Bu haber kez okundu.

Said Nursî?İnönü ittifakı
Said Nursî'nin "zikzaklı siyasi hayatı" çok ilginçtir. Öyle ki, Said Nursî ile İsmet İnönü, Amerika'nın "ekümenik plan"ında taşeronluk vazifesi bile ifa ederler.
M.E.KOÇ'un yazısı... ~|~






      ABD'nin "yeşil kuşağı" ekseninde Said Nursî?İnönü ittifakı

Dünkü makalemizde Sultan II. Abdülhamid Han'ın tımarhanelere sürüklediği Said Nursî'nin (Bkz. Mevkuf Said Nursî, Şuâlar / On Dördüncü Şuâ ? s.1080?1081), 19. ve 20. yüzyıl Osmanlı coğrafyası üzerinde sömürge oyunları oynayan İngilizlerle ve onların taşeronları C. Efganî, M. Abduh... gibileriyle olan bağlantılarına değindik. Osmanlı dağıtılırken İngilizlerin yanında bu kadar dahilî ve harici siyasetin ortasında bulunan S. Nursî'nin son dönemdeki konuşma ve risalelerinde en az 10?15 yerde "siyasetten Allah'a sığınması" (S. Nursî, Mesnevî?i Nuriye 220; Kastamonu Lâhikası 122?23; Emirdağ Lâhikası 1: 10, 28, 56, 143, 247; Mektubat 48?9, 62, Sünûhât 47?9) bir başka siyasetin gereği miydi? Yoksa S. Nursî "geçmişte siyaset adına ortaya koyduğu gayr?ı milli duruşunu fark ederek" siyasetten gerçekten Allah'a mı sığınmıştı? Veya Said Nursî, bir yandan Osmanlı'nın dağıtılmasıyla başlayan Milli Mücadele yıllarında İngilizlerle, daha sonraları ise coğrafyamızda inisiyatifi ele alan Amerika ile "saman altından siyaset yürütür" iken, neden diğer yandan güya "siyasetten Allah'a sığınmış" pozisyonu alıyordu?

Said Nursî, Milli Mücadele'nin başlangıç döneminde Kuvay?ı Milliye'yi "küfür ve canilik"le itham eden ve büyük zayiatlara sebep olacağı için asla İngiliz ve Yunanlara karşı gelinmemesi gerektiğini anlatan fetvalarını İkdam gazetesinde yayınlarken (Bkz. İkdam gazetesi, 26 Eylül 1919; Yücel Özkaya, Ulusal Bağımsızlık Savaşı Boyunca Yararlı ve Zararlı Dernekler, Atatürk Araştırma Merkezi, Cilt IV, Sayı 10, Kasım 1987; Genelkurmay Başkanlığı Askeri Tarih ve Stratejik Etüd (ATESE) Arşivi, Klasör 86, Dosya 144 (1318), Fihrist 240; Muharrem Bayraktar, Yeni Mesaj gazetesi, 28 Nisan 2005), herhalde hiçbir akl?ı selim sahibi, S. Nursî'nin bu İngiliz yanlısı tavrını "milli bir duruş" olarak niteleyemez.

Said Nursî'nin "zikzaklı siyasi hayatı", çok ilginçtir, Amerika'nın coğrafyamızdaki inisiyatifi ele almasıyla "Amerikan yanlısı" bir hizmete dönüşür. Öyle ki, Said Nursî ile İsmet İnönü, Amerika'nın "İstanbul'a ilişkin ekümenik plan"ında beraberce ortak taşeronluk vazifesi bile ifa ederler.
60?70 yıldan beri elden ele dolaşan "Kürdistan haritaları"nı ilk defa hazırlatan ABD Başkanı Harry S. Truman, bir gece yarısı kendi özel uçağıyla papaz Athenagoras'ı İstanbul'a gönderip İsmet İnönü'nün önüne "Ekümenik Fener Patriği" olarak koyar. Ancak iş Lozan'a aykırıdır. Çünkü Türk vatandaşı olmayan papaz, Fener'e patrik yapılamazdı.
Türk vatandaşı olmayan Athenagoras'a, İnönü'nün talimatı ve İhsan Sabri Çağlayangil'in katkıları sonucu abra?kadabra yöntemiyle bir gecede T.C. kimliği çıkartılır. Dönemin Sovyetler yanlısı olduğu iddia edilen Patrik Maksimos, ABD Başkanı Truman'ın "yeşil kuşağı" ekseninde derhal görevden alınır.

Aynı zamanda
Kurtuluş Mücadelesi yıllarımızın hain Rum derneklerinden Mavri Mira'ın kurucusu olan Athenagoras patrik olarak tensip edilir.
Patrik Athenagoras'ın ilk beyanı ise "kendisinin ekümenik patrik olduğu" şeklindedir.
Bu Amerikan projesi, Athenagoras'ın kimlik ve hain kişiliği sebebiyle ciddi tepkiler alır. İşte bu tepkileri azaltmak vazifesini Said Nursî üstlenir. Bu dönem Said Nursî'nin güya "siyasetten Allah'a sığındığını ifade ettiği dönem"dir. Nursî, derhal Fener'e kapak atarak Athenagor'a vasıl olur ve aralarında geçen diyalogları aktararak onun bir nevi "gizli Müslüman" olduğunu yaymaya başlar. Böylece Amerika'nın ilk ekümenik planı İnönü?Said Nursî ortaklığıyla gerçekleşmiş olur.
(Bkz. M. İsmail Tezer, Yeni Asya, Mehmet Emin Birinci ile ropartaj, 23 Mart 2005,; Abdülkadir Badıllı, Bediüzzaman Said Nursi: Mufassal Tarihçe?i Hayatı, İstanbul 1990, C.2, s. 1479; M. Kemal Atatürk, Nutuk, Vesika 1, Erzurum / 22 Ağustos 1919; İstiklal Harbi Gazetesi, 16 Mayıs 1919 , s. 4; Doç. Dr. M. Süreyya Şahin, Fener Patrikhanesi ve Türkiye, Ötüken Neşriyat, İstanbul 1996, s.309; Oğuz Gökmen, Türkiye, 24 Temmuz 2005; Akşam, Patrikhaneye ithal ruhban, 4 Mart 2004; Necip Fazıl, Büyük Doğu, Ördeklerden bir filo / Bir de Kazdan amiral; CIA, The Kurdish Minorty Problem / Kürt Azınlık Sorunu, 8 Aralık 1948).

Tecelliye bakın ki, geçmişindeki İngiliz yanlısı siyasetten Allah'a sığınan Said Nursî'ye, "ABD yanlısı" ve "İnönü ortaklığında Amerikancı siyaset" ekseninde bir misyon düşüverdi.
Dahası, Amerika'nın Sovyetler'e karşı oluşturduğu "yeşil kuşak" cephesi, Said Nursî'de "mutlak küfür ve komünizme karşı Hıristiyan misyonerlerle ittifak" senaryosu olarak zuhur etti (Bkz. S. Nursî, Emirdağ Lahikası, s. 139; Lemalar s. 151).
Nursî'nin bu Amerikancı siyaseti, dün kimi nurcuları yıllarca Morrison Süleyman'ın saflarında tuttu; bugün de "diyalogcu nurcuları" hariçte Amerika'nın ocağına ve Vatikan'ın "misyon erliği"ne sürükledi, dahilde de bölgemizdeki vahşi işgalci Amerika'nın stratejik ortağı AKP'nin payandası haline getiriverdi.
İlginçtir, dün üstatları Said Nursî'nin yaptığı gibi aynen, bugün Kuvay?ı Milliye'yi "çetecilik" olarak niteleyen diyalogcu nurcular, bir yandan bütün bu Amerikancı politika ekseninde debelenip dururlarken, öte yandan güya "siyasetten Allah'a sığındıklarını, hatta siyasetin davaya ihanet olduğunu" yazıp çizmektedirler.
Dilerseniz, Morrison Süleyman'ın payandalığından AKP'nin şakşakçılığına doğru yol alan diyalogcu nurcuların ahvalini, yarın kendi ifadelerinden aktaralım.
Aktaralım ki, coğrafyamız üzerinde önce İngilizlerin önderliğinde, ardından Amerika'nın yönetiminde yıllardan beri süregelen sömürgeciliğin dün ve bugün yerli sarıklı taşeronlarının kimler olduğu gizli kalmasın.

Yazarın yazı arşivini izlemek için tıklayınız...

Mehmet Emin KOÇ / eminkoc@yenimesaj.com.tr

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100