapis yatmış çıkmış, gazetenin başına dönmüş fakat sonra TMSF ve Turgay Ciner ile anlaşarak odasını boşaltıp gitmişti. Sabah Gazetesi ile ATV televizyonu, ekonomideki 4 yıllık "düşük kur?yüksek faiz?bol devlet malı satışlı?yüksek sıcak para girişli" kesintisiz büyümenin nemasını "bol ilan alarak" topluyordu. Gazetenin tirajı iyi gidiyor, ATV'nin reytingleri yerli yerinde duruyordu.
Bir şey oldu.
Halkın bilmediği.
Kestiremediği.
İhtimal veremediği bir şey!
Aydın Doğan'ın gazetesinde Turgay Ciner hakkında "Mafya... Sabah ile ATV'yi ucuza kapatmak istiyor..." diye keskin, bol biberli yazılar yazan Fatih Altaylı, Sabah'a Genel Yayın Müdürü olmuş (Ben inanamıyorum ama bizim gazetecilik dünyasındaki söylentilere göre 3.5 milyon dolar transfer parası, 110 milyar lira değerinde bir kol saati ve 40?50 milyar lira aylık maaş alarak) eski patronu Aydın Doğan hakkında "POAŞ'tan vergi ziyancısı pompacı..." demeye getirdiği bol salçalı yazılar yazıyordu.
Dinç Bilgin'in gazeteden attığı Mehmet Barlas, Dinç Bilgin hapse girip çıktıktan sonra yine bizzat Dinç Bilgin'in isteği ve arzusu üzerine Sabah'a geri dönmüş, başyazar yapılmış, "Başbakan yanağı okşayarak" her cümlesinde iktidarı çok hoşnut eden yazıları Sabah'ta yazıyordu. Sabah'ı iktidarın yayın organı gibi çıkarıyorlar "Başbakan'ın oğlunun gemi aldığı haberini" bile yazmıyorlardı. Turgay Ciner Sabah'ın hisse senetlerini İMKB'de "yeniden halka satarak" 1 milyar 200 milyon dolar toplama planları yapıyor, bunun gerçekleşmesi halinde de Genel Yayın Müdürü Fatih Altaylı'ya yüzde 1 hisse (yani 12 milyon dolar) vereceği kulaktan kulağa dolaşıyordu.
Bu kadar iyi gidiyordu.
Ne oldu?
Kim kimi çelmeledi.
Bu olay niçin patladı?
Önce teşhisi koyalım. Bir Selanik atasözü var. Diyor ki; büyük abdestle (affedersiniz b.kla) yapılan kale, küçük abdestle(affedersiniz işemeyle) yıkılır. Benim Sabah ile ATV'ye TMSF'nin el koymasıyla ilgili teşhisim bu Selanik atasözüyle dile getirilen gerçektir.
Büyük abdestle yaptılar.
Küçük abdestle yıkıldı.
Dinç Bilgin, oğlu Önay Bilgin ile birlikte TMSF Başkanı Ahmet Ertürk'e giderek; "Turgay Ciner ile ben Sabah ile ATV'de gizli ortağız. Bana verdiği sözü tutmadı. Hem bana haksızlık yaptı. Hem kamuyu zarara uğrattı" deyiverdiler. Ve hukukçuların "inanç sözleşmesi" adını verdiği gizli protokolü TMSF Başkanı'nın önüne koydular. Dinç Bilgin'in Etibank'dan dolayı Hazine'ye olan borçlarının tamamı temizlenmediği gibi ona verilen sözler (ne söz verildiyse) yerine getirilmemişti. Dinç Bilgin bu yüzden, gemileri yakıyor ve "Sabah ile ATV'yi ben kurdum, bana yar olmadı, Turgay'a da yar etmem" deme noktasına gelmişti.
TMSF belgeleri gördü.
Hukukçularına sordu.
Ve Sabah'a el koydu.

Necati Doğru
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100