Bu haber kez okundu.

Sanayici kan ağlıyor
Sanırım son üç yıldır sanayiden böyle bir uyarı gelmemişti. Genellikle işlerin düzeldiğinden, iyiye gittiğinden ve gelecekten umutlu olunduğundan söz edilmişti. Artık, sanayinin kalbi İstanbul'dan imdat çığlığı geliyor. Sabah'tan Abdurrahman Yıldırım'ın yazısı ~|~ Görünürdeki en büyük neden, döviz kurunun giderek düşmesi veya liradaki değer artışı. Dün İstanbul'da bürokratlarla yılda bir yapılan toplantıda konuşan İSO Başkanı Tanıl Küçük, "İthalat karşısında rekabette zorlanan üreticilerimiz üretim faaliyetlerini yavaşlatmaya veya son vermeye başlamışlardır" dedi. Küçük, acil önlem alınmazsa 2006'nın daralmanın yaşanacağı bir yıl olabileceğini de öne sürdü.
Buraya nasıl gelindi?
Rekor üretim artışlarından sonra sanayi bu duruma nasıl geldi?
* Çin mallarıyla dünya pazarlarında ve Türkiye'de fiyat rekabetinin yapılamaması önemli bir etken.
* Döviz kurundaki düşüş belki de en önemli neden. Ancak enflasyon düşüşüne en büyük katkı da kur düşüşünden geliyor. Bu nedenle düşük enflasyon ortamında sanayinin rekabet gücü için başka önlemler de alınmalı.
Ne yapıldı?
Enflasyonla mücadeleden vazgeçmeden sanayinin rekabet gücünü korumanın yolu yatırım ortamının iyileştirilmesinden geçiyor. Adı 'yatırım ortamının iyileştirilmesi' ancak, aynı zamanda üretim ortamının, iş yapma ortamının iyileştirmesini de beraberinde getiriyor. Bu, 2001'de yürürlüğe konulan programın da bir hedefi; çünkü teşviklerin yerine geçecekti. Şimdiye kadar sağlanan tek somut gelişme ise Kurumlar Vergisi'nin 10 puan düşürülecek olması.
Başka
önlemler neler?
Vergi indirimi yapılacakların içinde sadece biri.
* Türkiye'de istihdam vergisi, OECD ülkeleri arasında en yüksek vergilerden biri. Bu konuda şimdiye kadar herhangi bir iyileştirme yapılmadı.
* Türkiye'de elektrik fiyatları artırılmıyor. Ama düşen enflasyon ve düşen kur ortamında bu yetmez. Enerjinin dolar bazındaki maliyeti yükseliyor. Bu da ihracatçı sanayicinin maliyetini artırıyor. Türkiye, elektriği en yüksek fiyattan kullanan ülkelerden biri. Elektrik ve enerji fiyatlarında dolar bazında da düşüş sağlanabilmeli.
* Yine Türkiye, en yüksek finansman maliyetiyle çalışan ülkelerden biri. Çünkü yüksek reel faizler henüz düştü ancak aracılık maliyetleri hâlâ yüksek. Sermaye piyasası da şirketleri fonlayacak büyüklükte ve derinlikte değil. Yurtdışından fonlama olanağı bulunlar bu imkanı kullanıyor. Bulamayanlar ise ya finansman darboğazı içinde ya da rekabet gücünü koruyamıyor. Finansman sorunu da yatırım ortamının düzeltilmesinin bir parçası.
Bedeli ne?
Sermaye girişi bolluğunun, AB yolunun ve IMF programının yarattığı olumlu sonuçlar arasında hükümet de bürokrasi de yatırım ortamının iyileştirilmesini gözden kaçırdı, çok ağırdan aldı. Bu konuda çok zaman kaybettik. Artık geldiğimiz aşamada ekonominin, enflasyonla büyüme arasına sıkışmak üzere olduğunu gözlemliyoruz. Belki zaman çok geç, yatırım ortamını iyileştirmeye başlasak bile belli bedelleri ödemekten kurtulamayacağız. Ama bunu yapmamanın ve gecikmenin bedeli daha ağır; biline.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100