Bu haber kez okundu.

Sanal ekonomi
İnsanlar, yarını görme ve yarınından emin olma imkanına sahip değil iseler, günlük yaşarlar. Bizim gibi toplumlarda kural haline gelmiştir bu. ~|~


'Bugünü kurtardım ya, yarın Allah kerim' diye düşünürüz hep.
Bugün cebimize ne girdi, ne çıktı?
Bugün ne kadar hasılatım, ne kadar kazancım oldu?
Bugün neler için ne kadar harcama yaptım?
Artık 'kredi kartı' denilen bir harcama yöntemi olduğu için, maaşla çalışanlarımız bile ayın sonunu değil, bu günü kurtarmayı düşünüyor.
Fakat, hangimiz kurtarabiliyoruz günü ve nasıl kurtarıyoruz?
İşçiye, memura, esnafa, çiftçiye sorun bakalım:
?Dört yıl önce gününü nasıl kurtarıyordun, bugün nasıl kurtarıyorsun?
Alacağınız cevaplar hiç de olumlu ve iyimser bir tablo çıkarmaz ortaya.
Enflasyon ve faizler ne kadar düşmüş, milli gelir ve ihracat ne kadar artmış, büyüme hızı ne kadar olmuş, bunların hiçbiri ilgilendirmiyor vatandaşı. Enflasyonun ve faizlerin yüksek olduğu yıllara göre bugün daha az iş yapabildiği, daha az kazandığı ve paranın satın alma gücü daha da azaldığı için ilgilendirmiyor. Daha çok borçlandığı ve borçlarını ödeyemediği için ilgilendirmiyor. İşsiz kaldığı ve yeni bir iş bulamadığı için ilgilendirmiyor. Geliri, giderleri kadar artmadığı için ilgilendirmiyor.

Böyle istikrar olur mu?
Öncekİ gün Tercüman'ın manşete çıkardığı Kenan Sönmezler'in haberini okumuş olmalısınız.
O habere göre, 2002 yılında litresi 1.69 YTL olan benzin, 2006 yılında 3.00 YTL; 2002 yılında 19.00 YTL olan tüpgaz, 2006 yılında 35.00 YTL; 2002 yılında 0.15 YTL olan ekmek, 2006 yılında 0.30 YTL olmuş.
2002 yılında 6.2 milyon olan işsiz sayısı, 2006 yılında 10 milyona çıkmış.
2002 yılında 748 bin olan karşılıksız çek sayısı, 2006 yılında 1 milyon 102.535'e, protesto olan senet sayısı, 498.748'den 2 milyar 803 milyon adede yükselmiş.
'İstikrar' dediğimiz kavram, 'Yerleşme, oturma, ekonomide denge ve istihdamda düzen' demek değil mi?
Fiyatlar mı oturdu? Ekonomide denge mi sağlandı? Olmayan istihdamda düzen mi var? Öyleyse, 'istikrar'dan nasıl söz edebiliyoruz?

Çarşı?pazar gerçekleri
2007 yılına yeni zamlarla gireceğiz. Motorlu taşıt vergisinden özel iletişim vergisine ve emlak vergisinden harçlara kadar her şeye zam geliyor.
AK Parti iktidarına göre ise, 'Enflasyon tek haneli rakama düşürüldü!'
Çarşı?pazarın gerçekleri ile hükümetin söylemleri ya da kağıt üzerindeki enflasyon rakamları birbirini tutmuyor.
Vatandaşın soyut söylemler ve kağıt üzerindeki rakamlar yerine, içinde yaşadığı ve her an karşı karşıya olduğu elle tutulur somut gerçeklere inanmasından daha tabii ne olabilir?
İşçinin, memurun, esnafın ve çiftçinin bugün dört yıl öncesine göre daha iyi durumda olduğu söylenebilir mi?
Vatandaş dört yıl önce doldurduğu fileyi bugün aynı para ile doldurabiliyor mu?
Dört yıl önce aldığını bugün aynı fiyata alabiliyor mu?
Enflasyon düşmüş, milli gelir artmış!
Hani nerde?

Sırrı Yüksel Cebeci
Anahtar Kelimeler:
sanal ekonomi
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100