17 Aralık 2006 Pazar 00:00
256 Okunma
Sezer sordu, Erdoğan cevapladı: ?Sizi kastetmedim'
ABD, maraton yarışının henüz başlarında tıkanan bir atlet gibi; bir çıkış stratejisi olmadığı ve Irak'taki çıkarlarını garanti etmenin kolay bir yolu bulunmadığı için de 'çıkmazın boynuzlarına' oturmuş gibi... ~|~

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in MHP yönetimini kabulünde nisanda erken seçim yapılmasının yararlı olacağına ilişkin görüşünün basına yansımasından sonra, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın verdiği tepki ve üslubu yadırganacak ölçüde ağırdı.
Cumhurbaşkanı Sezer'in de Başbakan'ın bu üslubunu yadırgadığını ve incitici bulduğunu söyleyebiliriz. Nitekim, Cumhurbaşkanı Sezer, bu üsluptan duyduğu rahatsızlığı dün haftalık olağan görüşmesini yaparken, Başbakan Erdoğan'a iletti.

"Sizi kastetmedim"
Çankaya'ya yakın kaynaklara göre, Cumhurbaşkanı Sezer, Başbakan Erdoğan'la görüşmesi sırasında incitici bulduğu bu sözleri anımsattığında Erdoğan, "Ben sizi kastetmedim. Muhalefeti kastettim" yanıtını verdi.
Erdoğan, Sezer'in, önceki gün Milliyet'in manşetinde yer alan sözlerine ilişkin olarak meslektaşlarımızın sorusuna sabah saatlerinde makul bir yanıt vermişti. Başbakan, Cumhurbaşkanı'ndan duymadıkça inanmayacağını ve medya üzerinden bir değerlendirme yapmayacağını söylemekle yetinmişti. Ancak, daha sonraki saatlerde partisinin bir toplantısında çok sert ve çok ağır bir üslupla şöyle dedi:
"Birileri böyle taleplerde (erken seçim) bulunuyormuş. Aç tavuk kendini buğday ambarında sanır. Hayatında iki koyun gütmemiş olanlar diyorlar ki erken seçim. Size ne yahu? Ne oluyor? Böyle bir şeyin altına giriyorsunuz. Bayram değil, seyran değil."
Ve devam etti:
"Efendim bu parlamento cumhurbaşkanlığı seçimi yapmamalı, yapamaz. Ne demek o? Hani siz yasalara sadıktınız? Hani siz Anayasa'ya sadıktınız? Ne oldu şimdi, niye sadakatinizi ayaklar altına alıyorsunuz?"

Başbakan bu sözleri isim vermeden söyledi. Bu nedenle, "Ben Cumhurbaşkanı'nı kastetmedim" diyebilir. Nitekim, Cumhurbaşkanı Sezer'e de onu kastetmediğini dünkü görüşmede ilettiği yansıdı.
Her ne kadar, "Anayasa ve yasalara sadakate" yaptığı vurgular adresin Çankaya olduğunu düşündürüyorsa da, kime karşı söylenmiş olursa olsun hoş bir üslup değil.

Devleti temsil

Anayasa'mıza göre Cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin başıdır. Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil eder. Cumhurbaşkanı, bayrak, İstiklal Marşı gibi Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil eden kişi ve simgeler kültürümüzde saygın bir yere sahiptir.
Diğer anayasal kurumlarımız gibi Başbakan'ın da, hükümetin de yeri aynı saygın yerdir.
Elbette hiçbir kişi ve kurum, eleştiriden muaf değildir, ama kullanılan üslup da çok önemlidir. Hele Başbakan düzeyinde bu çok daha önemlidir.
Devlet adamlarının birbirlerine karşı kullanacakları sözcükleri ve üslubu seçerken bu sorumluluğu hissetmeleri gerekir.
Başbakan, Cumhurbaşkanı'yla aynı görüşte olmayabilir. Muhalefet liderleriyle aynı görüşte olması da beklenemez.

Ancak, eleştirirken, farklı görüş belirtirken kullandığı üslup kulakları tırmalamıştır.
Ayrıca, Başbakan'ın, erken seçim talebini, "Hani yasalara sadıktınız, hani Anayasa'ya sadıktınız" biçiminde karşılaması da dikkat çekicidir.
Cumhurbaşkanı'nın erken seçimde fayda gördüğünü açıklaması veya muhalefet partilerinin erken seçim istemesinde yasalara veya Anayasa'ya bir aykırılık yoktur. Böyle bir talepte bulunmak Anayasa'ya veya yasalara sadakatsizlik anlamına da gelmez.
Herkesin, eleştiri yaparken de Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil eden kişi, kurum ve simgelere karşı dikkatli bir dil kullanması gerekir.
Fikret Bila
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100