17 Eylül 2002 Salı 00:00
532 Okunma
Sağlıkta devrim geliyor

"Sağlıkta bir devrim gerçekleştirilecek" diyen Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, hastane kapılarının çile değil, mutluluk dağıtan mekânlara dönüştürüleceği müjdesini verdi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), İstanbul İl Merkezinin açılışını yaptı. Şirinevler metro durağı karşısında E?5 Yolu No: 34 Yücel İş Merkezi'ndeki açılış için düzenlenen törene başta BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Genel Başkan Yardımcıları Ali Gedik, Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, Ergün Sazak, Hasan Çakır olmak üzere, İstanbul milletvekili adayları ve kalabalık bir vatandaş topluluğu katıldı.

Tören münasebetiyle bir konuşma yapan Genel Başkan Prof. Dr. Haydar Baş, AB'ye, IMF'ye niçin karşı olduklarını anlattı. Ülkemizin içinde bulunduğu problemlerden nasıl çıkılacağını ortaya koyan, boğulan vatandaşa nefes aldırmanın ötesinde onu dünyanın lideri bir devletin, kâinat devleti~|~nin güçlü, zengin ve mutlu bir vatandaşı yapacak projeleri hakkında bilgi verdi. Hareketlerinin sıradan bir siyaset hareket değil bir kuvay?ı milliye hareketi olduğunu belirterek, bu millet var olduğu sürece devam edecek olan kuvay?ı milliye hareketinin merhum Atatürk'ten sonra ikinci başkanlığını yapmanın kendilerine nasip olduğunu söyledi. "Zaruretler bizi siyaset sahasına çıkardı. Bu zaruretler olmamış olsaydı bizim bu sahada işimiz yoktu" dedi.

"Gökkubbe çadırımız, güneş bayrağımızdır" ufku
Avrupa Parlamentosunun Kıbrıs, Ege, sözde Ermeni soykırımı konularında aldığı kararları sayarak bu kararların sahibi AB ile Türk milletinin bir ve beraber olmasının mümkün olmadığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, AB'nin müstakil bir Türkiye değil uydu bir Türkiye istediğini, Avrupa'ya göç eden Hun Türklerinin orada kalmak için hıristiyan olmak suretiyle milli kimliklerini kaybederek Macarlara dönüşmesi gibi bizim de dini ve milli kimliğimizin yok olmasını arzuladığını ifade ederek, "Millet olarak varlığımızı devam ettirmek, ilanihaye Türk olarak kalmak istiyorsak dinimizi en az nefsimiz kadar korumak ve kollamak mecburiyetindeyiz" dedi. Dinini ve kimliğini değiştirmesine rağmen Avrupalıların, hâlâ Macarları kendilerinden kabul etmediklerine, bir şamar oğlanı muamelesi yaptıklarına işaret eden Prof. Dr. Haydar Baş, Oğuz Kağan'ın diliyle, "Gök kubbe çadırımız, güneş bayrağımızdır" şeklinde devlet ve millet olarak ortaya konulan, bu kadar ciddi bir mefkurenin, emsalsiz bağımsızlık anlayışının, ruhunun, aşkının dünyada kimseye nasip olmadığına da dikkat çekerek bizim kendi dünyamızda başını çektiğimiz bir oluş içerisinde bulunmamız ve bir kâinat devleti oluşturmamız gerektiğini tekrar hatırlattı.

AB ve IMF'nin gayesi
Diğer bütün partilerin "AB olmadan, IMF olmadan olmaz" demelerine rağmen, BTP müntesiplerinin, "bu millet nasıl batar"ın hesabını yapan IMF ve AB talimatlarıyla değil, "milletimiz nasıl kurtulur"un hesabını yaparak yola çıktıklarını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle devam etti: "AB Türkiye Cumhuriyeti devletinin parçalanmasını, IMF de iktisadi olarak Türkiye'nin batmasını gaye edinmektedir. Biz, bu sebeplerden dolayı hem AB'ye ve hem de IMF'ye karşıyız. BTP olarak biz mandacı değiliz. Bağımsız Türkiye'yi istiyoruz. Türk milliyetçisiyiz amma şövenist de değiliz. Biz, Kürdü, Lazı, Boşnakı, Çerkezi, Arabı, Acemi ile öyle bir millet olduk ki örfümüz, adetimiz, geleneğimiz, maneviyatımız bir olduk.Tek bir millet olduk. Türk kültürü şemsiyesinin altında Türk milletini oluşturduk. İşte biz bu manada Türk milliyetçisiyiz. Yine biz, her türlü dindar insanı kabul ederiz. Amma hiç bir zaman da fundamantalizme kapı açmayız. Yani biz, dindarız, fundamantalist değiliz. Demek isterim ki bu devlet benim devletimdir, bizim devletimizdir. Bu asker benim askerimdir, bizim askerimizdir. Bu millet benim milletimdir, bizim milletimizdir. Milletimizi millet yapan değerlere hep beraber sahip çıkıp bunları yüceltmek, yükseltmek o bakımdan boynumuza borçtur, hatta farzdır."

Atatürk yaşasaydı...
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 1923 ila 1938 yılları arasında merhum Atatürk'ün temelini attığı görüşlerin mufassal şekli bir sosyal devlet projesiyle geldiklerini söyledi. "Eğer merhum yaşamış olsaydı yeminle konuşuyorum ki onun tezi bu benim anlattığım olacaktı" diyen Prof. Dr. Haydar Baş, tarım, hayvancılık, ormancılık, denizcilik, sanayi, KOBİ, esnaf gibi üretim kesimlerine faizsiz kredi ve ürünlerine pazar bulma garantisi dahil her şartta devlet desteği; isteyen toprak ağası da dahil toprağı olmayana toprak; tarım kesiminin borç faizlerini sıfırlama; şoföre, nakliyeciye faizsiz kredi ile yeni araba ve nakliye aracı alma imkanı; 100 milyarın altında geliri olandan bir tek kuruş verginin alınmayacağı, vergisiz bir Türkiye; emekli, işçi, memur maaşlarından kesintiye son verilecek bir Türkiye; insan gibi bir şaheseri yetiştiren işçinin en yücesi ev hanımlarına emeklilik; kimsesiz yaşlılara maaş ve devlet garantisinde yaşam; özürlülere ve şehit ailelerine devlet garantisinde mutlu bir yaşam; imtihansız üniversite; dershane kadrolarına istihdam imkanı; üniversiteden atılanlara af; burs adet ve miktarının arttırılması; parasızlıktan evlenemeyenlere faizsiz yuva kurma kredisi; doğan her çocuğa maaş ve ailesine doğum ikramiyesi; evsizlere ev; cezaevlerindekilere eğitim, çalışma ve ailesinin nafakasına katkı imkanı gibi şimdiye kadar kamuoyuna açıkladığı projelerine ilaveten diğer bazı projelerini de özetle şöyle açıkladı:

Reform paketine devam
"Sağlıkta bir devrim gerçekleştirilecek. Çalışsın, çalışmasın, herkes sağlık hizmetinden kesintisiz istifade edecek. Hastanın suistimal edilmesini önlemek için muayene hekimliği ile hastane hizmeti hekimliğini birbirinden ayırarak bu işi yapacağız. Her mahallede nasıl bir cami ve imam varsa aynen onun gibi her aileye aile hekimliğini gündeme getireceğiz. Sanayicilerle, sağlık sektörü arasında işbirliğini sağlayarak, sektörde kullanılan araç, gereç ve teknolojilerin Türkiye'de üretilmesini sağlayacağız. Tarımda olduğu gibi sanayicilerin, KOBİ'lerin, küçük esnafın da borç faizlerini sıfırlayacağız. Avrupa'da çalışan işçi kardeşlerimizi kendilerinden hiç para almadan emekli yapacağız. Onları vatanları Türkiye'ye döndüreceğiz. Bu konuda öyle bir proje gerçekleştireceğiz ki Avrupa irkilecek, hatta aklını oynatacak. Üniversitelerde, yardımcı doçentlerin doçent olmaları için gerekli yabancı dil sınavını kaldıracağız. Türk dili ile eğitim ve bilimin nasıl yapılacağını 'Türk dili bilim dili değildir' diyenler görecekler. Biz, dilimizi dünyanın dili yapacağız. Üniversitelerde eğitim parasız olacak. Güneydoğulu kardeşime, bugüne kadar elde edemediği hakları, devlet ve milletin barışçıl yaşayışı içinde, kardeş olarak vereceğim. Bizim merhamet ve şefkat kanatlarımız bütün dünyayı doyuracak kadar geniştir. Kaynaklarımız bir değil 700 Türkiye bakar. Bende bütün dünyayı en az 100 sene geçindirecek kaynak var. Kimse, 'döner sermayem yok da bu işi yapamıyorum' diyemeyecek. Ben bu milleti selamete çıkarmak için yola çıktım. Bu memleketi Allah'ın izniyle cennet bahçesinden bir bahçe haline getireceğiz. Milleti düşünmek budur. Milliyetçilik budur. Halkçılık budur. Bunların hangisi sayın Derviş'te var. IMF'den alınan paralar tekrar IMF'nin kasasına gitmedi mi? Bundan çiftçi, memur, üretici bir şey aldı mı? Bu kardeşimiz global sermayenin uzantısıdır. Ve şimdi halkçı CHP'dedir. Onun için gerek MHP'li, gerek CHP'li kardeşlerimizi gönülden davet ediyorum. Ocağınız burasıdır. Devletçiliği, cumhuriyetçiliği, bağımsızlığı, milliyetçiliği, halkçılığı istiyorsan, arıyorsan, onların hepsi buradadır."

Türkiye liderini buldu
BTP İstanbul İl Merkezinin açılış töreninde, eski İl Başkanı, 3. Bölgeden milletvekili adayı Fikret İnan da bir konuşma yaparak memleketimizin ve milletimizin sahipsizlik devri yaşadığına dikkat çekerek, zamanın işi gücü bırakmak pahasına vatana, millete sahip çıkma zamanı olduğunu belirtti. İnan, BTP olarak en büyük farklarının vatana, millete sahip çıkan farklı bir genel başkana sahip olmaları olduğunu ifade ederek, "Bize düşen onun fikirlerini ülkemiz insanına aktarmaktır. Onu tanımayanlara köprü olmaktır" dedi. 1. Bölgeden milletvekili adayı, TRT'den emekli TSM sanatçısı Galip Sokullu'nun da bir konser verdiği açılışta, Sokullu'nun, Prof. Dr. Haydar Baş'ın çok sevdiği "Öyle bir sevgili buldum ki seni unutacağım" eserini okumasının ardından, "Türkiye öyle bir üstad, öyle bir lider buldu ki eskileri unutacak" sözleri ayakta alkışlandı.

Basın kulağının üstüne yatmış uyuyor
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye'yi içinde bulunduğu krizden kurtaracak, bir kâinat devletine dönüştürecek projelerini sağır sultanın bile duymasına karşın medyada hiç bahsedilmemesine de dikkat çekti ve bu konudaki görüşlerini şöyle dile getirdi:

"Benim ortaya koyduğum görüşler sıradan görüşler değildir. Bunlar dünya çapında ödül almış görüşlerdir. Dünyanın takdir ettiği, tensip ettiği görüşlerdir. Nasıl bir dünyada yaşıyoruz ki ben ülkemin kurtuluşu için bunları ortaya koyuyorum; öyle bir basın var ki, sanki gözü kör, kulağı sağır. Peki bunları bu halka kim aktaracak? Görülen o ki basının yapması gereken vazifeyi de sizler yapacaksınız. Bizden duyduklarınızı, gece gündüz demeden, kapı kapı dolaşıp, bütün kardeşlerimize, arkadaşlarımıza, dostlarımıza, tanıdıklarımıza, tanımadıklarımıza, aktaracağız. Ve bu basını da Allah kısmet ederse 4 Kasım sabahı layık olduğu karanlık dehlize defnedeceğiz. Öncelikle ifade edeyim ki basının bu tavrı çok ciddi bir cehalet örneğidir. Ben milli yönü güçlü olan bir insanım. Milli olmak, bu milletin eli, ayağı, gözü, dili, kulağı olmak demektir. Ben isterdim ki basın da benim elim, dilim, kolum, kanadım olsun, onunla uçalım ve bu milleti layık olduğu yere kavuşturalım. Eğer ben Amerika'dan icazet alıp buraya gelmiş olsaydım ve Derviş gibi talimatlarla, kanunlar çıkartma yolunda bakanları ve Meclis'i icbar etmiş olsaydım, demek ki onlar o zaman benim arkamda olacaklardı. Bu gerçek içinde bulunduğumuz şartların ne olduğunu göstermesi bakımından ibret vericidir."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100