07 Kasım 2006 Salı 00:00
332 Okunma
Selin önündeki komutanlar...
Felaket, salı günü saat 18:00'de gelmiş... Olaya tanık olanların aktarımına göre, "Yağmur bırakın bardağı, sürahiyi; varilden boşalır gibi inmiş..." ~|~


Diyarbakır, Şırnak, Mardin, Hakkari ve Şanlıurfa'yı üç saat içinde etkisi altına alan felaket, geride 38 ölü bırakmış...
İki gündür felaket bölgesinde incelemelerde bulunan CHP Mardin Milletvekili Mahmut Duyan ile dün telefonda konuşuyoruz.
Mardin, Şırnak, Silopi merkez ve felaketin yaşandığı köylerde dolaştığını söylüyor.
Telefona, sanki miting meydanında slogan atılıyor gibi sesler yansıyor.
"Ne oluyor" diye soruyorum, yanıtı kısa oluyor:
"Halk askeri alkışlıyor, sivil yöneticilere tepki gösteriyor..."
Sözlerine anlam veremediğimi belirtiyorum, telefonu kesiliyor...

Askere alkış

Biraz sonra arıyor, rahat bir yere geçtiğini belirterek yaşadıklarını aktarmaya başlıyor.
"Halk, felaketin üzerinden üç gün geçmiş, daha yeni gelmiş kaymakam ve sivillere tepki gösteriyor. Halkı teskin edip, kaymakamı kurtarmak için uğraşıyordum..."
Olayın yaşandığı yer Cudi Dağı'nın etekleri...
Bu sırada yanına gelen birinin sesi duyuluyor:
"Allah Tugay komutanından, bir de o binbaşıdan razı olsun. Canımızı kurtardılar..."
Mahmut Duyan, gördüklerinden etkilenmiş bir tonda yaşananları aktarmaya devam ediyor.
Anlattığına göre, salı gecesi şiddetli yağmur sele dönüşmeye başlayınca, Silopi'deki 23'üncü Motorize Piyade Tugay Komutanı, Tuğgeneral Satı Bahadır Köse, birliklerini alarma geçirmiş.
Emrinde bulunan bütün helikopterleri havalandırmış.
Gece görüş dürbünü takmış askerler, helikopterler ile selin etkisi altındaki köylere gidip, gece yarısı mahsur kalan vatandaşları toplamış.
Hatta, tuğgeneral çamurlara bata çıka bizzat felaketzedelere yardım etmiş.
Sadece insanlara değil, selin bulunduğu tarafa giden hayvanların da helikopter ile önü kesilmiş, yüksek yerlere doğru yönelmeleri sağlanmış; yem atılmış...
Felaketin ertesi günü toplama merkezlerine askeri çadırlar kurulmuş, sıcak yemek dağıtımına başlanmış.

Duyan, heyecanla gördüklerini aktarmaya devam ediyor:
"Belimize kadar çamur içindeyiz. Bir binbaşı askerleriyle birlikte vatandaşla ele ele vermiş, mahsur kalan hayvanları ve evlerdeki eşyaları kurtarmak için uğraşıyor..."
Uludere'de benzer
Duyan'a selin etkilediği diğer bölgelerde durumun nasıl olduğunu soruyorum, yanıtı şöyle oluyor:
"Ortaköy, Buğdaylı, Çiftlik köyleri yok olmuş. Karayoluyla Uludere'ye giden arkadaşlar var, onlarla da bir konuş..."
İzmir Milletvekili Enver Öktem'i arıyorum, Uludere'ye yeni girdiklerini söylüyor.
"Yolları tonlarca ağırlıkta kayalar kapatmış. Uludere çamur içinde, zor yürüyoruz" diye söze giriyor, gördüklerini aktarıyor:
"Kaymakam'ın yanındayız, çevrede askerden başka yardıma koşan yok..."
Ardından, "Adını bilmiyorum ama, bir tuğgeneral çok can kurtarmış" deyip devam ediyor:
"Belediyeler çökmüş, sivil örgütler kaybolmuş. Burada herkes, gece gelen felaketten kendilerini helikopterle kurtaran tuğgeneralden efsane gibi söz ediyor..."
Sözünü ettiği, Hakkari Dağ Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Azmi Utfan Cinek...
Olayı anlatan milletvekillerinden biri bölgenin çocuğu Mahmut Duyan, diğeri ise İzmirli Enver Öktem...
Her ikisinin de tespiti aynı...
Bölge, yardımına tek başına koşan askerini alkışlıyor...
Doğu, Güneydoğu insanı, kendisine uzatılan eli 40 yıl da geçse unutmaz...
Görünen o ki; Cudi, Gabar ve Suvari Halil'den gelen sel, bölgede bir çok düşünceyi de önüne katıp götürmüş...
Muharrem Sarıkaya Sabah
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100