Bu haber kez okundu.

Sahillerimizi yeniden fiyatlayalım...
İstanbul'da milyar dolara yakın fiyatlara satılan arsalar algılamamızın merkezi olurken, yaz aylarına girdiğimiz şu günlerde gözden kaçırdığımız bir detay var; ~|~

İstanbul'da 'fiyatları tavan yapan dinamik' aslında Türkiye'nin geneli için geçerli ve özellikle AB'de yayınlanan emlak dergilerini incelediğimizde Türk kıyıları hâlâ Türkiye ile kıyaslanmayacak bölgelere göre ciddi anlamda ucuz...

Daha açıkçası; İstanbul'u fiyatlayan yeni denklemi, Avrupa Birliği patolojisinden ayırıp doğru analiz edersek, net olarak şu sonuca varabiliriz; kıyılarımızın hala bu denklem dışında ve maalesef değerin doğru analiz edilmediği bir algılama özellikle sahillerimizin fiyatlanmasına hâkim...
Değerli dostlar, bu satırlar sonrası aklınıza şu soru ve mesaj gelebilir; daha açık söyle, ne demek istiyorsun?

Hemen arz edeyim; AB kaynaklı yayınları dikkatli incelersek, Katalonya, Andalusia, Valencia, örneklemelerinde ortalama 300 metrekare, bahçeli, deniz görür, standart bir villa için 750 bin ile 1.3 milyon avroluk değerler 'normal' görülürken, Bodrum, Kemer ve Çeşme'de aynı özellikler için 'normal görülen maksimum değer 250?300 bin avro. Aynı sıralama içinde Peleponez ve Yunanistan'ın Ege kıyıları için 'normal' görülen en düşük değer 495 bin avro. Çok şaşıracaksınız ama Hırvatistan dahi Türk kıyılarından 'daha yüksek' değerlere layık görülmüş... Bu noktada aklıma gelen soru çok açık: Bize biçilen değer neden bu kadar düşük? Acaba biz mi pazarlama noktasında büyük bir yanlış içindeyiz yoksa biz farkına varmadan bu tip sınıflamalar ile kıyılarımız 'ucuza' mı kapatılmak isteniyor?

İşte ortaya koymak istediğim detay da burada gizli; Türkiye gerek yeni dünya düzeninde süratle değerlenen konumu, gerek kıyılarının doğal kalitesi, gerekse tatilciye sunulan hayat renkliliği açısından Yunanistan, İspanya ve yeni AB ülkeleri ile kıyaslanamayacak kadar iyi durumda. Bu dinamik içinde Türk kıyıları şu anda hak etmediği bir fiyatlama sürecinden geçmekte olup, değerlerimiz 'olması gerekenden çok ucuz' elden çıkmakta... Bu noktada sizlere bir çağrı yaparak bitirmek istiyorum; bu yaz yabancılara yaptığımız satışlarda gelin hep birlikte fiyatları' yukarı çekelim... Evet, gelin fiyatlarımızı yukarı çekelim... İnanın bana; öngördüğüm 'arz?talep' dengesi ve 'Avrupalının bize gelme zorunluluk katsayısı', yapacağımız fiyat ayarlamasını rahatlıkla kaldırabilir...Ve en önemlisi Avrupalı emlak editörlerine Türk sahillerini daha iyi analiz etmeleri yolunda bir işaret fişeği atmış oluruz...
Sonuç: Bu yazının ana fikrini her alanda aktarmaya devam ediyorum ve elimden geldiğince çabalıyorum. Fiyatlardaki artış belki ilk etapta içerideki tüketici açısından da 'olumlu' algılanmayacak ama en azından 'Avrupa'da eşi benzeri olmayan' değerlerimizin Yunanistan'dan, hatta Hırvatistan'dan bile ucuz satılması sürecinin önüne geçeceğiz...

Son söz: Her gün Avrupalı yaşlıların Türkiye'deki sahil bölgelerine nasıl yerleştirileceğini anlatan projeler karşımıza çıkıyor. 'İnsana saygı, gelenlerin tüketim yapması' gibi kavramlar eşliğinde bakınca bu tip projeler de 'olumlu' algılanabilir ama bir gerçek var ki; bu topraklar hem maddi, hem de manevi açıdan bu kadar ucuz değil. Burası her anlamda 'Avrupa'nın yükünü' taşıtacağı bir bölge hiç değil. Gelin buranın ne olduğunun farkına varalım ve 'bize şimdilik yüksek görünen değerlerin' aslında 'gerçek ederimiz ve dünya standartları ile kıyaslanınca ne kadar düşük olduğunu' lütfen bir an önce görelim...   

Yiğit Bulut
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100