22 Haziran 2007 Cuma 00:00
219 Okunma
Sarkozy Türklere ayna tuttu
Sarkozy'nin Türkiye'nin AB üyeliğine dürüstçe karşı çıkması, Türk toplumunun birliğe yaklaşımındaki belirsizlikleri de ortaya çıkardı ~|~

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin sevilmeme rekorları kırdığı bir ülke varsa o da Türkiye. Bu ülkenin AB'ye girme ihtimalini reddetmesi ve bunun için işbaşına gelir gelmez ekonomi ve para politikaları başlığının açılmasına karşı çıkarak harekete geçmesi, Sarkozy'yi Avrupa yanlısı çevrelerin nefret ettiği biri haline getirdi. Halbuki bu çevreler Fransa'nın yeni duruşunun hiç olmazsa yaşanan ikiyüzlülüğe son verdiğini gözden kaçırıyor. Her ne kadar birkaç AB üyesi Türkiye'yi tereddütsüz desteklese de, diğer üyeler müzakerelerin başlamasını içten içe Türkiye'nin başarısız olması, en iyi ihtimalle bir 'imtiyazlı ortaklık' ümidiyle kabul etmişti.

Sarkozy'nin dürüstlüğü bir netice daha verdi: Türkiye'nin Avrupa'ya karşı belirsizliklerini, daha doğrusu Türk toplumunda Avrupa'yı hem amaç hem itici güç gibi, kimi zaman bir günah keçisi veya iktidar mücadelesinde araç gibi gören bileşenleri de ortaya çıkardı. Sabancı Üniversitesi'nde geçenlerde düzenlenen bir toplantıda iki tespitte bulunuldu. Bir yandan davayı destekleyen birinin ifadesiyle, müzakerelerin 'teknik anlamda devam etse de siyaseten durduğu' belirtildi.

İktidardaki AKP, 2004 sonundan beri pratikte reform yapmayı bıraktı. Bunun nedeni orduyla karşı karşıya gelmek istememesiydi. Avrupa Komisyonu'nun ekim ayında sunacağı ilerleme raporu, başta ifade özgürlüğü hakkındakiler olmak üzere, reformlardaki bu durgunluğu vurgulayacak.

22 Temmuz'daki seçimler de ilerleme sağlamayacak. Seçimlerde milliyetçi bir rüzgâr bekleniyor, ama iyimserler bu havanın seçim sonrası dağılacağı ümidinde. Diğerleriyse İslamcıların 'gizli gündemi'nin devreye sokulması veya darbe gibi korku senaryoları yazıyor. Ordu, Irak'taki Kürt kalelerine karşı müdahalede bulunmayı düşünüyor ki, bu durum Avrupa ve ABD'yle gerilimi artırır. Ancak bunu umursamıyorlar, zira kendilerine enerji ve silah tedarik edecek Rusya ve İran'la, SSCB'nin yok olmasından sonra fazla sürmemiş 'Pantürkizm' hayalinin yeni macerası olacak, alternatif bir ittifak için çalışıyorlar. Gelgelelim bu durum ordunun, genç askerlere AB'nin işleyişini öğretmek için Brüksel'de mali yardım talep etmesini engellemedi.

Moderniteyi İslam'a bıraktılar
'Ne şeriat ne darbe' diye haykıranlar vardı İstanbul ve Ankara'da düzenlenen mitinglerde. İstanbullu bir entelektüele göre bunun açıklaması şu: "Modern Türkiye'nin temellerinden biri olan laiklik zayıflıyor. Ancak bunu güçlendirelim derken diğer temelleri, yani demokrasi ve hukuk devletini zayıflatmak aptallık." Oysa ordudan etkilenen bazı laikler, modernite ve demokrasiyi İslam'ın parçası olduklarını söyleyenlere terk ederek, AB'nin Türkiye'yi reddetmesine bile hazır. Bu çelişkilerin üstesinden gelebilmek için Türkiye'nin Avrupa yanlıları, AB'ye giriş için uzak da olsa bir tarih verilmesinin en azından siyasi bir umut yaratacağını düşünüyor. Cumhuriyetin 100. yılı olan 2023 neden olmasın?

Daniel Vernet / Le Monde
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100