Bu haber kez okundu.

Sattığın yerleri 'toprak' diyerek geçme tanı?
Çanakkale mahşerinin bir benzerini yaşıyoruz topyekün Türk milleti olarak. Tüm vatan sathında, ekonomik ve politik "tehditler"le cebelleşiyoruz. M.E.Koç'un yazısı... ~|~

 

 

92. yıl önceki Çanakkale mahşerinin bir benzerini yaşıyoruz topyekün Türk milleti olarak. Sadece Çanakkale'de değil, tüm vatan sathında, ekonomik, politik ve kültürel "tehditler"le cebelleşiyoruz.
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, yıllardan beri Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu bu "kuşatma"yı haykırıyor. Haykırmakla kalmıyor; bu "ecnebi kuşatması"nı nasıl kıracağımızın çözümlerini getiriyor, milli modeller sunuyor.
Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, Türkiye, bugün, tarihinin hiçbir döneminde rastlanmadık biçimde iç ve dış tehditlerle karşı karşıyadır, ifadesiyle milletimizi ayık olmaya davet ediyor.

Tarih tekerrür ediyor

Çanakkale ve Milli Mücadele sürecinin tarafları, bugün yine adeta saflarını belirlediler.
Dün olduğu gibi, bugün de Türk milleti üzerine çullanmak üzere konuşlanmış bir Haçlı dünyası var? AB var, ABD var, BOP mühendisleri var. 92 yıl önce bu mübarek vatana hunharca çullananların bugünkü torunları var.
Haçlı güruhu içeriden elemanlar edinmişlerdi; onların içerideki taşeronları, yandaşları ve mandacıları vardı. Hem de Müslüman kılığında, hoca kılığında, hatta allame ve Şeyh'ül İslam kılığında? İşgalci Yunanlılara ve İngilizlere karşı mücadele etmenin "küfür" olduğunu yayıyorlar; vatanı canları pahasına savunan M. Kemal ve arkadaşları hakkında "küfür fetvaları" yayınlıyorlardı. Said Nursî ve şürekası işte bu fetvaları yayınların safındaydı. Bizden bir şey olmaz, İngiliz mandası şart, Amerikan mandası şart diyorlardı?
Hatta Milli Mücadele'nin başlamasına ramak kaldığı son gecelere kadar İsmet İnönü'nün bile bu "manda illeti"ne müptela olduğunu naklediyorlar tarihçiler.

Canlarıyla destanlar yazan bir millet?
Haçlı güruhu ve içerideki taşeronlarına karşı vatanı ve namusu müdafaa etmeye and içmiş çarıksız, gömleksiz, mermisiz ama "göğsü iman dolu" bir avuç millet vardı. Bir avuç millet, bağımsızlık aşkı ile çoğaldı, çoğaldı, kainat çapında büyüdü ve yedi düveli savuracak bir ateş topuna dönüştü.
Türk milleti, canlarıyla İstiklal Marşını ve destanlarını yazdı.
Türk tarihi de zaten bu şahikalarla doludur.

Tüyleri ürperten Çanakkale mahşeri
Çanakkale destanı, bu capcanlı destanların en son örneklerinden biridir. İstiklal Şairi merhum M. Akif'in yüreğindeki Çanakkale mahşeri şöyledir:

"Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
?
Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm?ı beşer,
Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,
Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ'ûna da züldür bu rezil istilâ!
?.
Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
?.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkâz?ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak,
Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
?
Âsım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.
Şûhedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar...
Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
?.
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber."

Özetle vaziyet budur, işte vatan budur? Çanakkale mahşerinin mısralara yansıyan tonları bile, insanın tüylerini diken diken ediyor.

Çanakkale mahşerinden BOP işgallerine?
Benzer mahşer BOP projesi kapsamında Irak'ta yaşanıyor. Afganistan'da yaşanıyor. Yüce Türk milletine tekrar yaşatılmak isteniyor.
Haçlılar yine işgal safı bağladılar. AB, ABD, IMF güruhu topyekün coğrafyamıza BOP projesiyle çullanmak istiyorlar.
Dün Çanakkale mahşeri ve Kurtuluş Mücadelesi sürecinde vatanların sahip çıkanlar hakkında "küfür fetvası" çıkartan Müslüman kılıklı mandacıların yol evlatları, aynı fetvaları bugün AB'ye, IMF'ye ve ABD'nin işgaline karşı duranlar hakkında veriyorlar. Papazlarla?hahamlarla kolkola vaziyette Türk askerine ve Türk milletine karşı saf tutuyorlar. Vatanı ecnebilere satıyorlar. Petrolümüzü, madenlerimizi, işletmelerimizi peşkeş çekiyorlar.

Türk milletinin, milli direncini dinler arası diyalog aşısıyla kırmaya çalışıyorlar. Türk milletini işsiz, aşsız ve başsız bırakmaya kalkışıyorlar. Bununla da yetinmeyerek; AB'ciliği, IMF'ciliği, ABD ve İsrail ile stratejik ortaklıkları tescilli ne kadar denenmiş milliyetçi, dindar görünümlü veya Atatürkçü kılığında mandacı varsa hepsini seferber ederek, Türk milletini şaşırtmaya, "tam bağımsızlık" yolundan çevirmeye çabalıyorlar.
Bütün bunların karşısında BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın söylemleri ve milli çözümleri, Türk milletini, siviliyle?askeriyle, doğusuyla?batısıyla tek yürek tek bilek hale getiriyor. Bu ulvi bilinçle Yüce Türk milleti, AKP ve yandaşlarına, "Sattığın yerleri toprak diyerek geçme tanı?" diyerek haykırıyor; tüm mandacıları sandığa gömeceğini ilan ederek "bu sefer BTP, bu sefer iş?aş Haydar Baş" diyor. Türk milleti, sandıkta yepyeni bir destan yazmaya hazırlanıyor.

Mehmet Emin Koç / meminkoc@yenimesaj.com.tr

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100