Bu haber kez okundu.

Schröder Kıbrıs için geldi

Kıbrıs'ı verip kurtulma konusunda AB yalanı üzerinden hükümete destek faaliyetlerine dikkat çeken Baş, "Schröder'in ziyaretinin amacı, Kıbrıs adına Türkiye'de oluşan hassasiyeti kırmak ve yok etmektir" dedi

Kıbrıs'ta kum saati Rumlaşmaya doğru akarken, bu sürecin gerekçesi olarak kullanılan Avrupa Birliği üzerinden, Türk halkına bir psikolojik savaş harekâtı uygulandığına dikkat çeken Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "Almanya Başbakanı Gerhard Schröder'in, Kıbrıs'ın AB hanesine yazıldığı ve Türkiye'nin tüm direnç kalelerinin susturulduğu bir dönemde yaptığı Ankara ziyareti bu çerçeve içinde bir yere oturmaktadır ve de anlamlıdır" açıklamasında bulundu.
AB yalanıyla hükümete Alman desteği
"Bilindiği gibi Kıbrıs'ta 22 Mart'a kadar sürecek ikinci tur görüşmeleri bugün başladı. Denktaş'ın yaptığı açıklamalar, AB'yi arkasına~|~ alan Rum tarafının en ufak bir adım bile atmaya yanaşmadığı şeklindedir" diyen BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle konuştu: "KKTC Cumhurbaşkanı durumdan rahatsız, Türk halkı ise 'milli duruşu' temsil eden siyaset ve siyasetçiye uygulanan tüm medya karartmasına rağmen teyakkuzdadır. Çünkü bu millet mızrağın çuvala sığmadığı şu günlerde gerçeği görmeye, yalan duvarını yıkmaya başlamıştır. Türk halkı derin feraseti ile adeta bu işler için oluşturulmuş 'misyon' hükümetinin Kıbrıs'ı berhava etme niyet ve icraatını yakalamıştır. Çünkü 1974 Barış Harekâtı, şehidiyle, gazisiyle, duasıyla, radyo başında yaşanan heyecanıyla hâlâ hafızalardadır. Kanlı Noel katliamları, öldürülen çocuklar, EOKA terörü, Makarios unutulmamıştır. 1974 Barış Harekâtı, Kıbrıs'a asker taşıyacak gemilerin bulunamadığı, uçak yakıtının ambargoya takıldığı bir zamanda, aziz Türk milletinin fedakârlığı ve şühedânın manevi yardımıyla gerçekleştirilmiştir. Oysa şimdi Kıbrıs için 'ya taksim ya ölüm' diyen bir dâvâ, 'ya azınlık ya asimilasyon' derecesine düşürülerek satışa çıkarılmıştır. Görüşmeler Kıbrıs Türk'üne ölümlerden ölüm beğen dercesine ve 'azınlık ile asimilasyon' seçeneği arasında gidip gelmektedir. İşte Kıbrıs ve Anadolu Türk'ü için tarihin bu en karanlık günlerinin yaşandığı şu zamanda, bir Alman Başbakanı Türkiye'ye geliyor ve AB yalanı üzerinden hükümete destek veriyor. Azıcık hassasiyeti kalan herkes şunu bilecek ve görecektir ki ziyaretin amacı, Kıbrıs adına Türkiye'de oluşan hassasiyeti kırmak ve yok etmektir. Bu konuda her şeye rağmen ortaya çıkan itirazları boğmaktır."
Türkiye kıblesini bulur endişesi
"Zaten Kıbrıs'ı vermiş, Ege'yi bağlamış, azınlık yönetmeliğini kaldırmış, Türkmen Türklüğünü unutturmuş, İstanbul'u Büyük Ortadoğu projesine malzeme etmeye gönüllü yazılmış bir hükümete destek verilmez de ne yapılır?" tespitinde bulunarak ortada büyük bir tiyatronun yaşandığına işaret eden Prof. Dr. Haydar Baş, "Türkiye yolunu ve kıblesini bulabilir endişesiyle, AB'nin dış kapısına bağlanacak intıba-ı verilmekte ve bu yöntemle Türkiye'yi Türk ve Müslüman yapan tüm değerler de elinden tek tek alınmaktadır. Kıbrıs bunun en somut adımıdır" dedi. Prof. Dr. Haydar Baş, Alman Başbakanı'nın ziyaretinin, kendinden önce gelen ve "Türkiye'ye AB yolu kapalı" diyen Angela Merkel'in sözlerini unutturma ve mahalli seçimler öncesinde "düşüşe geçen" hükümete destek verme anlamı taşımakta olduğunu da sözlerine ekledi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100