05 Mayıs 2006 Cuma 00:00
305 Okunma
Şemdinli davası başladı
Şemdinli'deki Umut Kitapevi'nde 9 Kasım 2005 tarihinde meydana gelen patlama sonrası sanıkların yargılanmasına Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. ~|~






Hakkari'nin Şemdinli İlçesi'ndeki Umut Kitapevi'nde 9 Kasım 2005 tarihinde meydana gelen patlama sonrası tutuklanan Hakkari İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile PKK itirafçısı Veysel Ateş'in yargılanmasına Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün yapılan ilk duruşmayla başlandı. Duruşma için 400 kişilik polis ekibi ile 100'e yakın jandarma bina içinde ve çevresinde görev yaptı, çok sayıda polis panzeriyle askeri zırhlı aracınsa adliyenin bahçesiyle çevresinde tedbir aldı.

Sanık Ali Kaya: "Bütün patlamaları terör örgütü PKK yaptı"
Davanın ilk duruşmasının ikinci yarısında sanık Ali Kaya savunmasını yaptı. Yaklaşık 4.5 saat süren savunmasında Ali Kaya, iddianamede kendilerine yönelik suçlamaları kabul etmediğini, bu iddiaların terör örgütü PKK'nın bir komplosu olduğunu söyledi. Kaya, 2004 yılının Temmuz ayında Gaziantep'ten geldiği Hakkari'de göreve başladığını anlattı. Terör örgütü PKK'nın 2005 yılında strateji değiştirdiğini, Irak savaşından sonra Saddam Hüseyin'e ait patlayıcı ve silahların PKK'nın eline geçtiğini, bu nedenle Hakkari ve ilçelerinde 2005 yılında bir çok patlama meydana geldiğini kaydeden Kaya, şöyle devam etti:

"5 Ağustos 2005'te Şemdinli ilçe nizamiyesinde bir patlama meydana geldi. 5 asker feci şekilde parçalandı. Bu olayla ilgili Özcan İldeniz bölgede araştırma yaptı. Araştırma sonunda 1984 yılında PKK'nın ilk eyleminde bulunan ve örgütle bağlantısı olan, bu yüzden 15 yıl cezaevinde kalan Seferi Yılmaz'ın olayı gerçekleştiren PKK üyelerine yardım ettiğini belirledik. Seferi Yılmaz'ı mahkeme kararıyla takip ve izlemeye aldık. Takibe alınan kişinin ev ve işyerinin adresi, telefon numarası ile bunların krokisi tanzim edilerek dosya haline getirilir."

Bu arada, "156 Jandarma"yı arayan bir kişinin 5 Ağustos'taki olayı Seferi Yılmaz ve arkadaşlarının yaptığını ihbar ettiğini kaydeden Kaya, "Bu sırada 1 Kasım'da ilçede Türkiye'nin üçüncü, bölgenin de ilk büyük patlaması meydana geldi. Jandarma misafirhanesine yakın bir yere bırakılan araçta meydana gelen patlamada ağır hasar oluştu. Ancak o gün 1 Kasım'da patlama olduğu sırada, Fenerbahçe'nin Avrupa'da maçı vardı. Misafirhanede askeri yetkililer yoktu" dedi.

1 Kasım'daki patlamayı PKK yaptı
1 Kasım'daki patlamanın terör örgütü PKK üyesi "Sabri" ile "Reşid" kod adlı kişiler tarafından yapıldığını telefon görüşmelerinden tespit ettiklerini anlatan Kaya ancak yapılan propaganda sonucunda olayın devletin güvenlik birimleri tarafından yapıldığı konusunda halkın ikna edilmeye çalışıldığını vurguladı.
Kaya, 4 Kasım'da Seferi Yılmaz ile Sabri kod adlı PKK üyesi Ali Kısıkyol arasında telefon görüşmesi olduğunu, bu görüşmede Ali Kısıkyol'un kendisine Almanya'dan bir paket geleceğini belirtmesi üzerine Alay komutanıyla toplantı yaptıklarını ifade etti.

9 Kasım olayı
Toplantıya göre 9 Kasım'da ilçeye gideceklerini Binbaşı Erdal ile görüşeceklerini, savcılığa giderek durumu bildireceklerini anlatan Kaya, 9 Kasım'da Özcan İldeniz ile Veysel Ateş'i de yanına alarak hücum yelekleri, silahları ve MKE yapımı iki el bombasıyla ilçeye gittiklerini bildirdi.

Kaya, Veysel Ateş'i bölgeyi iyi tanımasından dolayı beraberinde götürdüğünü belirterek, şunları söyledi: "İlçe girişine 4 kilometre kala Kaymakam çeşmesinde durduk. Hücum yelekleri ile silahları ve el bombasını aracın bagajına koyduk. Özcan su içmeye gitti. Bu sırada telefonun çekip çekmediğini belirlemek için araçtan birkaç metre uzaklaştım ve Veysel Ateş'e beni aramasını söyledim. Orada çok kısa bir konuşma yaptık. Daha sonra ilçeye girip aracı AK Parti binası önüne park ettik. Özcan itirafçı biriyle görüşme sağlamaya gidecekti. Ama öncesinde cami lavabosuna gitmek istediğini söyledi. Özcan arabadan inmek istediği sırada patlama sesi geldi. Ben patlamanın olduğu bölgeye doğru gittim. Sonra kalabalık grup bana ve Veysel Ateş'e saldırdı. Veysel Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Özcan da Emniyet Müdürlüğü'ne sığındı. Ben de nizamiyeye gittim. Saat 12.24 sıralarında Veysel beni aradı. 'Alo Veysel nasılsın' diye sorduğumda telefondaki kişi kendisinin Terörle Mücadele Daire Başkanı Selim Yıldız olduğunu belirterek durumumu sordu."

Bu olayı yapmak için kimseden emir almadıklarını, kimseye emir vermediklerini ve bu olayı yapmadıklarını belirten Kaya, bunun terör örgütü PKK tarafından yapıldığını tespit ettiklerini vurguladı.

Kaya, şöyle devam etti: "Türkiye Cumhuriyeti'nin batısındaki doğusundaki bütün patlamaları terör örgütü PKK yapmıştır. Halen de yapmaktadır. TSK'nın, MİT'in Emniyet'in hiçbir biriminde gizli ve illegal bir birim yoktur. Böyle bir oluşum olsaydı, isteyen istediği yerde adam öldürseydi, yargısız infaz yapsaydı şimdi Nevruz'da ya da gösterilerde PKK'nın bez parçalarını sararak dolaşanlar benden, sizden daha devletçi olurlardı. Terör örgütü PKK'nın yandaşı parti, dernek ve sendikalar Türk Bayrağı gömlekle dolaşıyor olurlardı."

Müdahil avukatlarından Hasip Kaplan, Kaya'nın son cümlesinin kayda geçmesini istedi.
Sanık avukatları, Ali Kaya'nın son ifadesinin kayda geçmesinin sanık hakkına aykırı olduğunu bu nedenle kayda geçmemesini talep etti. Mahkeme Başkanı İlhan Kaya, Ali Kaya'nın bu ifadesini kayda geçirdi. İkinci bölümü 5 saat süren duruşma bugüne ertelendi.

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121