Bu haber kez okundu.

Seçim değil geçim derdi


Anayasa değişiklik paketinde yer alan HSYK ve Danıştay gibi kurumlarla ilgili düzenlemelerin vatandaş için tali konular olduğunu ifade eden Prof. Dr. Haydar Baş, vatandaşın asıl gündeminin geçim derdi olduğunu söyledi ~|~

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Anayasa referandumuna odaklanan sıcak gündeme ilişkin açıklamalar yaptı. Vatandaşın asıl gündeminin referandum değil, geçim derdi olduğunu ifade eden BTP Genel Başkanı, Türkiye'de yapılması gereken öncelikli işin vatandaşın karnını doyuracak sosyal devlet kurallarını hayata geçirmek olduğunu söyledi. Prof. Dr. Baş şöyle konuştu: "Tarım kesimi bitmiş vaziyette. Hayvancısı, ormancısı, işçisi bitmiş vaziyette. Memuru aldığıyla geçinemiyor, hepsi bitmiş durumda. Sen bana bir tane kurum ve kuruluş göster ki halinden memnun olsun. Bütün bu manzara ortadayken vatandaşın Anayasa düzelsin, Anayasa referandumunda şöyle yapalım, böyle yapalım demesi mümkün değildir."

Vatandaşta Anayasa'yı düşünecek mecal yok

Anayasa değişiklik paketinde yer alan Anayasa mahkemesi, HSYK ve Danıştay gibi kurumların yapısını değiştiren düzenlemelerin vatandaş için tali konular olduğunu ifade eden Prof. Dr. Baş, "hükümetin amacı, yargıyı ele geçirerek ülkeyi tek elden yönetmek" dedi. BTP Genel Başkanı şunları söyledi: "Türkiye'nin asıl gündemi geçim gündemidir. Bir de kredi kartlarıyla beraber insanımız alabildiğine borçlandırılmış. Böyle bir toplumda kalkacak vatandaş, Anayasa Mahkemesi'nin üyelerini Başbakan mı Cumhurbaşkanı mı tespit etsin filancı mı tespit etsin, gündemi bu olacak. Bunlar vatandaş için çok tali meseleler. Artık iktidar tek elden idare edebilmenin görüntüsü içerisinde çok ciddi gayretler sarf ediyor ki bu Anayasa 'evet' oyu alsın ve biz hukukta kendimize göre bir yetki sahası oluşturabilelim."

Vatandaşın sorunlarını biz çözeriz

Türkiye'de yapılması gereken öncelikli işin vatandaşın karnını doyuracak sosyal devlet kurallarını hayata geçirmek olduğunu ifade eden BTP Genel Başkanı, "bu ancak Milli Ekonomi Modeli'nin sosyal devlet projelerinin hayata geçmesiyle mümkün olur" dedi. Prof. Dr. Baş konuşmasını şöyle sürdürdü: "İşi aşı garanti altına alındıktan sonra vatandaş artık sırtını bir desteğe yaslamıştır, artık ondan sonra geleceğini rahatlıkla düşünebilir. Biz ne yaptık? Biz Türkiye'nin mevcut kaynaklarını ele aldık. Herkes bunları gözden kaçırmaya çalışıyor. Hatırlarsanız biz vatandaşlık maaşını ilk defa biz gündem ettiğimiz zaman bazı partiler bizi, 'yahu nereden bulacak, nasıl yapacak' şeklinde eleştirmeye çalıştılar. Şimdi ise bu vatandaşlık maaşını biz de vereceğiz, noktasına geldiler. Şimdi ne oldu da bu noktaya geldiler? Bizim söyleme gerekçemizle bunların söyleme gerekçesi faklı? Bunların gerekçesi, bizim yapacağımız işin önüne engel olmaktır. Yani olayı saptırmaktır amaçları. Aslında onların vereceği hiçbir şey yok. Çünkü bizim ifade ettiğimiz mantıkla, kaynaklarla olayın içine girip, vatandaşa bir çözüm getirmeleri mümkün değildir."

Türkiye çok zengin bir ülke

Yer altı kaynakları bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Türkiye'nin, bu kaynağı devlet ? millet yararına kullanmak yerine yabancı şirketlere verdiğini ifade eden Prof. Dr. Haydar Baş, iktidarları döneminde bu kaynakları milletin hayrına kullanıp vatandaşları çileden kurtaracaklarını söyledi: "Bizim şartlarımız şu anda dünyanın en iyi şartlarıdır. Avrupa'da, Uzakdoğu'da, Amerika'da yer altı kaynakları tükendi. Ama Türkiye'nin yer altı kaynakları henüz bakir. Bakir olan bu kaynakları iktidar maalesef 350 tane ecnebi şirketine peşkeş çekti. Bizim derdimiz bu. Biz devlet?millet ortaklığıyla el ele verip, bu kaynakları milletin hayrına kullanıp vatandaşlarımızı bu çileden kurtaracağız. O zaman bu millete bir Anayasa gerekecektir. İşte o şartlarda millet düşünebilecek. Şimdi karnı aç adamında sen ona Anayasa'dan bahsediyorsun."

Herkesin razı olduğu bir Anayasa?

Vatandaşın karnını doyduktan sonra yeni bir anayasanın gündeme gelebileceğini ifade eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 'nasıl bir anayasa?' sorusuna ise şu cevabı verdi: "Memleketimizde yaşayan ne kadar etnik grup varsa onların müşterek değerleri vardır. Müşterek değerler, can emniyeti, mal emniyeti, namus emniyeti, din ve vicdan emniyeti, okuma emniyetidir. Hatırınıza ne geliyorsa? Bu müşterek değerleri Anayasal zemine kavuşturup herkes için eşit hale getirmemiz lazım. Yapılacak yeni Anayasa'nın ruhu da bu olacak. Onu da bir iktidar değil, sivil kanaat önderleri yapacak. İlim adamları, iş adamları, sivil toplum kuruluşları ve etnik gruplar devreye girecek ve bütün bunların kanaatleri alınarak müşterek bir zeminde buluşulup inşallah bu Anayasa yapılacak. Herkes de bundan razı olacak."

Anahtar Kelimeler:
seçim değil geçim derdi
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100